• Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bize binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü. Üzerinde eskimiş (çizgili) iki parçalı giysi vardı.Onun bu eskilerden başka giyeceği yok mu? buyurdular. Evet var dedim. Çamaşır torbasında iki giysisi daha var, ben onları giydirmiştim.”Öyleyse çağır onu da, bunları giysin! emrettiler. (Çağırdım, emr-i Nebeviyi söyledim), o da onları giyindi. Geri gitmek üzere dönünce, Aleyhissalâtu vesselâm:Nesi var (da bu yenileri giymiyor?) Allah boynunu vurasıca! Bu daha hoş değil mi? buyurdular. Adam bu sözü işitti ve: “Allah yolunda mı (boynum vurulsun) ey Allah’ın Resülü?” dedi.Evet buyurdular, Allah yolunda! Adam Allah yolunda öldürüldü.”Muvatta, Libas 1, (2, 910).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5229
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şifa üç şeydedir:- Bal şerbeti.- Kan aldırma.- Ateşle dağlama.Ancak ümmetimi dağlamaktan menediyorum.”Bir rivayette: “Balda, hacamat olmada şifa vardır.” denmiştir.”Buhari, Tıbb 3.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3973
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Cinler semaya yükselip, orada vahyi dinliyorlardı. Bir tek kelime işitince, ona doksandokuz tane de (kendilerinden) ilave ediyorlardı. O tek kelime hak, ilave edilenler batıldı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm gönderilince, semadaki yerlerine yükselmeleri şihâblarla (göktaşları) önlendi. Bundan önce gökte şihablar (bu kadar çok) atılmazdı. İblis onlara:Nedir bu? Herhalde mühim bir hadise var! dedi. Askerlerini gönderdi. Onlar Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı Mekke’de iki dağın arasında namaz kılıyor buldular. İblise tekrar dönüp gördüklerini haber verdiler. O da:Arzda meydana gelen hadise işte bu! (Sizin semadan haber almanız bu sebeple engelleniyor) dedi.Tirmizi, Tefsir, Cin, (3321)VAHYİN BAŞLANGICI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5526
  • Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “Resülullah onları (yolculuktan dönenleri), kadınları ihanet zannı altında tutmuş ve açıklarını aramış olmaları için, evlerinin kapılarını geceleyin çalmaktan nehyetti.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2174
  • Müstevrid İbnu Şeddâd radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim bize memur olursa, kendine bir zevce edinsin. Hizmetçisi yoksa bir de hizmetçi edinsin. Meskeni yoksa bir mesken edinsin.Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh dedi ki:Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şöyle buyurdukları bana haber verildi:

    Kim bunun dışında bir şey edinirse, bu kimse haindir, hırsızdır.”Ebu Davud, Harac 10, (2945).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5139
  • Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Cum’a günü, imam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: “Sus!” desen boş laf etmiş olursun.”Buharî,Cum’a, 36; Müslim, Cum’a, 11, (851); Muvatta, Cum’a, 6, (1, 103); Ebu, Dâvut. Salât, 235, (1112); Tirmizî, Salât, 368, (512); Nesâî, Cum’a, 22, (3, 103, 104).NAMAZ VE HUTBEDE KIRAAT

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2855
  • Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ali’yi Yemen’e emir olarak gönderdiği zaman ben onun yanında idim. Onunla beraber ben de (altın) kaplar elde ettim. Hz. Ali (radıyallahu anh), (Yemen’den) Resûlullah’ın yanına gelince, Hz.Fatıma’nın, (boyalı elbiseler giymiş), evi de (hâlâ kokmakta olan) bir tütsü ile tütsülemiş olduğunu gördü. (Bu kıyafet ve bu tütsünün yasak olduğu hacc döneminde karşılaştığı bu manzaraya Ali) kızdı. Hz. Fâtıma: Niye kızıyorsun? Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashabına (ihramdan çıkmalarını emir buyurdu, onlar da ihramdan çıktılar” dedi. (Bunun üzerine Hz. Ali, zevcesine: “Ben zaten Resûlullah’ın niyyeti ile ihrama girmiştim” dedi ve) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e uğradı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Sen ne yaptın ?” diye sordu. Hz. Ali:Resûlullah’ın niyeti ile niyetlendimdeyince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Ben kurbanlık getirdim ve hacc-ı kırana niyet ettimdiye açıklamada bulundu ve Hz. Ali (radıyallahu anh)’ye şu emri verdi:Altmış yedi -veya altmış altı- deve kes. Develerden otuz üç -veya otuz dört- tanesini kendin için ayır ve develerden her birinden bir parça da (benim için) ayır.Ebu Dâvud, Menâsik 24, (1797).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1292
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: “Kim, haccın nüsükünden farzları dışında bir şey unutur veya terkederse bir kan (dem) akıtsın.”Muvatta, Hacc 240, (1, 419).HACC-I İFRAD

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1253
  • Muâz İbnu Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim muktedir olduğu halde tevazu maksadıyla (Allah için) (kıymetli) elbise giymeyi terkederse, Allah Kıyamet günü, onu mahlukatın başları üstüne çağırır ve dilediği iman elbisesini giymekte onu muhayyer bırakır.Tirmizi, Kıyamet 40, (2483).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5225
  • Hz. Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor: “Biz, (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın çıkardığı askeri) bir seferdeydik. Bir yerde konakladık. Yanımıza bir cariye gelip: “Obamızın efendisi Selim’i bir zehirli soktu. Onunla meşgul olacak erkekler de şu anda yoklar. sizde rukye yapan biri var mı?” dedi. Bunun üzerine bizden rukye hususunda mahâretini bilmediğimiz bir adam kalkıp onunla gitti ve adama okuyuverdi. Adam iyileşti. Kendisine otuz koyun verdiler. Bize sütünden içirdi. Ona: “Yahu sen rukye bilir miydin?” dedik. “Hayır, ben sadece Fatiha okuyarak rukye yaptım” dedi. Biz kendisine “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a sormadan (bu verdiklerine) dokunma!” dedik. Medine’ye gelince, durumu ona söyledik. Aleyhissalatu vesselam “Fatiha’nın rukye olduğunu (tedavi maksadıyla okunacağını) sana kim söyledi? (verdikleri koyunları paylaşın, bana da bir hisse ayırın!” buyurdular.”Buhari, Tıbb 39, 323, İcare 16, Fedailu’l-Kur’an 9; Müslim, selam 66, (2201); Ebu Davud, Tıbb 19, (3900); Tirmizi, Tıbb 20, (2064, 2065).RUKYEDEN NEHİY

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4003