• İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Cibril (aleyhisselâm) bana, Beytullah’ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde herşeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı.Sonra Cibrîl (aleyhisselam) bana yönelip:Ey Muhammedl Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselâm) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır! dedi. “Tirmizî, Salât 1, (149); Ebü Dâvud, Salât 2, (393).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2339
  • Hz. Urve, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’den naklediyor: Hz. Aişe byurmuştur ki: “Havle Bintu Hakim (radıyallahu anhâ), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a kendisi gelip evlenme teklif edenlerdendir.” Aişe (radıyallahu anhâ) devamla dedi ki: “Ben (kıskançlığın sevkiyle): “Kadın kısmı bir erkeğe evlenme teklifi yapmaktan sıkılmaz mı?” (diyerek bu şekilde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e teklifte bulunanları kınardım). Ne zaman ki: “Onlardan kimi dilersen (nevbetinden) geri bırakır, kimi de dilersen yanına alabilirsin. (Nevbetinden) geri bıraktıklarından kimi istersen (nezdine almak)da da sana güçlük yoktur…” (Ahzab, 51) meâlindeki âyet nazil oldu, (kendimi tutamayarak): “Ey Allah’ın Resûlü, görüyorum ki, Rabbin seni memnun kılmada gecikmiyor” dedim.Buharî, Tefsir, Ahzab 7, Nikâh 29; Müslim, Rıdâ’ 49, (1464); Ebu Davud, Nikâh 39, (2136); Nesâî, Nikâh 1, (6, 54).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 746
  • Hâris el-A’ver anlatıyor: “Mescide uğramıştım, gördüm ki halk, zikri terkedip malâyanî konulara dalmış, konuşuyor. Hz. Ali (radıyallahu anh)’ye çıkıp durumdan haberdâr ettim. Bana:-“Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?” dedi, Ben:-“Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle söylediğini işittim:-“Haberiniz olsun bir fitne çıkacak!” Ben hemen sordum:-“Bundan kurtuluş yolu nedir Ey Allah’ın Resûlü?” Buyurdu ki:-“Allah’ın Kitabı (na uymak)dır. O’nda sizden önceki (milletlerin ahvâliyle ilgili) haber, sizden sonra (kıyamete kadar) gelecek fitneler ve kıyâmet ahvâli ile ilgili haberler mevcut. Ayrıca sizin aranızda (iman-küfür, taat-isyân, haram-helâl vs. nevinden) cereyân edecek ahvâlin de hükmü var. O, hak ile batılı ayırdeden ölçüdür. O’nda herşey ciddîdir, gâyesiz bir kelâm yoktur. Kim akılsızlık edip, O’na inanmaz ve O’nunla amel etmezse, Allah onu helâk eder. Kim O’nun dışında hidâyet ararsa Allah onu saptırır. O Allah’ın sağlam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir, O dosdoğru yoldur. O, kendine uyan hevaları koymaktan, kendisini (kıraat eden) delilleri iltibastan korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokca tekrarı usanç vermez, tadını eksiltmez. İnsanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez, O öyle bir kitaptır ki, cinler işittikleri zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: “Biz, hiç duyulmadık bir tilâvet dinledik. Bu doğruya götürmektedir, biz onun (Allah kelâmı olduğuna) inandık” (Cin 1). Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse ücrete mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur. Ey A’ver, bu güzel kelimeleri öğren.”Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’ân 14, 2908.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 411
  • el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksenbin hizmetçisi, yetmişiki zevcesi vardır. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye’den San’a’ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.Tirmizi, Cennet 23, (2565).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5100
  • Ebu Şüryeh radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim haksız yere, âmden (bile bile) öldürülürse velisi şu üç şeyden birini tercihte muhayyerdir:

    – Ya kısas ister.

    – Ya affeder.

    – Yahut diyet alır.

    Eğer dördüncü bir şey istemeye kalkarsa alinden tutun (mâni olun)!Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, şu âyeti tilavet buyurdu. (Meâlen): “Kim bundan sonra tecâvüz ederse ona elîm bir azab vardır” (Bakara 179)Ebu Dâvud, Diyat 3, (4496), 4, (4504); Tirmizi, Diyât 13, (1406).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4917
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Bir gün, elimde birkaç hurma olduğu halde Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına geldim ve: “Ey Allah’ın Resûlü, şunlara bereketle bir dua ediverin!” dedim. Hemen onları bir araya getirip, sonra onların bereketi için bana dua etti. Sonra:Bunları al, şu erzak kabına koy. Her ne zaman bundan bir şey almak isteyince, elini içine daldır ve al. Sakın, içindekileri döküp dağıtma! buyurdular. Ben de öyle yaptım. Ben bundan şu şu kadar vask miktarında Allah yolunda tasaddukta bulundum. Ayrıca biz ondan hem kendimiz yedek hem de başkalarına yedirdik. Onu belimden hiç ayırmadım. Bu hal, Hz. Osman’ın şehid edildiği güne kadar devam etti. O zaman koptu. (Rezin şu ilavede bulundu: “ve düştü, buna çok üzüldüm.”Tirmizi, Menakıb, (3838).RESULULLAH’IN DUASININ MAKBUL OLMASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5561
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kadın kadına bir örtünün altında mübaşeret etmemelidir, onu tutup kocasına vasfeder de adam görmüş gibi olur.Ebu Dâvud, Nikâh 44, (2150); Tirmizî, Edeb 38, (2793); Buhârî, Nikâh 118).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5687
  • Ömer İbnu Abdilaziz rahimehullah’dan nakledildiğine göre, (Medine valisi) Ebu Bekr İbnu Hazm’a şöyle yazmıştır: “Bak, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hadisinden ne varsa yaz. Zira ben, ilmin kaybolmasından ve ülemanın gitmesinden korkuyorum. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hadisinden başka bir şey kabul etme. Alimler ilmi yaysınlar, ilim için (herkese açık yerlerde) halkalar teşkil etsinler, ta ki bilmeyenler de böylece öğrensin. Zira ilim, gizli kalmazsa helak olmaz.”Buhari, İlm 34.AF VE MAĞFİRET

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4110
  • Abdullah İbnu Cafer İbni Ebî Tâlib radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, bir keçiyi hedef ittihaz ederek ok atmakta olan bir kalabalığa rastlamıştı. Bu halden hiç hoşlanmadı ve: “Hayvanlara eziyet vermeyin!” buyurdu.”Nesâî, Dahâya 42, (7, 239).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5298
  • Katâde (rahimehullah) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) gazveye bizzat iştirak edince, onun sehm-i safıyy denen riyaset hissesi olurdu. Bu hisseyi, taksimden önce köle, câriye, at gibi ganimete dahil mallardan dilediğinden alırdı. Safıyye validemiz de işte bu hissedendi. Gazveye bizzat iştirak etmediği takdirde bu hisse gıyabında ayrılırdı, ancak bu durumda seçme hakkı yoktu (ne ayrılmışsa onu kabul ederdi.)”Ebu Dâvud, Harâc 21, (2993).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1100