• Abdullah İbnu Habeşi radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim bir sidre ağacını keserse, Allah onun başını cehenneme uzatır.”Ebu Dâvud, Edeb 171, (5239).Bu hadis hakkında kendisine sorulunca Ebu Dâvud şu cevabı vermiştir:Bu hadis muhtasardır. Manası şudur: Kırda bayırda yolcuların ve hayvanların gölgesinden istifade ettikleri bir sidre ağacını, o ağaçta herhangi bir hak sahibi olmayan bir kimse, haksız olarak keserse Allah onun başını cehenneme uzatır” demektir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5904
  • Müslim’in bir rivayetinde: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir ay boyu sabah namazında rüküdan sonra kunüt yaparak Useyye (kabîlesi)ne bedduâ etti” denir.”Buhâri nin bir rivayetinde: “Kunüt, akşam ve sabah namazındaydı” denir.”Ebü Dâvud ve Nesâi’nin bir rivayetinde: “Bir ay kunüt yaptı sonra terketti” denir.”Buhârî, Vitr 7, Cenâiz 41, Cizye 8, Megâzi 38, Da’avât 59; Müslim, Mesâcid 297-308, (677-679); Ebü Dâvud, Salât 345, (1444-1445); Nesâî, İftitah 116, (2, 200).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2589
  • Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bana geçmiş peygamberler (aleyhimusselam) arzedildiler. Hz. Musa zayıfca bir erkekti. Sanki Şenûe kabilesinden (uzun boylu) birine benziyordu. Hz. İsa (aleyhisselâm)’yı da gördüm, gördüklerim içinde ona en çok benzeyen Ürve İbnu Mes’üd idi. Hz. İbrahim (aleyhisselâm)’i de gördüm, gördüklerim arasında ona en çok benzeyen, arkadaşınızdı -yani kendisini kastediyor- Hz. Cebrail (aleyhisselam)’i de gördüm. Gördüklerimden ona en ziyâde benzeyen Dıhye İbnu Halîfe idi.”Müslim, İmam 271, (167); Menâkıb 27, (3651).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1674
  • Nu ‘man İbnu Beşir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinize muhalefet atar -veya yüzlerinize. . .” -demişi.”Buharî, Ezân 71, Müslim, Salât 127, (436); Ebu Dvud, Salât 94, (662, 663); Tirmizî, Salât 167, (227) ; Nesâî, İmâmet 25, (2, 89).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2790
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’den anlatıldığına göre: “İhramlı iken Cuhfe’de ölmüş olan oğlu Vâkid’i kefenlemiş, bu arada başını ve yüzünü örttükten sonra şöyle demiştir: “Eğer ihramlı olmasaydık, cenâzeye tîb de sürerdik.”Muvatta, Hacc 14, (1, 327).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1194
  • Muâz İbnu Enes (radıyallâhu anh) der ki: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Muhakkak ki Allah, kulun bir şey yiyip hamdetmesinden veya bir şey içip hamdetmesinden razı olur.”Müslim, Zikr 89, (2734); Tirmizi, Et’ime 18, (1817).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1826
  • Muâz İbnu Enes (radıyallâhu anh) der ki: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Muhakkak ki Allah, kulun bir şey yiyip hamdetmesinden veya bir şey içip hamdetmesinden razı olur.”Müslim, Zikr 89, (2734); Tirmizi, Et’ime 18, (1817).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1826
  • Muâz İbnu Enes (radıyallâhu anh) der ki: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Muhakkak ki Allah, kulun bir şey yiyip hamdetmesinden veya bir şey içip hamdetmesinden razı olur.”Müslim, Zikr 89, (2734); Tirmizi, Et’ime 18, (1817).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1826
  • Hz. Aiş (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine’de iken Kâbe’ye kurban sunar, ben de kurbanının boynuna takılacak nişanlarını hazırlardım. Bu sırada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlıların sakındığı yasaklardan sakınmazdı.”Buhârî, Hacc 110, Edâhî 15; Müslim 359, (1321); Muvatta, Hacc 51, (1, 340); Tirmizî, Hacc 69 (908); Ebu Dâvud, Menâsik 17, (1757, 1758, 1759); Nesâî, Hacc 65, 66, 67, 68, 69, 72, (5,171,178); İbnu Mâce, Menâsik 94, (3094).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1487
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın sağlığında ramazan ayını yirmidokuz gün olarak tutmamız otuz tutmamızdan daha fazladır.”YOLCULUKTA ORUÇ TUTULUR MU?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6477