• Eslemiyye (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Hz. Osman (radıyallahu anh)’a dedim ki: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) seni çağırdığı zaman sana ne söyledi.” Bana şu cevabı verdi:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: Sana iki boynuzu örtmeni söylemeyi unuttum. Zîra Beytullah’da namaz kılan kimseyi meşgul edecek herhangi bir şeyin bulunması doğru değildir” dedi. “Ebu Dâvud, Menasik 95, (2030).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1382
  • Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) farz namaza kalkınca tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Kıraatini tamamlayıp rüküya gitmek isteyince aynı şeyi yapardı. Rüküdan kalkınca da aynı şeyi yapardı. Oturur vaziyette iken ellerini hiçbir surette kaldırmazdı. İki(nci) secdeden de kalkınca ellerini aynı şekilde kaldırır ve tekbir getirirdi.”Ebü Dâvud, Salât 118, (744).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2478
  • Yine İbnu Abbâs (radıyallahu anhüma): “Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın (evlerinde) oturanlarla Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanlar bir olmaz” (Nisa, 95) ayetini Bedir savaşına katılanlara uygulayarak şöyle demiştir: “Bedir savaşına gitmeyip (evlarinde) oturanlarla ona katılanlar bir olmaz” (Bu rivayet Buhâri’ye aittir).Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyade var:Bedir Gazvesi olduğu zaman Abdullah İbnu Cahş ve İbnu Ümmi Mektum: “Ey Allah’ın Resûlü, biz âmâyız, bize bir ruhsat var mı?” dediler. Bunun üzerine şu ayet indi: “İnsanlardan özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler birbirine eşit değildir. Allah, mal ve canlarıyla cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vaadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.” (Nisa, 95-96).Buhari, Meğazi 4; Tefsir, Nisa 18; Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3035).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 571
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlasla dua edin.”Ebu Davud, Cenaiz 60, (3199); İbnu Mace, Cenaiz 23, (1497).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3039
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Hz. Musa aleyhisselâm’ın Rabbi Teâlâ hazretleriyle konuştuğu gün, üzerinde yünden bir şalvar, yünden bir cübbe, yünden bir kisâ, yünden küçük bir serpuş (takke) vardı. Ayağında da ölü eşek derisinden mamul bir ayakkabı vardı.Tirmizî, Libâs 10, (1734).MİNDER VE YASTIKLAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5263
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Hz. Musa aleyhisselâm’ın Rabbi Teâlâ hazretleriyle konuştuğu gün, üzerinde yünden bir şalvar, yünden bir cübbe, yünden bir kisâ, yünden küçük bir serpuş (takke) vardı. Ayağında da ölü eşek derisinden mamul bir ayakkabı vardı.Tirmizî, Libâs 10, (1734).MİNDER VE YASTIKLAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5263
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur:İza Zülzilet suresi Kur’ân-ı Kerim’in yarısına denktir. Kul hüvallahü ahad (İhlas) suresi Kur’ân-ı Kerim’in üçte birine denktir. Kul yâ eyyühe’l Kâfirün suresi de Kur’ân-ı Kerim’in dörtte birine denktir.Tirmizî, Fedailu’l-Kur’ân 10, (2896).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 877
  • Ebü Dâvud’un diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) secdeye gidince alnını ellerinin arasına koydu, kalkınca da dizkapaklarının üzerine kalktı ve dizlerine dayandı.”Ebu Dâvud, Salât 141, (839).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2575
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhüma: “Ölen mal bırakmışsa ebeveyn ve akrabalarına vasiyette bulunsun..” (Bakara 180) âyeti hakkında demiştir ki : “Miras âyeti neshedinceye kadar vasiyet bu şekilde vacib idi.”Ebu Dâvud, Vesâyâ 5, (2869).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *VASİYETİN ZAMANI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5759
  • İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hilal İbnu Ümeyye (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın yanında, hanımının Şerik İbnu Sahmâ ile zina yaptığını söyledi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Ya delil getirirsin ya da sırtına hadd tatbik edilir” dedi.Hilâl: “Ey Allah’ın Resûlü! Birimiz, hanımı üzerinde bir adam görse, koşup delil mi arayacak?” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) önceki sözünü tekrar ediyordu: “Ya delil getirirsin ya da sırtına had uygulanır.” Bunun üzerine Hilâl:Seni hak üzerine gönderen Zât’a kasem olsun doğru söylüyorum. Mutlaka Allah sırtımı hadden kurtaracak bir vahiy gönderecektir dedi. Cibril (aleyhisselam) indi ve şu vahyi indirdi: “Karılarına zina isnad edip de kendilerinden başka şâhidleri olmayanların şâhidliği, kendisinin doğru sözlülerden olduğuna Allah’ı dört defa şahid tutmasıyla olur. Beşincisinde eğer yalancılardan ise Allah’ın lânetinin kendisine olmasını diler” (Nur 6-7).Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) oradan ayrıldı. Onlarra adam gönderdi. Hilâl geldi (lânet okuyarak) şehâdette bulundu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Allah biliyor ki, ikinizden biriniz yalancısınız, tevbekâr olanınız var mı?” dedi.Sonra kadın kalktı, a da şehâdette bulundu. Kadın beşinci şehâdette iken kıdını durdurdular ve: “Beşinci şehâdet, (yalancı olduğun takdirde) şiddetli azab gerektirir” dediler.İbnu Abbâs der ki: Bunun üzerine kadın durakladı ve sükut etti. Öyle ki, yeminden rücû edeceğini sandık.Sonra: “Hayır, vallahi kavmimi bundan böyle mahçup hâle düşürmeyeceğim” dedi ve yeminini tamamladı.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “İyi bakın, eğer bu kadın gözleri sürmeli, kabaları iri, bacakları kalın bir çocuk doğurursa bilin ki bu çocuuk Şerik İbnu Sahmâ’dandır” buyurdu. Gerçekten de bu evsafta bir çocuk doğurdu. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle söylediler:Eğer, Allah’ın Kitabı’nda kadının yemini ile haddini düşeceği hususunda hüküm gelmemiş olsaydı, (çocuktaki bu benzerlikten hareketle kadının zâniliğine hükmederdim ve) onun benden göreceği vardı.Buhari, Tefsir, Nur 3, Şehâdet 21, Talâk 28; Ebu Davud, Talak 27, (2254); Tirmizi, Tefsir, Nur, (3178),

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 715