• Amr İbnu şuayb an ebîhi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a (dalında) asılı meyve hakkında sorulmuştu:İhtiyaç sahibi, sepetine almaksızın ağzıyla ulaşırsa, kendine bir vebal gelmez. Ancak kim de, eteğinde (birşeyler) alarak oradan çıkarsa, aldığının iki kat değeriyle borçlanır. Ayrıca (tâzir nevinden) ceza da yer. Kim de yığın yapıldıktan sonra meyveden çalarsa ve bunun değeri miğfer fiyatını bulursa, eli kesilir buyurdu. Sonra kendisine lukata (buluntu)dan sorulmuştu:İşlek yolda bulunmuş olanla, insanların çokça yaşadığı meskun karyede bulunmuş olanı bir yıl boyu ilân et. Eğer sahibi gelirse hemen ver. Eğer gelmezse artık o senin olmuştur. Harâbede bulunmuş ise, bununla, maden için humus (beşte bir) vergisi vardır buyurdular.”Ebu Dâvud, Lukata 1, (1710, 1711, 1712, 1713); Nesâî, Kat’u’s-Sârik 11, (8, 84-85).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5270
  • Ebu Râfi’ (radıyallahu anh) anlatıyor:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mina’dan ayrıldığı zaman Ebtah’a inmemi emretmedi. Fakat ben önceden gelip oraya bir çadır kurdum. Sonra O (aleyhissalâtu vesselâm) da gelip oraya indi.Müslim, Hacc 342, (1313); Ebu Dâvud, Menâsik 87, (2009).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1514
  • Abdurrahman İbnu Şibl (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) karga gagalamasından, vahşi hayvanlar gibi kolları yaymaktan, kişinin mescidde deve gibi mekân tutmasından nehyetti”Ebü Dâvud, Salât 148, (862); Nesâî, İftitah 145, (2, 214).RÜKÛ VE SÜCÛDUN ŞEKLİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2563
  • Hz. Ali İbni Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ben Hacc-ı Ekber günü hangi gündür? diye sordum, bana: “Kurban günü” diye cevap verdi.”Tirmizi, Tefsir, Berâet (3088), Hacc 110 (958).- İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) haccettiği hacc sırasında, cemreler arasında, kurban günü durarak sordu: “Bu gün hangi gündür?” Halk:-Kurban günüdür, dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):-“Bugün Hacc-ı Ekber günüdür” buyurdu.Ebu Davud, Hacc 67, (1945); İbnu Mace, Menasık 76, (2058).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 635
  • Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:İnsanlar Kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde yetmiş zirâ’lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına) gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır.Buhari, Rikak 47; Müslim, Cennet 61, (2863).HESAP VE KULLAR ARASINDA HÜKMÜN VERİLMESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5026
  • Ebu Rimse (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam, namazın ilk tekbirine yetişerek Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam önce sağına sonra soluna selam verdi. (Başını öylesine çevirdi ki, gerisinde olduğumuz halde) yanaklarının beyazlığını gördük. Sonra namazdan çıktı. Kendisiyle namazın ilk tekbire yetişen zat hemen kalkıp ilave namaza başladı. Hz. Ömer (radıyallahu anh) ona doğru fırlayarak adamı omuzlarından yakalayıp sarstı ve:Otur! Ehl-i kitabı helâk eden şey, namazları arasına bir fasıla bırakmamalarından başka bir şey değildir!2 dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm nazarını çevirip:

    Ey İbnu’l-Hattab, Allah seni (doğruya) isabet ettirdi” buyurdu.”Ebu Davud, Salat 194, (1007).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3072
  • Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah’a soruldu: “Ey Allah’ın Resûlü! Kişi hayır yapsa halk da bu sebeple onu övse (bunun hükmü nedir)?Bu mü’mine (Allah’ın razı olduğuna dair) peşin bir müjdedir buyurdular.”Müslim, Birr 166, (2642).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4655
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam: “Allahümme inni euzü bike mine’ş-şeytani’r-racim ve hemzihi ve nefhihi ve nefsihi “Allahım, şeytan-ı racimden, onun dürtmelerinden, telkinlerinden, atacağı kibirden sadece sana sığınırım” diye dua ederdi.”KIRAATA NE İLE BAŞLANIR?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6200
  • İbnu Abbâs radıyallahu anh’â’nın anlattığına göre “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir adam başından yaralanmıştı, bilahare ihtilam sebebiyle cünüb oldu. Kendisine gusletmesi emredildi, o da yıkandı, hastalanıp öldü. Bu haber Aleyhissalâtu vesselâm’a ulaşınca:Onu öldürdüler, sebep olanların Allah belalarını versin! Cehaletin ilacı sormak değil mi (niye sormadan fetva verdiler?) buyurmuştur.”Atâ der ki: “Bize ulaştığına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Keşke bedenini yıkayıp başının yaralı yerini bıraksaymış” buyurmuştur.”CÜNÜBKEN ABDESTSİZ UYUNUR MU

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6135
  • İbnu’l-Müseyyeb (rahimehullah) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashâbının (radıyallahu anhüm) arasında otururken, bir adam Hz. Ebu Bekir’e hakaretâmiz sözler sarfederek cefa verdi. Ancak Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) adama karşı sükût etti. Adam ikinci sefer aynı şekilde hakaret ederek eziyet verdi. O yine sükût etti. Adam üçüncü sefer de eziyet verince Hz. Ebu Bekir (adama hak ettiği cevabı vererek) intikamını aldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) hemen kalktı. Hz. Ebu Bekir:Ey Allah’ın Resûlü, yoksa bana darıldınız mı? diye sordu.Hayırdedi. “Ancak semadan bir melek inmiş, sana söylediklerini tekzib ediyordu. Sen intikamını alınca melek gitti, şeytan oturdu. Bir yere şeytan oturdu mu ben orada duramam. “Ebu Dâvud, Edeb, 49 (4896, 4897).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1136