• İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)’den, rivayete göre oruca gücü yetmeyenin fidye vermesi gereğini beyan eden ayeti “fidyetün taâmu mesâkine” şeklinde (yani fakirlerin yiyeceği kadar fidye) okudu ve bu âyetin mensûh olduğunu söyledi.”Buhari, Tefsir, Bakara 2, 26.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 462
  • İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Aziz ve celil olan Allah, bir insan helak etmek istedi mi, ondan önce hayayı çeker alır. Hayası bir kere gitti mi sen ona artık herkesin nefretini kazanmış bir kimse olarak rastlarsın. Herkesin nefretini kazanmış olarak rastladığın kimseden emanet çekilip alınır (artık o, güvenilmeyen, kuşkulu kişidir). Kişiden emanet (güven) çekilip alınınca ona artık hep hain ve herkesce hain bilinen biri olarak rastlarsın. Ona hep hain ve hıyanetle bilinen biri olarak rastladın mı, sıra ondan merhametin çekip çıkarılmasına gelmiştir. Ondan rahmetin çıkarıldığı vakit artık ona (Allah’ın rahmetinden) kovulmuş, lânetlenmiş olarak rastlarsın. Ona sen kovulmuş, lânetlenmiş olarak rastlayınca ondan İslâmiyet bağı çözülüp atılır.”KIYAMETİN BÜYÜK ALÂMETLERİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7186
  • İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Aziz ve celil olan Allah, bir insan helak etmek istedi mi, ondan önce hayayı çeker alır. Hayası bir kere gitti mi sen ona artık herkesin nefretini kazanmış bir kimse olarak rastlarsın. Herkesin nefretini kazanmış olarak rastladığın kimseden emanet çekilip alınır (artık o, güvenilmeyen, kuşkulu kişidir). Kişiden emanet (güven) çekilip alınınca ona artık hep hain ve herkesce hain bilinen biri olarak rastlarsın. Ona hep hain ve hıyanetle bilinen biri olarak rastladın mı, sıra ondan merhametin çekip çıkarılmasına gelmiştir. Ondan rahmetin çıkarıldığı vakit artık ona (Allah’ın rahmetinden) kovulmuş, lânetlenmiş olarak rastlarsın. Ona sen kovulmuş, lânetlenmiş olarak rastlayınca ondan İslâmiyet bağı çözülüp atılır.”KIYAMETİN BÜYÜK ALÂMETLERİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7186
  • Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah Teâla Hazretleri cenneti yarattığı zaman Cibril aleyhisselâm’a:

    Git ona bir bak!” buyurdular. O da gidip cennete baktı ve: “(Ey Rabbim!) Senin izzetine yemin olsun, onu işitip de ona girmeyen kalmayacak, herkes ona girecek!” dedi. (Allah Teâla Hazretleri) cennetin etrafını mekruhlarla çevirdi. Sonra: “Hele git ona bir daha bak!” buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha baktı. Sonra da:Korkarım, ona hiç kimse girmeyecek! dedi. Cehennemi yaratınca, Cebrail’e:Git, bir de şuna bak! buyurdu. O da gidip ona baktı ve:İzzetine yemin olsun, işitenlerden kimse ona girmeyecektir! dedi. Allah Teâla hazretleri de onun etrafını şehvetlerle kuşattı. Sonra da:Git ona bir kere daha bak! dedi. O da gidip ona baktı. Döndüğü zaman:İzzetine yemin olsun, tek kişi kalmayıp herkesin ona gireceğinden korkuyorum! dedi.”Ebu Davud, Sünnet 25, (4744); Tirmizi, Cennet 21, (2563); Nesai, Eyman 3, (7, 3).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5088
  • Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma’dan anlatıldığına göre, “Kendisine mushaf yazmanın ücreti hakkında sorulmuştu. Şu cevapta bulundu:Bunda bir beis yok. Onlar, bu işte, ressam durumundadırlar, ellerinin emeğini yemektedirler.Rezin tahric etmiştir.MEMURLARIN RIZIKLARI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5136
  • Amr İbnu’l-Âs radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Hâkim içtihad eder ve isabet ederse kendisine iki ücret (sevap) verilir. Eğer içtihad eder ve hata ederse ona bir ücret vardır.Buhâri, İ’tisâm 21; Müslim, Akdiye 15, (1716); Ebu Dâvud, Akdiye 2, (3574); Tirmizi, Ahkâm 2, (1326); Nesâi, Kazâ 3, (8, 224).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4853
  • Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam hacamat oldu ve bana emretti, ben de hacamat yapan zatın ücretini ödedim.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6630
  • Bu hadisin Tirmizi’deki lâfzı şöyle: “Bir bedevi gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! bizden bir kimse çölde bulunsa, azıcık bir yel kaçırsa, suyu da az ise ne yapmalıdır)?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselam:Sizden biri yellenecek olursa abdest alsın. Kadınlara da arkalarından temas etmeyiniz. Bilesiniz ki Allah hakk(ın sorulması ve açıklanmasıyla ilgili hususlarda sizden) utanma talebinde bulunmaz.Tirmizi, Radâ 12, (1164-1166).MEZİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3631
  • Ebu Dâvud’un rivayetinde şöyle denmiştir: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihtiyacı için (araziye) çıkardı. Ben de O’na su taşırdım. (Kaza-yı hâcet yapınca) abdest alırdı. Bu sırada sarığı ve “bot” ları üzerine meshederdi.”Müslim, Tahâret 84, (275); Ebu Dâvud, Tahâret 59, (153); Tirmizi, Tahâret 75, (101); Nesâi, Tahâret 86, 96 (1, 75, 81).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3670
  • Abdullah İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm’ı bir avuç su ile hem mazmaza hem de istinşak yaparken gördüm, bunu üç kere yapmıştı.”Tirmizi, Tahâret 22, (28).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3602