
Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Ben ve Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sarıdan mâmul bir kaptan su alarak yıkanırdık.”Nesâi, Tahâret, 47, (9 8, 99).

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Ben ve Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sarıdan mâmul bir kaptan su alarak yıkanırdık.”Nesâi, Tahâret, 47, (9 8, 99).

İkrime anlatıyor: “(Bir gün) Sabah namazından sonra, İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya, Hz. Sevde’nin vefat ettiği söylenmişti, hemen secdeye kapandı. Niye böyle davrandığı sorulunca şu cevabı verdi: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “(Allah’ın ayetlerinden) bir ayet gördüğünüz vakit secde edin!” buyurmuştu. İmdi, “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın zevcelerinin gitmesinden daha büyük bir ayet var mıdır?”Ebu Davud, Salat 269, (1197); Tirmizi, Menakıb, (3889).Ebu Davud ve Tirmizi, hadisi kaydederler, ancak Resulullah’ın zevcelerinden hangisinin vefat haberinin geldiğini zikretmezler. Sevde diye tesmiye, Rezin’in ilavesinde gelmiştir.ÜMMÜ EYMEN RADIYALLAHU ANHÂ

İkrime anlatıyor: “(Bir gün) Sabah namazından sonra, İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya, Hz. Sevde’nin vefat ettiği söylenmişti, hemen secdeye kapandı. Niye böyle davrandığı sorulunca şu cevabı verdi: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “(Allah’ın ayetlerinden) bir ayet gördüğünüz vakit secde edin!” buyurmuştu. İmdi, “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın zevcelerinin gitmesinden daha büyük bir ayet var mıdır?”Ebu Davud, Salat 269, (1197); Tirmizi, Menakıb, (3889).Ebu Davud ve Tirmizi, hadisi kaydederler, ancak Resulullah’ın zevcelerinden hangisinin vefat haberinin geldiğini zikretmezler. Sevde diye tesmiye, Rezin’in ilavesinde gelmiştir.ÜMMÜ EYMEN RADIYALLAHU ANHÂ

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Beyt’i (Kâbe-i Muazzama’yı) kim elli defa tavaf ederse, günahlarından çıkar ve tıpkı annesinden doğduğu gündeki gibi olur.”Tirmizî, Hacc 41, (866). Buradaki tavaftan maksad, şavtlar olmayıp, elli tam tavaftır.

İbnu Ebi Evfâ (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle diyordu: “Kurban günü büyük hacc (el-Haccu’l-Ekber) günüdür. O gün kanlar akıtılır, başlar traş edilir, kirler, paslar giderilir, haramlar helal olur.”

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir mezarlığa uğramıştı: “Selam üzerinize olsun ey mü’minler cemaatinin mahalle halkı! İnşaallah biz de sizlere kavuşacağız!” buyurdular.”Ebu Dâvud, Cenâiz 83, (3237).Müslim ve Nesâî’de Büreyde’den gelen bir rivayette şu ziyade var: “Allah’tan bizim için de sizin için de afiyet dilerim.”KABİRLER ÜZERİNE OTURMA

Yine Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: “Mirac gecesi cinlerden bir ifrit gördüm. Elinde ateşten bir şüle olduğu halde beni tâkip ediyordu. Nazarımı her atışımda onu görüyordum. Cibril (aleyhisselâm) bana: “İstersen sana bir dua öğreteyim, onu okursan, şülesi söner ve ağzının üstüne düşer” dedi.” Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Pekâla!” dedi. Cibril (aleyhisselâm) de “Şunu oku!” buyurdu:Allah’ın kerim olan rızàsı için, eksiksiz, mükemmel kelimâtullah hakkı için -ki hiç kimse muttaki olsun, fâcir olsun onu aşıp daha güzelini söyleyemez- (bela olarak) semadan inen, semaya yükselen, (ve ceza gerektiren) şerlerden, yeryüzünde yarattığı şerden, yer(in altın)dan çıkan şerden, gece ve gündüz fitnelerinden, gece ve gündüz gelen musibetlerden AIIah’a sığınırım. Ey Rahman, hayır getiren hâdiseler hâriç.Muvatta, Şi’r 10, (2, 950, 951).İSTİĞFAR, TESBİH, TEHLİL TEKBİR, TAHMİD VE HAVKALE

Hz. Ömer radıyallahu anh demiştir ki: “Bir adam bir kadınla eşlenir, nikâh sırasında kadını kendi memleketinden dışarı çıkarmama şartını kabul ederse, bilahare kadın razı olmadıkça, onu dışarı çıkaramaz.”Tirmizi, Nikâh 31, (1127).

Mervan İbnu’l-Hakem anlatıyor: “Bana Zeyd İbnu Sabit (radıyallahu anh) dedi ki: “Sen niye akşam namazında (kısâru’l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm’ın Tûlâ’t-Tûleyeyn’i okuduğunu işittim.”Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170).Ebu Davud’un rivayetinde şu ziyade var: “…Dedim ki: Tula’t-Tüleyeyn nedir? Bana “el-A’raf”, öbürü de “el-En’âm” diye cevap verdi.”

İrbaz İbnu Sariye radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm , karınlarındaki yükü vaz’ etmedikçe (doğurmadıkça) esirelere temasta bulunmayı yasakladı.”Tirmizi, Siyer 15, (1564).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *