
Râvilerden biri, bu hadisin baş kısmına şu ilâvede bulundu: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Nikâhların en hayırlısı en kolayıdır.”Ebu Dâvud, Nikâh 32, (2117).

Râvilerden biri, bu hadisin baş kısmına şu ilâvede bulundu: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Nikâhların en hayırlısı en kolayıdır.”Ebu Dâvud, Nikâh 32, (2117).

Ebu’n-Nasr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Uhud şehidlerine uğradı ve: “İşte bunlar var ya, bunlar için şehadet ederim” dedi. Ebu Bekir (radıyallahu anh): “Ey Allah’ın Resûlü biz onların kardeşleri değil miyiz? Onlar nasıl Müslüman oldularsa biz de Müslüman olduk, onların cihad etmeleri gibi biz de cihad ediyoruz!” dedi. Resûlullah şu cevabı verdi:Evet (söylediğiniz hususlar doğru), ancak benden sonra ne gibi bid’alar çıkaracağınızı bilemiyorum.Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ağladı, ağladı ve sonra:- Yani biz senden sonraya mı kalacağız? (diye eseflendi).Muvatta, Cihâd 32, (2, 461-62).CİHADIN VACİB OLUŞU VE CİHADA TEŞVİK EDEN HADİSLER

Yine İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Müseylime-i Kezzâb, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında (Medine’ye) gelip ve: “Eğer Muhammed bu işi (hilafeti) kendinden sonra bana bırakırsa ben ona tabi olurum” demeye başladı. Sonra kavminden kalabalık bir cemaatle Medine’ye geldi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da Sâbit İbnu Kays İbni Şemmâs ile birlikte ona uğradı. Bu sırada Aleyhissalâtu vesselâm’ın elinde bir dal parçası vardı. Arkadaşlarının arasında oturmakta olan Müseylime’ye yaklaştı ve:Sen benden şu parçayı istemiş olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah’ın senin hakkındaki emrini asla tecavüz edemeyeceksin. (Şayet bana itaatten) yüz çevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkından gelecektir. Öyle zannediyorum ki, sen, hakkında banna ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin! (İşte Sâbit, bana bedel sana cevap verecek! buyurup, oradan ayrıldı.)İbnu Abbas der ki: “Ben, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın: “Öyle zannediyorum ki, sen, hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin” sözü ile neyi kastettiğini sordum. Ebu Hureyre radıyallahu anh bana şu hususu haber verdi: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurmuştu ki:Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla bir ilgi göstermiştim. Allah Teâla hazretleri: Onlara üfle!” diye vahyetti, ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı ile yorumladım”Ravi, Ubeydullah der ki: “Bunlardan biri, San’a’nın sahibi el-Anesi, diğeride Yemâme’nin sahibi Müseylime’dir.Buhari, Menâkıb 25, Megâzi 70, 71, Tevhid 29; Müslim, Rü’ya 21, (2273).

İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu.”TELBİYEYİ KESME ZAMANI

Âmir İbnu Rebî’a radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Sizden biri bir cenazenin geçtiğini görürse, cenaze ile birlikte yürümese bile, cenazeyi geride bırakıncaya veya cenaze kendisini geride bırakıncaya veya cenaze onu geride bırakmadan, yere konuncaya kadar oturmasın.Buhârî, Cenâiz 47, 48; Müslim, Cenâiz 74; (958); Ebu Dâvud, Cenâiz 47, (3172); Tirmizî, Cenâiz 51, (1042); Nesâî, Cenâiz 45, (4, 44).

Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resülü, anne ve babanın çocukları üzerinde hakları nedir?” diye sormuştu. Aleyhissalâtu vesselâm: “Onlar senin cennet ve cehennemindirler” buyurdu.”BABANIN ÇOCUKLARINA VE BİLHASSA KIZA İYİ DAVRANMASI

Ubâdetu’bnu’s-Sâmid radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm cenazeyi takip ettiği vakit, cenaze mezara konuncaya kadar oturmazdı. Bir yahudi âlimi (bir gün) karşısına çıkıp:Ey Muhammed biz de böyle yaparız! dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: “Onlara muhalefet edin! Oturun!” emrettiler!”Ebu Dâvud, Cenâiz, 47, (3176); Tirmizî, Cenâiz, 35, (1020).

Yine Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Bir kadını, ensârdan bir erkekle evlendirmiştik. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Ey Aişe! Eğlenceniz yok mu? Zira ensâr eğlenceyi sever!” buyurdular.”Buhari, Nikah 63.

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissâlatu vesselâm buyurdular ki:Sizden kim yemin eder ve yemininde: Lât ve Uzza’ya kasem olsun!” derse hemen “Lailâhe illallah!” desin. Kim de arkadaşına: “Gel seninle kumar oynayalım” derse hemen (birşeyler) tasadduk etsin!”Buhâri, Eymân 5, Tefsir, Necm, Edeb 74, İsti’zân 52; Müslim, Eymân 5, (1647); Ebu Dâvud, Eymân 4, (3247); Tirmizi, Nüzür 17, (1545); Nesâî, Eymân 11, (7, 7).

Nesâi deki rivayette şu ziyade var: “Namazın sona erdiği rek’atte sol ayağını geride bırakmış ve uyluk kemiğine dayanarak oturmuş, sonra da selam vermişti.”Yine Nesâi’nin bir diğer rivayetinde şu ziyade var: “Şehadet parmağını kaldırmış ve onu hafif eğmiş (vaziyette teşehhüdü okuyordu).”Nesâî, Sehv 29, 38, (3, 34, 39).