• Yine Nesai’de şu rivayet mevcuttur: “Bir adam İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya gelerek: “Ben hanımımı kendime haram kıldım! (Ne yapayım, hükmü nedir?)” diye sordu. İbnu Abbas: “Yalan söyledin, o haram değildir” dedi ve şu ayeti okudu. (Mealen): “Ey Peygamber, Allah’ın sana helal kıldığını sen niye kendine haram ediyorsun?” (Tahrim 1).İbnu Abbas ayeti okuduktan sonra dedi ki: “Sen, bu sayılan kefaretlerin en ağırı olan köle azadını yerine getireceksin.”Nesai, Talak 16, (6, 151).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4024
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahın iki rek’atında çoğunlukla şunları okurdu: Birinci rek’atta (mealen): “(Ey müminler) deyin ki:Biz Allah’a, bize indirlene; Kur’an’a, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Ya’kûb’a ve torunlarına (esbâta) indirilenlere, Musâ’ya, İsâ’ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katından verilen (Kitap ve âyetlere) îman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerinden ayırd etmeyiz. Biz, (Allah’a) teslim olmuş (müslümanlar)ız” (Bakara 136). İkinci rek’atte de, Al-i İmran sûresindeki şu âyet (meâlen): Deki: “Ey Ehl-i Kitap (Yahudiler, Hıristiyanlar) hepiniz bizimle sizin aranızda müsavi (ve âdil) bir kelimeye gelin. (Şöyle) diyerek: “Allah’tan başkasına tapmayı, Ona hiç bir şeyi eştutmayalım. Allahı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanımayalım (Buna rağmen) eğer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: “Şahid olun, biz muhakkak müslümanlarız” (64. âyet).Müslim, Müsafirin 99, (727); Ebu Dâvud, Salât 292, (1259); Nesâî, İftitah 38, (2, 155).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2915
  • Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “(Resülullah:) “Kocası gurbette olan (yabancı) kadınların yanına girmeyin. Zîra şeytan, herbirinizin içinde, vücudunuzda kanın dolaştığı gibi, (kendisini hissettirmeden) dolaşır” buyurdu. Biz atılıp sorduk: “Sende de dolaşır mı?” “Bende de (dolaşır), ancak Allah bana yardım etti de (şeytanım) müslüman oldu.”Tirmizî, Radâ 17, (1172).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2175
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): “Rabb’e kul olun (kûnû Rabbâniyyin)” (Âl-i İmran, 79) ayetiyle “Hakimler, fakihler olun” denmek istenmiştir” buyurmuştur.Buhari, bu hadisi bab başlığında kaydetmiştir (ilm 10).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 522
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (Hudeybiye Antlaşması) sırasında bir Kureyşliye, Hudeybiye’ye zemzem suyu getirmesini söyledi. Adam getirdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu Medine’ye götürdüRezîn’in ilâvesidir.MÜTEFERRİK HADİSLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1541
  • Seleme İbnu’l-Ekva’ radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir seferde iken yanına bir düşman gözcüsü uğradı. Ashabla konuşmaya oturdu. Sonra birden sıvıştı.Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Onu yakalayın ve öldürün! emir buyurdu. Ben (yakalayıp) öldürdüm. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm seleb’ini bana verdi.”Buhari, Cihad 173; Müslim, Cihad, 45, (1754); Ebu Davud, Cihad 110, (2654).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4262
  • Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse onunla mutlaka yetmişbin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla birlikte yetmişbin melek çıkar, akşam oluncaya kadar ona istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır.”Ebu Davud, Cenaiz 7, (3098); Tirmizi, Cenaiz 2, (969); İbnu Mace, Cenaiz 2, (1442).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3374
  • Kays İbnu Ebî Hâzım anlayıtor: “Habbâb İbnu Eret (radıyalahu anh)’in yanına girmiştim. Karnından yedi yeri dağlatmıştı. Bana:Eğer Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölümü taleb etmekten bizi men etmeseydi mutlaka onu taleb ederdim dedi.Nesâî, Cenâiz 2, (4, 4); Buharî, Merdâ 19, Da’âvât 30, Rikak 7, Temennî 6; Müslim Zikr 12, (2681).TEŞEKKÜR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 957
  • Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.”Ebu Davud, Itk 1, (3927); Tirmizi, Büyü’ 35, (1260); İbnu Mace, Itk 3, (2519).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4150
  • Süneyn Ebu Cemîle es-Sülemî’nin anlattığına göre, Hz. Ömer radıyallahu anh zamanında atılmış bir çocuk bulmuştur. (Hadiseyi işiten) Ömer yanına gelir ve onu görünce:Bu işte bir bit yeniği olabilir. Bu yavruyu niye aldın? der. Süneyn de: “Bunu helâke maruz buldum, o yüzden (kurtarmak için) aldım!” der ve Hz. Ömer’in tavrından kendisini itham ediyor anlar. Ancak Ömer’in) arîfi:Ey müminlerin emîri bu sâlih bir kimsedir (diyerek lehinde tezkiyede bulunur. Bunun üzerine) Hz. Ömer:Öyle mi? der. Arîf te’yiden: “Evet!” deyince Hz. Ömer: “Götür onu! O hürdür (velâsı sanadır) nafakası da bizim üzerimizedir!” der.”Muvatta, Akdiye 19, (2, 738).Rezîn şu ilavede bulunmuştur: “Onun velası da müslümanlara aittir, ona varis olurlar, hîn-i hâcette onun diyetini öderler.”Buhâri, bu ziyadeyi bir babta bab başlığı olarak senedsiz şekilde kaydetmiştir (Şehâdât 16).OYUN VE EĞLENCE BÖLÜMÜ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5294