• Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Horozların öttüğünü işittiğiniz vakit, AIlah’tan lütuf ve ikramını talep edin. Zira onlar bir melek görmüştür. Merkebin anırmasını işittiğiniz zaman şeytandan Allah’a sığının. Çünkü o da bir şeytan görmüştür.”Buhârî, Bed’ü’l-Halk 15; Müslim, Zikr 82, (2729); Ebu Dâvud, Edeb 115, (5102); Tirmizi, Da’avat 58, (3455).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5914
  • Ebu Müsa radıyallahu anh anlatıyor: “Medine’de bir ev, geceleyin aile halkı içinde olduğu halde yandı. Durumları Aleyhissalâtu vesselâm’a haber verilmişti: “Bu ateş var ya! Sizin düşmanınızdır. Uyuduğunuz zaman onu söndürün de size zarar vermesin!” buyurdular.”Buhâri, İsti’zân; Müslim, Eşribe 101, (2016).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5911
  • Hz. Cabir ve Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anhüma anlatıyor:Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    Ne fâsık ne de mücâhir (günahı açıktan işleyen) kimse için söylenen gıybet sayılmaz. Mücâhir olan hariç, bütün ümmetim affa mazhar olmuştur.”Rezin ilavesidir. Buhari’de ikinci kısım mevcuttur. Edeb, 60; Müslim, zühd 52, (2990).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4297
  • Buharî’nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: “(Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mekke’ye gelince ashabına:”İhramınızdan çıkın. Önceki niyetinizi müt’aya çevirin!” dedi. Ashab:Biz önce hac” diye ismen belirterek niyet etmişken, şimdi nasıl müt’aya çevirebiliriz?” diye itiraz ettiler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) :Ben size ne söylüyorsam onu yapın. Eğer kurbanlık getirmemiş olsaydım, size emretmiş bulunduğumu ben de yapardım. Ancak, kurbanım (Mina’daki kesim) mahalline ulaşmadan ihramlıya haram olan şeylerden hiçbirisi bana helâl olmaz! dedi. Bunun üzerine Ashab-ı Kiram Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın emrini yerine getirip ihramdan çıktılar.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1277
  • Yine İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Reslulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Bazı şeyler vardır, mescidde yapılması uygun değildir: “Mescid (yanlardan iki kapılı ise gel-geç için) yol olarak kullanılamaz, orada silah kılıfsız taşınmaz, yaya kiriş takılmaz, ok saçılmaz, çiğ et geçirilmez, had tatbik edilmez, kimseye kısas vurulmaz, alışveriş mahalli de yapılmaz.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6181
  • Ubeyd İbnu Halîd es-Sülemî Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ashabından birinden naklen anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ani ölüm, kâfir için gadab-ı ilahî’nin bir yakalamasıdır, mü’min için de bir rahmettir.Ebu Dâvud, Cenâiz 14, (3110).CEVAZ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5386
  • Hz. Ali anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Biriniz hapşırınca “Elhamdulillah!” desin. Yanındakiler ona, yerkamukellah! desinler, hapşıran da onlara “Yehdikümullah ve yuslihu bâleküm (Allah size hidayette bulunsun ve halinizi iyi kılsın)” desin.”YANINDA OTURANA SAYGI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7067
  • Hz. AIi (radıyallâhu anh)’nin anlattığına göre, “Bir mükâteb ona gelerek: “Kitâbet borcumu ödemekten âciz kaldım, bana yardım et” dedi. Ona şu cevabı verdi: “Sana, Resülullah (aleyhissalâtu vesseIâm)’ın bana öğretmiş bulunduğu bir duayı öğreteyim. (Onu okuduğun takdirde) Sıyr dağı kadar borcun da olsa, Allah onu sana bedel öder. Şöyle diyeceksin: “AIIah’ım, yeterince helalinden vererek beni haramından koru. Lütfunla ver, başkasına muhtaç etme.”Tirmizi, Daavât 121, (3558).İSTİÂZE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1847
  • Buhârî’nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir. “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Kâbe’ye girdi. İçeride altı direk vardı. Her bir direğin yanında bir miktar durdu, dua etti, ama namaz kılmadı.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1378
  • Muhammed İbnu Ebi’l-Mücalid anlatıyor: “Abdullah İbnu Şeddad İbni’l-Hâd ve Ebu Bürde selef mevzuunda ihtilafa düştüler. Beni, İbnu Ebi Evfa (radıyallahu anh)’ya gönderdiler. Ben kendisine bu hususta sordum. Şu cevabı verdi: “Biz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) devirlerinde buğday, arpa , kuru üzüm ve kuru hurma hususlarında selef’te bulunurduk. Ben, ibnu Ebzâ’ya da sordum. O da buna benzer bir cevap verdi.”Buhârî, Selem 2, 3, 7; Ebu Dâvud, Büyû 57, (3464); Nesâî, Büyü 62, (7, 290).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 362