• Abdullah İbnu Huneyn anlatıyor: “İbnu Abbas ile Misver İbnu Mahreme (radıyallahu anhümâ) Ebvâ’da ihtilâf ettiler. İbnu Abbas: “Muhrim başını yıkar” dedi. Misver ise: “Hayır, yıkayamaz!” dedi. İbnu Abbâs, beni Ebu Eyyüb el-Ensârî (radıyallahu anh)’ye gönderdi. Ben onu iki direk arasına gerilmiş bir perde gerisinde yıkanıyor buldum. Kendisine selam verdim.Kim o? dedi.Abdullah İbnu Huneyn’im. Beni, size İbnu Abbas gönderdi. Sizden, ihramlı iken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın başını nasıl yıkadığını soruyor dedim. Bunun üzerine Ebü Eyyüb (radıyallahu anh) elini perde (ipinin) üzerine koyup aşağı doğru bastı ve başı göründü. Üzerine su döken birisine: “Dök!” dedi. O da döktü. Ebu Eyyub (radıyallahu anh) başını elleriyle ileri geri ovalayıp:Resûlullah (aleyhissalatu vesselâm)’ı böyle yapar gördüm dedi.”Buharî, Cezâis-Sayd 14; Müslim, Hacc 91, (1205); Muvatta, Hacc 4, (1, 323); Ebu Dâvud, Menâeik 38, (1840); Nesâî, Hacc 27, (5,128-129); İbnu Mâce, Menâaik 22, (2934).Muvatta dışındaki rivayetlerde şu ziyade mevcuttur: “Misver, İbnu Abbâs’a şunu söyledi: “Seninle bir daha münakaşa etmiyeceğim (ne dersen kabülüm).”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1198
  • Ebu’d-Derda anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Cum’a günü bana salavatı çok okuyun. Çünkü o gün okunan salavatlar meşhuddur, melekler ona şahidlik ederler. Bana salavat okuyan hiç kimse yoktur ki, o daha okumasını bitirmeden salavatı bana ulaştırılmamış olsun.” Bunun üzerine dedim ki: “Siz öldükten sonra da mı?” “Evet buyurdular, öldükten sonra da. Zira Cenab-ı Hak hazretleri toprağa, peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmiştir. Allah’ın peygamberi her zaman diridir, rızka mazhardır.”ORUCUN FAZİLETİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6471
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ümmetimde iki sınıf vardır ki, onların İslâm’dan nasipleri yoktur: Mürcie ve Kaderiye.Tirmizi, Kader 13. (2150).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4815
  • Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “(Bu dünyada malca) en çok olanlar, Kıyamet günü en aşağıda olacaklardır. Ancak malı şöyle şöyle (bol bol) harcayanlar ve onu temiz yoldan kazananlar hariç.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7217
  • Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “(Bu dünyada malca) en çok olanlar, Kıyamet günü en aşağıda olacaklardır. Ancak malı şöyle şöyle (bol bol) harcayanlar ve onu temiz yoldan kazananlar hariç.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7217
  • Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “(Bu dünyada malca) en çok olanlar, Kıyamet günü en aşağıda olacaklardır. Ancak malı şöyle şöyle (bol bol) harcayanlar ve onu temiz yoldan kazananlar hariç.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7217
  • Ebü Bürde (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) sabah namazında altmış-yüz arasında âyet okurdu.”Nesâî, İftitah 112, (2,157); Buhârî, Mevâkît 11,13, 39, Ezân 104; Müslim, Mesâcid 2, (1, 246),16, (1, 262).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2515
  • Vâil İbnu Hucr (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın gayri’l-mağdübi aleyhim ve lâ’d-dâllîn’i okuyunca âmîn dediğini ve bunu söylerken sesini uzattığını işittim.”Bir başka rivâyette şöyle gelmiştir. “. . .Bunu söylerken sesini yükselttiğini işittim.”Ebü Dâvud, Salât 172, (932, 933); Tirmizî, Salât 184, (248).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2511
  • Bera İbnu’l-Âzib radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, evinde babama uğradı. Ondan bir semer satın aldı. (Babam) Azib’e:Benimle oğlunu gönder, onu evime kadar götürüversin! dedi. Babam bana:Hay onu götürüver! dedi. Ben de götürüverdim. Babam onunla beraber çıktı, bedelini alacaktı. Babam, Ebu Bekr’e:Ey Ebu Bekr! Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la (hicret ettiğin) gece ne yaptınız? diye sordu.Evet o gece yürüdük. Ertesi günü de öğle vaktine kadar yürüdük. Yolumuz tenha idi, hiç kimseye rastlamadık. Önümüze uzun bir kaya çıktı. Kayanın henüz güneşin değmediği bir gölgesi vardı. Yanına konakladık. Ben kayanın yanına geldim. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın duldasında uyuması için eIimle bir yeri düzledim. Sonra oraya bir post yayıp:

