
İbnu Abbâs, (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) muhâcir olan mü’min kadınlar dışında kalanlarla evlenmekten men edildi. Âyet şöyle buyurur:Bundan sonra kadınlar(ı alman) ve bunları herhangi zevcelerle değiştirmen, güzellikleri hoşuna gitse de, sana helâl olmaz. Sağ elinin mâlik olduğu (cariyeler) müstesna. Allah her şeye nigâhbândır (Ahzâb 52). Kezâ Allah, “Mü’min câriyelerinizi..”(Nisâ, 25); “Nefsini peygambere bağışlayan mü’min kadın”ı (Ahzâb, 50) helâl kıldı. İslâm’dan başka bir dinde olanların hepsini haram kılıp sonra da şöyle buyurdu. (Meâlen):… Kim imanı tanımayıp kâfir olursa her halde bütün yaptığı boşuna gitmiştir ve o, âhirette en çok ziyâna uğrayanlardandır (Maide, 5).Yine âyet-i kerime şöyle buyurur:Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin zevceleri ve Allah’ın sana ganimet (olarak nasib) ettiklerinden sağ elinin mâlik olduğu kadınları, seninle beraber (Medine’ye) hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını, teyzenin kızlarını, bir de eğer mü’min bir kadın kendisini Peygamber’e bağışlayıp da eğer Peygamber de nikâhla almak isterse onu -(fakat bu sonuncusunu) diğer mü’minlere değil, yalnız sana has olmak üzere- senin için helâl kıldık… (Ahzâb, 50) İşte bunlar dışında kalan bütün kadınlar Hz. Peygamber’e haram edilmiştir.Tirmizî, Tefsir, Ahzâb (3213).





