
Mücâhid, İbnu Abbâs (radıyallahu anhüma)’tan rivayet ettiğine göre şunu anlatmıştır: “Beni İsrail’de kısas vardı, fakat diyet yoktu. Cenâb-ı Hakk Muhammed ümmetine şöyle buyurdu: “Öldürülenler hususunda size kısas farz kılınmıştır. Hür hür ile, köle köle ile, kadın kadın ile kısas edilir. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından affedilmişse, kendisine örfe uymak ve affedene güzellikle (diyet) ödemek gerekir” (bakara, 178). Buradaki “afv”dan maksad, âmden öldürmelerde kişinin diyet almayı kabul etmesidir. “Örfe uymak ve affedene güzellikle ödemek” e gelince, bundan maksad (mağdur tarafın) örfe uygun miktarda bir diyet istemesi, öbürünün de bunu güzellikle ödemesidir. Âyetin devamındaki: “Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve birrahmettir” ibâresi de, “sizden öncekilere farz kılınanlarda olmayan bir hafifletme” demektir, (çünkü onlara diyet imkânı tanınmamıştı). Âyetin son kısmı olan “Bundan sonra tecavüzde bulunana elim azab vardır” ibaresinden diyet almayı kabul etmesine rağmen (kan dâvası güderek) kâtili öldüren kimse kastedilmektedir.”Buhâri, Tefsir, Bakara 2, 23; Diyât 8; Nesâî, Kasâme 27, (8, 36, 37).