    Ey Allah’ın Resülü! (Siz biraz istirahat buyurup şurada) uyuyun, ben etrafınızı gözetlerim!” dedim. Derken yatıp uyudu, ben de çıkıp etrafını gözetlemeye başladım. Kayaya doğru sürüsüyle gelmekte olan bir çobanla karşılaştım. O da bizim gibi gölgeye sığınmak istiyordu.Sen kimlerdensin ey delikanlı? diye sordum. Medine veya Mekke’den bir adama aitti. Ben tekrar:Koyununda süt var mı? dedim.Evet! dedi.Sağar mısın? dedim.Tabii dedi ve sağmak üzere bir koyun yakaladı.Memede kıl, toz-toprak çer-çöp olabilir, bunları bir çırp! dedim. Dediğimi yaptı, beraberindeki bir kaba bir miktar süt sağdı. Benim de yanımda Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm için taşıdığım bir kap vardı. İçmede, abdestte onu kullanırdı. (Sütü kendi kabıma aktararak) Aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına geldim. Uyuyordu. Uyandırmak istemedim. Uyanıncaya kadar yanında durdum. Süte biraz su kattım, dibi serinledi.Ey Allah’ın Resülü, buyurun için! dedim. O içti ben de memnun oldum. Sonra: “Yola koyulma vakti gelmedi mi?” dedi.Evet! dedim. Güneşin zevâlinden sonra hareket ettik. Peşimize Sürâka İbnu Mâlik İbni Cu’şem düştü. Biz sert bir arazide yürüyorduk.Ey Allah’ın Resülü, bize yaklaştı! dedim.Üzülme! Allah bizimledir! buyurdu. Aleyhissalâtu vesselâm, Sürâkaya beddua etti. Derhal atının ön ayağı karnına kadar yere saplandı. Sürâka:Anladım ki, siz bana ilendiniz. Ne olur benim için dua edin. Allah için ben de takipçileri sizden geri çevireceğim! dedi. Aleyhissalâtu vesselâm dua ediverdi, adam kurtuldu ve geri döndü. Yol boyu her kime rastladı ise:Ben size bedel burada gereken (aramayı) yaptım (kimse yok)! dedi. Böylece her kime rastladı ise geri çevirdi. Hülasa, bize verdiği sözü tuttu.”Buhâri, Menâkıbu’l-Ensâr 45. Lukata 11, Menâkıb 25, Eşribe 12; Müslim, Zühd 75, (2009).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5739
  • Bera İbnu’l-Âzib radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, evinde babama uğradı. Ondan bir semer satın aldı. (Babam) Azib’e:Benimle oğlunu gönder, onu evime kadar götürüversin! dedi. Babam bana:Hay onu götürüver! dedi. Ben de götürüverdim. Babam onunla beraber çıktı, bedelini alacaktı. Babam, Ebu Bekr’e:Ey Ebu Bekr! Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la (hicret ettiğin) gece ne yaptınız? diye sordu.Evet o gece yürüdük. Ertesi günü de öğle vaktine kadar yürüdük. Yolumuz tenha idi, hiç kimseye rastlamadık. Önümüze uzun bir kaya çıktı. Kayanın henüz güneşin değmediği bir gölgesi vardı. Yanına konakladık. Ben kayanın yanına geldim. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın duldasında uyuması için eIimle bir yeri düzledim. Sonra oraya bir post yayıp:

    Ey Allah’ın Resülü! (Siz biraz istirahat buyurup şurada) uyuyun, ben etrafınızı gözetlerim!” dedim. Derken yatıp uyudu, ben de çıkıp etrafını gözetlemeye başladım. Kayaya doğru sürüsüyle gelmekte olan bir çobanla karşılaştım. O da bizim gibi gölgeye sığınmak istiyordu.Sen kimlerdensin ey delikanlı? diye sordum. Medine veya Mekke’den bir adama aitti. Ben tekrar:Koyununda süt var mı? dedim.Evet! dedi.Sağar mısın? dedim.Tabii dedi ve sağmak üzere bir koyun yakaladı.Memede kıl, toz-toprak çer-çöp olabilir, bunları bir çırp! dedim. Dediğimi yaptı, beraberindeki bir kaba bir miktar süt sağdı. Benim de yanımda Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm için taşıdığım bir kap vardı. İçmede, abdestte onu kullanırdı. (Sütü kendi kabıma aktararak) Aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına geldim. Uyuyordu. Uyandırmak istemedim. Uyanıncaya kadar yanında durdum. Süte biraz su kattım, dibi serinledi.Ey Allah’ın Resülü, buyurun için! dedim. O içti ben de memnun oldum. Sonra: “Yola koyulma vakti gelmedi mi?” dedi.Evet! dedim. Güneşin zevâlinden sonra hareket ettik. Peşimize Sürâka İbnu Mâlik İbni Cu’şem düştü. Biz sert bir arazide yürüyorduk.Ey Allah’ın Resülü, bize yaklaştı! dedim.Üzülme! Allah bizimledir! buyurdu. Aleyhissalâtu vesselâm, Sürâkaya beddua etti. Derhal atının ön ayağı karnına kadar yere saplandı. Sürâka:Anladım ki, siz bana ilendiniz. Ne olur benim için dua edin. Allah için ben de takipçileri sizden geri çevireceğim! dedi. Aleyhissalâtu vesselâm dua ediverdi, adam kurtuldu ve geri döndü. Yol boyu her kime rastladı ise:Ben size bedel burada gereken (aramayı) yaptım (kimse yok)! dedi. Böylece her kime rastladı ise geri çevirdi. Hülasa, bize verdiği sözü tuttu.”Buhâri, Menâkıbu’l-Ensâr 45. Lukata 11, Menâkıb 25, Eşribe 12; Müslim, Zühd 75, (2009).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5739