
Hz. Câbir İbnû Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “(Abdest sırasında yıkanmayan) ökçe üzerindeki kalın sinirlerin vay ateşten çekeceklerine!”

Hz. Câbir İbnû Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “(Abdest sırasında yıkanmayan) ökçe üzerindeki kalın sinirlerin vay ateşten çekeceklerine!”

Hz. Enes (radıyallahu anh), “Ehl-i Kitap’tan o kafiır kardeşlerine: “Açıdolsun, eğer siz yurtlarınızdan çıkarılırsanız biz de muhakkak sizinle beraber çıkarız, sizin aleyhinizde hiçbir kimseye ebedî taat etmeyiniz. Eğer sizinle harp ederlerse muhakkak ve muhakkak biz, size yardım ederiz” diyen o münafıkları görmedin mi? Halbuki Allah şâhidlik eder ki, onlar hakikaten ve katiyyen yalancıdırlar” (Haşr, 11), meâlindeki âyette zikri geçen kimsenin münâfıkların başı Abdullah İbnu Übey olduğunu, bu sözü Benî Nadir Yahudilerini Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in Medine’den çıkarmak istediği zaman, onları Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e karşı tahrik etmek için söylediğini belirtir.”Rezîn’in ilavesidir.MÜMTAHİNE SURESİ

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Mûta gazvesinde Zeyd İbnu Harise radıyallahu anhüma’yı emir (komutan) tayin etti ve dedi ki:Eğer Zeyd öldürülecek olursa, komutan Ca’fer’dir. Ca’fer öldürülecek olursa Abdullah İbnu Ravâha’dır (radıyallahu anhüm).Abdullah der ki: “Bu gazvede aralarında ben de vardım. (Bir ara) Ca’fer İbnu Ebi Talib radıyallahu anh’ı aradık. Onu ölüler arasında bulduk. Öyleydi ki cesedinin ön cephesinde doksan küsür ok ve mızrak yarası saydık.” Bir rivayette de şu ziyadeyi ilave etmiştir: “Arka tarafında hiç yara yoktu.”Buhari, Meğazi 44.

Ebu Sa’îd radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki:Aziz ve celil olan Allah semâvat ve arzı yarattığı gün, yüz rahmet yaratmıştır. Bunlardan birini arza indirmiştir. İşte bunun sayesinde bir anne çocuğuna karşı şefkat duyar, hayvanlar, kuşlar birbirlerine şefkat duyarlar. Allah geri kalan doksandokuz rahmeti, Kıyamet günü için (kendine) saklamıştır. Kıyamet gününde onları bu rahmetle yüze tamamlayacak.

Ebu Sa’îd radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki:Aziz ve celil olan Allah semâvat ve arzı yarattığı gün, yüz rahmet yaratmıştır. Bunlardan birini arza indirmiştir. İşte bunun sayesinde bir anne çocuğuna karşı şefkat duyar, hayvanlar, kuşlar birbirlerine şefkat duyarlar. Allah geri kalan doksandokuz rahmeti, Kıyamet günü için (kendine) saklamıştır. Kıyamet gününde onları bu rahmetle yüze tamamlayacak.

Diğer bir rivayette geldiğine göre, İmrân Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a kişinin oturarak kılacağı namaz hususunda sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:Ayakta kılarsa bu efdaldir. Kim de oturarak kılarsa, ona ayakta kılanın ecrinin yarısı verilir. Kim de yatarak kılarsa ona da oturarak kılanın ecrinin yarısı verilir buyurdu.”Buhârî, Taksîru’s-Salât 18, 17, 19; Ebü Dâvud, Salât 179, (951, 952); Tirmizî, Salât 274, (372); Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl 21, (3, 223-224).

Ebu Sa’îd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm Veda haccı sırasında buyurdular ki: “Bilesiniz! Günlerin en ziyade haram olanları şu günlerinizdir. Bilesiniz! Ayların en haramı da şu ayınızdır. Bilesiniz! Beldelerin en haramı da şu beldenizdir. Bilesiniz! Kanlarınız, mallarınız birbirinize şu ayda, şu beldede şu gününüzün haramlığı gibi haramdır. Acaba tebliğ ettim mi?” Halk: “Evet!” dediler. Resülullah: “Ey Allahım şahid ol!” buyurdu.”

Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bir hastanın yanına girince, ona sağlık ve uzun ömür temennisiyle onu rahatlatın. Zira böyle yapmak onun gönlünü hoş eder.”Tirmizi, Tıbb 35, (2088).

İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir kadın hastalanmıştı, şöyle bir nezirde bulundu: “Allah Teâla hazretleri bana şifa verirse, buradan gidip Mescid-i Aksâ’da namaz kılacağım.” Sonra kadın iyileşmişti. Hemen yol hazırlığı yaptı. Hz. Meymune radıyallahu anhâ’ya geldi, selam verip kararını anlattı. Meymune, kadına:Hele otur, hazırladığını (burada) ye. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın mescidinde namaz kıl. Zira ben O’nun şöyle söylediğini işittim:
Şu mescidimde kılınan bir namaz, Kâ’be Mescidi hâriç bütün mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.”Müslim, Hacc 510, (1396).

Üsâme İbnu Zeyd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Ribâ veresiyededir” buyurdu.Buhârî, Büyû 40; Müslim, Büyû 102, (1596); Nesâî, Büyû 50, (7, 281).Diğer bir rivayette: “Peşin alış-verişlerde (cinsler farklı ise fazlalık sebebiyle) ribâ olmaz” buyurulmuştur.