• Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Şarkıcı cariyeleri satmayın, satın da almayın. Onlara (musikî) de öğretmeyin. Onları alıp satmak şartıyla yaptığınız ticarette hayır yoktur, onlar için ödenen para haramdır.” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ilave etti: “Şu âyet bu gibiler hakkında nâzil olmuştur: “İnsanlardan bazıları, bir bilgisi olmadığı halde, Allah yolundan saptırmak için boş sözlere müşteri çıkarlar. Allah yolunu alaya alırlar. İşte bunlara alçaltıcı bir azab vardır” (Lokman 6),Tirmizî, Büyû 51, (1282), Tefsîru’l-Kur’ân, Lokman, (3193); İbnu Mâce, Ticârât 11, (2168).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 249
  • Ebu Dâvud’un diğer bir rivayetinde Hz. Câbir (radıyallahu anh)’den şu ziyade vardır: “Resûlullah şöyle telbiye getirirdi…” dedikten sonra tıpkı İbnu Ömer’in hadisindeki gibi bir metin zikretti. Sonra Hz. Cabir’in şunu ilâve ettiğini kaydetti: “İnsanlar telbiyeye “…Zü’l-Meâric” ve benzeri kelimeler ilâve ettiler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunları işitti ancak hiçbir müdahelede bulunmadı.”Zü’l-Meâric, Allah’ın isimlerinden biri olup “yükselme yerlerinin sahibi” “yüksek dereceler sahibi” mânasına gelir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1243
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah için sefer yapanlar üçtür: Gâzi, hacı, umreci.Nesai, Hacc 4, (5, 113).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4656
  • İbnu Mes’ûd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’i dinledim, şöyle diyordu: “Kur’ân-ı Kerîm’den tek harf okuyana bile bir sevab vardır. Her hasene on misliyle (kayde geçer). Elif-Lâm-Mim bir harftir demiyorum. Aksine elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir.”Tirmizi, Sevâbu’l-Kur’ân 16, 2912. H.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 415
  • Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Uhud şehidleri için sekiz yıl sonra, sanki dirilerle (de) ölülerle (de) vedalaşıyormuşcasına cenaze namazı kıldı..”Ebu Dâvud, Cenâiz 75, (3223, 3224); Nesâi, Cenâiz 61, (3, 61, 62).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3056
  • Yine Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Safiyye radıyallahu anha gibi güzel yemek yapanı görmedim. (Bir defasında) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp (göndermişti). Çok şiddetli bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. (Gidip) kabını kırdım, sonra da pişman oldum ve:Ey Allah’ın Resûlü dedim, yaptığım bu hareketin keffâreti nedir?Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek! buyurdular.”Ebu Davud, Büyü 91, (3568); Nesai, İşretu’n-Nisa 4, (7, 71).GADAB (ÖFKE)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4280
  • Müslim İbnu Yesâr el-Cühenî anlatıyor: “Hz. Ömer (radıyallahu anh)’den: “Rabbim Benî Adem’den, bellerinden zürriyetlerini alıp da onları nefislerine karşı şâhid tutarak: “Rabbiniz değil miyim?” diye işhâd ettiği vakit belâ (evet) dediler: Şâhidiz. “Kıyamet günü bizim bundan haberimiz yoktu” demeyesiniz. Yahud: “Ancak önceden atalarımız şirk koştular, biz ise onlardan sonra bir zürriyet idik, şimdi o bâtılı te’sis edenlerin yaptıklarıyla bizi helâk mı edeceksin?” demeyesiniz” (A’raf 172-173) ayetinden soruldu Hz. Ömer (radıyallahu anh) şu cevabı verdi: “Bu ayetten Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a da sorulmuştu. O şöyle açıkladı: “Allah Teâla hazretleri, Hz. Adem’i yarattı sonra sağ eliyle meshedip ondan bir zürriyet çıkardı ve: “Bunlar cennet içindir, bunlar cennet ehlinin ameliyle amel ederler” dedi. Rabb Teâla, ikinci defa sırtını okşadı, ondan bir nesil daha çıkardı ve: “Bunları da cehennem için yarattım, bunlar da cehennem ehlinin amelini işleyecekler” dedi.Cemaatten bir adam: “Ey Allah’ın Resûlü! (kaderimiz ezelden yazılmış ise) niye amel ediyoruz? diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu açıklamayı yaptı: “Allah bir kişiyi cennet ehli olarak yaratmışsa onu cennet ehlinin amelinde çalıştırır. Öyle ki cennetliklerin bir ameli üzere ölür ve Allah da onu cennetine kor. Aksine bir kulu da cehennem ehli olarak yaratmışsa, onu da cehennemliklerin amelinde istimal eder. Öyle ki bu da cehennemliklerin bir ameli üzere ölür, Allah da onu cehenneme koyar.”Muvatta, Kader 2, (2, 898, 899); Tirmizi, Tefsir, A’raf, (3077); Ebu Dâvud, Sünnet 17, (4703).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 612
  • İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Allahu Zülcelâl hazretleri vahiy suretiyle konuştuğu zaman sema ehli bir ses işitir ki bu, demir bir zincirin düz bir kaya üzerinde hareket etmesiyle çıkan çıngırak sesine benzer. Sema ehli bu sesi duyunca korku ve haşyetten bayılırlar. Cibril (aleyhi’s-selam) kendilerine gelinceye kadar bu halde devam ederler. O gelince korku, kalplerinden açılır. Hemen: “Ey Cibril, Rabbiniz ne buyurdu?” diye sorarlar. O: “Hakkı söyledi” der. Sema ehli hep bir ağızdan: “el-Hak, el-Hak” diye söyleşirler.Ebu Dâvud, Sünnet 22, (4738).FÂTIR SÛRESİEbu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), “Sonra biz o kitabı kullarımızdan (beğenip) seçtiklerimize miras bıraktık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir. Onların bâzısı mutedildir, onlardan bir kısmı da Allah’ın izniyle hayrat (ve hasenât yarışların)da öncü ol(up kazan)andır…!” (Fâtır, 32) âyeti hakkında şunu söyledi: “Bunların hepsi aynı makamdadır, hepsi de cennettedir.”Tirmizî, Tefsir, Melâike (Fâtır), (3223).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 753
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyuruyorlar ki: “Sakın sizden kimse, durgun suya akıtmasın, bilahere onda yıkanır.”Buhari, Vudu 68; Müslim, Taharet 95, (282); Ebu Davud, Taharet 36, (69, 70); Tirmizi, Taharet 51, (68); Nesai, Taharet 46, (1, 49), Gusl 1, (1, 197).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3470
  • Mesruk rahimehullah demiştir ki: “O beni ihtiyar ettikten sonra hanımımı bir veya yüz veya bin defa muhayyer kılmama aldırmam. Nitekim Hz. Aişe’ye sordum da bana: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bizi muhayyer bırakmıştı. (Hepimiz onu ihtiyar ettik.) Bu, talak mıydı?” diye cevap verdi.”Buhari, Talak 5; Müslim, Talak 25, 1477; Ebu Davud, Talak 12, (2203); Tirmizi, Talak 4, (1179); Nesai, Nikah 2, (6, 56).DUHULDEN (GERDEKTEN) ÖNCE BOŞAMA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4027