
İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Ben bir seriyyeye katılmıştım. Askerler (bir ara) bir fırarda bulundu, ben de onlar arasında idim. Oradan uzaklaşınca: “Şimdi ne yapacağız, cihaddan kaçtık, Allah’ın gazabıyla dönüyoruz” diye müzâkere ettik. Sonunda: “Medine’ye girelim, bizi kimse görmez” diye düşündük.Ancak Medine’ye varınca: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gidip, kendimizi arzederek, bizim için bir tevbe imkânı varsa onu yerine getirsek, yoksa geri gitsek” diye kararlaştırdık. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a uğrayıp “Biz firârîleriz!” dedik. Bize yaklaşarak:-Hayır siz, firârîler değil, savaşa tekrar dönmek üzere manevra yapmış kişilersiniz buyurdu. Kendisine yaklaştık, mübarek ellerinden öptük. Bize: “Ben Müslümanların ilticâgâhıyım” dedi.”Ebu Dâvud, Cihâd 106 (2647); Tirmizî, Cihâd 36, (1716)].





