
Yahya İbnu Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ridası ile atının alnını okşadığı görüldü. Bunun sebebi sorulunca şu cevabı verdi:Ben bu gece at mevzuunda azarlandım.Muvatta, Cihâd 47, (2, 468).

Yahya İbnu Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ridası ile atının alnını okşadığı görüldü. Bunun sebebi sorulunca şu cevabı verdi:Ben bu gece at mevzuunda azarlandım.Muvatta, Cihâd 47, (2, 468).

İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim Kur’ân hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerini hazırlasın.”Tirmizî, Tefsir 1, (2951).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek:Ey Allah’ın Resûlü! Hanımım değen eli reddetmiyor! dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Onu uzaklaştır!” emretti. Adam: “Nefsimin ona takılmasından korkuyorum” deyince:Öyleyse ondan faidelen! buyurdular.”Ebu Dâvud, Nikâh 4, (2049); Nesâi, Nikah 12, (6, 67).

Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vessselâm) şöyle dua ederdi: “Allah’ım, Âl-i Muhammed’in rızkını belini doğrultacak kadar ver -Bir diğer rivâyette- “yetecek kadar ver” buyurmuştur.”Buhâri, Rikâk 17; Müslim, Zekât 126, (1055); Tirmizi, Zühd 38, (2362). 6

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir mal hususunda ihtilaf eden, fakat beyyineleri olmayan) bir kavme yemin teklif etti. (İki taraf da) birden yemin etmeye koştu. Bunun üzerine (önce) yemin (edecek tarafın tesbiti için) kur’a çekilmesini emretti.”Buhari, Şehadat 24; Ebu Dâvud, Akdiye 22, (3616, 3617, 3618).

Abdullah İbnu Amr İbni’l-Âs’ın daha önce zikri geçen: “Bana haber verildi ki sen gündüzleri oruç tutuyor, geceleri de namaz kılıyormuşsun, doğru mu?..” diye başlayan hadis bu konuya girer.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Müseyyeb İbnu’l-Hazn anlatıyor: “Ebu Talib’in ölüm anı gelince, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm yanına geldi. Başucunda Ebu Cehil ile Abdullah İbnu Ebi Umeyye İbni’l-Muğire’yi buldu.Ey Amcacığım! bir kelimelik Lâilahe illallah de! Onunla Allah indinde senin lehine şehadette bulunayım! dedi. Ebu Cehil ve Abdullah atılarak (Ebu Talib’e):Sen Abdulmuttalib’in dininden yüz mü çevireceksin? diye müdahale ettiler.. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, (kelime-i şehadeti) ona arzetmeye devam etti. Onlar da kendi sözlerini aynen tekrara devam ettiler. Öyle ki bu hal Ebu Talib’in son söz olarak, onlara:Ben Abdulmuttalib’in dini üzereyim! demesine kadar devam etti. Ebu Talib Lâilahe illallah demekten kaçınmıştı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Yasaklanmadığı müddetçe senin için istiğfar edeceğim! dedi. Bunun üzerine aziz ve celil olan Allah şu vahyi indirdi. “(Meâlen:) “Akraba bile olsalar, onların cehennemlik oldukları ortaya çıktıktan sonra müşrikler hakkında Allah’tan af dilemek ne Peygamber’e ve ne de iman edenlere uygun düşmez” (Tevbe 113).Cenab-ı Hak şu ayeti de Ebu Talib hakkında indirmiştir. (Mealen): “Sen sevdiğin kimseyi hidayete erdiremezsin. Ancak Allah dilediğine hidayet verir. Doğru yolda olanları en iyi bilen de O’dur” (Kısas 56).Buhari, Menakıbu’l-Ensar 40, Cenaiz 81, Tefsir, Beraet 16, Kasas 1, Eyman 19; Müslim, İman 39, (34); Nesai, Cenaiz 102, (4, 90, 91).

Muhammed İbnu İbrahim, ceddi Kays İbnu Amr ‘dan anlattığına göre: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) geldi ve namaza duruldu. Onunla birlikrte sabah namazını kıldım. Sonra namaz bitince beni namaz kılar buldu.Ağır ol ey Kays! dedi. Bir namaz daha mı kılıyorsun? ”
Ben sabahın sünnetini kılmamıştım (onu kılıyorum) ” deyince:Abdullah İbnu Mâlik İbnu Buhayne (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikamet başladıktan sonra namaz kılmakta olan bir adam gördü. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca halk adamın etrafını sardı ve (Resulullah ona):Sabahı dört mü (kılıyorsun)? Sabahı dört mü (kılıyorsun)? dedi.”Buharî, Ezan 38; Müslim, Musafirin 65, (711); Nesâî, İmâmet 60, (2,117).

Ebü Saîd el’Hudrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir erkek başka bir erkeğin avretine bakmasın, kadın da kadının avretine. Bir erkek aynı örtünün içinde bir başka erkeğe sokulmasın. Kadın da aynı örtünün içinde bir başka kadına sokulmasın.”Müslim, Hayz 74, (338); Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4018); Tirmizî, Edeb 39, (2794).

Semüre İnnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Her çocuk, akika kurbeni ile rehinelenmiştir. Bu kurban, (doğumunun) yedinci günü, onun adına kesilir. (O gün) saçı da traş edilir ve çocuğa isim de verilir.”Ebu Davud, Edahi 21, (2837, 2838); Tirmizi, Edahi 23, (1572); Nesai, Akika 5, (7, 166).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *