
Ebu’d-Derda radıyallahu anh demiştir ki: “Dostum bana: “Şarap içme. Çünkü o her kötülüğün anahtarıdır!” diye tavsiyede bulundu.

Ebu’d-Derda radıyallahu anh demiştir ki: “Dostum bana: “Şarap içme. Çünkü o her kötülüğün anahtarıdır!” diye tavsiyede bulundu.

Talha İbnu Ubeydillah (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) hilâli görünce şu duayı okurdu: “Allahım, Ay’ın hilâl devresini bize bereketli, imanlı, selâmetli ve İslâm üzere geçir. (Ey hilâl) benim de senin de Rabbin Allah’tır.”Tirmizi, Daavât 52, (3447).

İbnu Mes’ûd (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre, şöyle buyurmuştur. “Bir yol takip etmek isteyen, bu yolu, ölmüş olanların yolundan seçsin. Zira hayatta olanların fitnesinden emin olunamaz. Ölmüş olanlar ise Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in Ashâbıdırlar. Onlar bu ümmetin en efdalidir. Kalpçe en temizleri, ilimce en derînleri, amelce en ihlaslıları yine onlardır. Allah, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in sohbeti ve dininin yerleşmesi için onları seçmiştir. Öyleyse sizler onların üstünlüğünü idrak edin, onların yolundan gidin, elinizden geldikçe onların ahlâkını ve yaşayış tarzlarını kendinize örnek kılın. Zira onlar en doğru yolda idiler.”İbnu Abdilberr, Câmi’ul-Beyâni’l-İlm ve Fadlihi’de kaydetmiştir 2,9.

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam ölmüştü, diğer biri, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın işiteceği şekilde onun için şöyle söyledi: “Cennet mübarek olsun!” Resülullah aleyhissalâtu vesselâm sordu:Nereden biliyorsun? Belki de o mâlâyâni konuştu veya kendisini zengin kılmayacak bir miktarda cimrilik etti!Tirmizi, Zühd 11, (2217).

Ebu Cuhayfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm öğle vakti yanımıza çıktı. Kendisine abdest suyu getirildi. Abdest aldı. Halk, onun abdest suyundan arta kalanı kapışmaya başladı. Bir parça alabilen, onu teberrüken) vücuduna sürünüyor idi. Hiç alamayan, arkadaşının elindeki yaşlığa değmeye çalışıyordu.”Buhari, Salat 17, Vudu 40, 93, 94, Ezan 18, 19, Libas 3, 42; Müslim, Salat 249-253 (503); Nesai, Taharet 103, (1, 87); Ebu Davud, Salat 102, (688).

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz uyanınca elini yıkamadıkça su kabına sokmasın.”ABDESTTE BESMELE

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz uyanınca elini yıkamadıkça su kabına sokmasın.”ABDESTTE BESMELE

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz uyanınca elini yıkamadıkça su kabına sokmasın.”ABDESTTE BESMELE

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:Hz. Abbâs (radıyallahu anh) Kâbe ile ilgili sikâye vazifesi, kendi sorumluluğunda olduğu için, eyyâm-ı Mina’yı Mekke’de geçirmek için izin istedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da ona izin verdi.Buhârî, Hacc 133, 75; Müslim, Hacc 346, (1315); Ebu Dâvud, Menâsik 75, (1959).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bize binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü. Üzerinde eskimiş (çizgili) iki parçalı giysi vardı.Onun bu eskilerden başka giyeceği yok mu? buyurdular. Evet var dedim. Çamaşır torbasında iki giysisi daha var, ben onları giydirmiştim.”Öyleyse çağır onu da, bunları giysin! emrettiler. (Çağırdım, emr-i Nebeviyi söyledim), o da onları giyindi. Geri gitmek üzere dönünce, Aleyhissalâtu vesselâm:Nesi var (da bu yenileri giymiyor?) Allah boynunu vurasıca! Bu daha hoş değil mi? buyurdular. Adam bu sözü işitti ve: “Allah yolunda mı (boynum vurulsun) ey Allah’ın Resülü?” dedi.Evet buyurdular, Allah yolunda! Adam Allah yolunda öldürüldü.”Muvatta, Libas 1, (2, 910).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *