
Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kalem çocuktan, mecnundan ve uyuyandan kaldırılmıştır.”MÜKREH VE UNUTANIN TALAKI

Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kalem çocuktan, mecnundan ve uyuyandan kaldırılmıştır.”MÜKREH VE UNUTANIN TALAKI

İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanında (oğlu) İbrahim’in annesi zikredilmişti. Aleyhissalâtu vesselâm: “Onu, oğlu İbrahim azad etti!” buyurdular.”

Ebu’z-Zinad (merhum) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) develerini çalanların (el ve ayaklarını) kestiği, gözlerini de ateşle oyduğu zaman, Allah zülcelal hazretleri, Hz. Peygamber’i itab etti ve mesele üzerine şu âyeti inzal buyurdu: “Allah ve Resûlü’ne harp açanların cezası..:” (Maide 33).Ebu Dâvud, Hudud 3, (4370); Nesâî, Tahrîmu’d-Dem 7, (7,100).ZİNÂ HADDİYLE İLGİLİ HÜKÜMLER

Nafi’ (rahimehullah) anlatıyor: “Kim bir bedene kesmeye nezrederse, artık devesine alâmet olarak iki nalın takar, (hörgücünü kanatarak) nişan vurur, sonra da onu Beytullah’ın yanında veya Mina’da yevm-i nahrde (bayramın birinci günü) keser. Kurban için bir başka kesim yeri yoktur. Kim de deve veya sığırdan cezûr adamış ise onu dilediği yerde keser.”Muvatta, Hacc 182, (1, 394).

Nafi’ (rahimehullah) anlatıyor: “Kim bir bedene kesmeye nezrederse, artık devesine alâmet olarak iki nalın takar, (hörgücünü kanatarak) nişan vurur, sonra da onu Beytullah’ın yanında veya Mina’da yevm-i nahrde (bayramın birinci günü) keser. Kurban için bir başka kesim yeri yoktur. Kim de deve veya sığırdan cezûr adamış ise onu dilediği yerde keser.”Muvatta, Hacc 182, (1, 394).

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), “Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel yol ne ise onunla önle. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile, sanki yakın dost(un olmuş)tur. Bu (en güzel haslete), sabredenlerden başkası kavuşturulmaz. Buna büyük bir hisseye mâlik olandan gayrisi eriştirilmez” (Fussilet,34-35) âyetiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “(Ayette kastedilen en iyi yol) öfke anındaki sabır, kötülüğe maruz kalındığı andaki aftır. İnsanlar bunları yaptıkları takdirde, Allah onları korur, düşmanları da kendilerine eğilir. Sanki samimi dost olur.”Buharî, Tefsir, Hâ-mim, es-Secde (Fussilet) 1.HÂ-MİM-AYN-SİN-KAF SURESİ

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: “Sâd sûresi azâimi sücûd’dan değildir. Nitekim ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ı o sûrede secde edip:Davud (aleyhisselâm) bu secdeyi tevbe secdesi olarak yaptı, biz ise şükür olarak yapıyoruz! dediğini işittim.”Buharî. Sücûdu’l-Kur’an 3, Enbiya 39; Ebu Dâvud, Salât 332, 1409); Tirmizî, Salât 405.(577):Nesâî. 48.(2, 159).

Ebu Eyyüb el-Ensâri anlatıyor: “(Bir gün), Ey Allah’ın Resûlü! Şu selâm malum. İsti zan (=izin istemek=kapı çalmak) nedir?” diye sorduk. Şu açıklamayı yaptılar: “(Bir başkasının evine girmek isteyen) kimse (varlığını duyurmak için kapıda, sesli olarak) sübhanallah, Allahüekber, elhamdilillah! der, öksürüp boğazını temizler (ve içeri girmek istediğini haber verip) ev halkından böylece izin ister.”NASILSINIZ? DİYE HALİ SORULAN

Ma’kıl İbnu Yesâr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ölülerinize (ölmek üzere olanlara) Yâ-sin süresini okuyun.Ebu Dâvud, Cenâiz 24, (3121); İbnu Mâce, Cenâiz 4, (1448).

Mikdam İbnu Ma’dîkerb radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teâla hazretleri size annelerinizin haklarına riayeti tavsiye etmektedir. Bunu üç sefer tekrarladı Allah size babalarınızın haklarına riayet etmenizi tavsiye etmektedir. Allah size akrabalarınızın haklarına yakınlık derecesine göre riayet etmenizi tavsiye etmektedir.”