• Hz. Enes radıyallahu anh’in anlattığına göre, kendisi bir grup çocuğa uğrar ve onlara selam verir. Yanındakilere de şu açıklamayı yapar. “RResûlullah aleyhissalâtu vesselâm böyle yapardı!”Buhari, İsti’zan 14; Müslim, selam 14, (2168); Ebu Davud, Edeb 147, (5202); Tirmizi, İsti’zan 8, (2697).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3351
  • İbnu Abbas (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir adamın elinde altından bir yüzük gördü. Onu çıkarıp attı ve:Biriniz tutup ateşten bir parçayı alıp eline koyuyor! buyurdu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) gidince adama: “Yüzüğünü al (başka sürette) ondan faydalan” dediler. O:Hayır! Vallâhi ebediyen almayacağım, onu Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) attı dedi.”Müslim, Libâs 52, (2090).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2071
  • Nâfi anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”Muvatta, Hacc 75, (1, 350).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1205
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Şu mescidimdeki namaz efdaldir. -Bir başka rivayette- “Bu mescidimdeki bir nemez), Mescid-i Haram hariç bütün mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.”Buhari, Fazlu’s-Salat 1; Müslim, Hacc 505, (1394); Muvatta, Kıble 9, (1, 196); Tirmizi, Salat 243, (325); Nesai, Mesacid 7, (2, 35).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4550
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şeytan insanoğlunda, kanın cereyanı gibi cereyan eder.”Ebu Dâvud, Sünnet 18, (4719).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5868
  • Hz. Esma (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Bir kadın Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)’a gelerek: “Kızım çiçek hastalığına yakalandı ve saçları döküldü. Ben onu evlendirdim, iğreti saç takayım mı?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:Allah takana da taktırana da lânet etmiştir? diye cevap verdi.”Buhârî, Libâs 83, 85; Müslim, Libâs 115, (2122); Nesâî, Zînet 71, (8,187,188).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2104
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Davud aleyhissalâm’a okumak (Kur’an) kolaylaştırılmıştı. Böylece, hayvanının eğerlenmesini emreder, eğerlenmezden önce (baştan sona Kur’ân-ı) okurdu. O, kendi el emeğiyle kazandığından başka bir şey de yemezdi.Buhari, Enbiya 37; Büyü’ 15, Tefsir, Beni İsrail 5.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *HZ. SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4309
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Üç kişi dışında hiç kimse beşikte iken konuşmamıştır. Bunlar: Hz. İsa İbnu Meryem aleyhima’s-selam, Cüreyc’in arkadaşı.Cüreyc, kendini ibâdete vermiş âbid bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşguldü. Derken bir gün annesi yanına geldi, o namaz kılıyordu.Ey Cüreyc! (Yanıma gel, seninle konuşacağım! Ben annenim) diye seslendi. Cüreyc:Allahım! Annem ve namazım (hangisini tercih edeyim? diye düşündü). Namazına devama karar verdi.Annesi çağırmasını (her defasında üç kere olmak üzere) üç gün tekrarladı. (Cevap alamayınca) üçüncü çağırmanın sonunda:Allahım, kötü kadınların yüzünü göstermedikçe canını alma! diye bedduada bulundu. Beni İsrail, aralarında Cüreyc ve onun ibadetini konuşuyorlardı. O diyarda güzelliğiyle herkesin dilinde olan zâniye bir kadın vardı.Dilerseniz ben onu fitneye atarım dedi. Gidip Cüreyc’e sataştı. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi.Kadın bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc’in manastırı(nın dibi)nde barınak bulmuş birisiydi. Kadın onunla zina yaptı ve hâmile kaldı. Çocuğu doğurunca:Bu çocuk Cüreyc’ten! dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc’i manastırından çıkarıp manastırı yıktılar, (hakaretler ettiler), kendisini de dövmeye başladılar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara:Derdiniz ne? diye sordu.Şu fahişe ile zina yaptın ve senden bir çocuk doğurdu! dediler. Cüreyc:Çocuk nerede, (getirin bana?) dedi. Halk çocuğu ona getirdi. Cüreyc:Bırakın beni, namazımı kılayım! dedi. Bıraktılar ve namazını kıldı. Namazı bitince çocuğun yanına gitti, karnına dürttü ve:Ey çocuk! Baban kim? diye sordu. Çocuk: “Falanca çoban!” dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc’e gelip onu öpüp okşadı ve: “senin manastırını altından yapacağız!” dedi. Cüreyc ise:Hayır! Eskiden olduğu gibi kerpiçten yapın! dedi. Onlar da yaptılar.(Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan şahlanmış bir at üzerinde kılık kıyafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kadın:Allah’ım şu oğlumu bunun gibi yap! diye dua etti. Çocuk memeyi bırakarak adama doğru yönelip baktı ve:Allahım beni bunun gibi yapma! diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye başladı.”Ebu Hureyre der ki: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı, şehadet parmağını ağzına koyup emmeye başlayarak, çocuğun emişini taklid ederken görür gibiyim.”(Resulullah anlatmaya devam etti:)(Sonra annenin yanından) bir kalabalık geçti. Ellerinde bir câriye vardı. Onu dövüyorlar ve:

    (Seni zâni seni!) Zina yaparsın, hırsızlık yaparsın ha!” diyorlardı. Câriye ise:Allah bana yeter, o ne iyi vekildir! diyordu. Çocuğun annesi:Allahım çocuğumu bunun gibi yapma! dedi. Çocuk yine emmeyi bıraktı, câriyeye baktı ve:Allahım beni bunun gibi yap! dedi. İşte burada anne-evlat karşılıklı konuşmaya başladılar: (Anne dedi ki:Boğazı tıkanasıca! Kıyafeti güzel bir adam geçti. Ben: Allahım, oğlumu bunun gibi yap” dedim. sen: “Allahım! Beni bunun gibi yapma!” dedin. Yanımızdan cariyeyi döverek, zina ve hırsızlık yaptığını söyleyerek geçenler oldu. Ben: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma” dedim. sen ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedin).Oğlu şu cevabı verdi:Güzel kıyafetli bir adam geçti. Sen: Allahım, oğlumu bunun gibi yap!” dedin, ben ise: “Allahım beni bunun gibi yapma!” dedim. Yanımızdan bu câriyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: “Zina ettin, hırsızlık ettin!” diyorlardı. Sen: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma!” dedin. Ben ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedim. (Sebebini açıklayayım:) O atlı adam cebbâr zalimin biriydi. Ben de: “Allahım beni böyle yapma!” dedim. “Zina ettin, hırsızlık ettin!” dedikleri şu zavallı cariye ise ne zina yapmıştı, ne de çalmıştı! Ben de “Allahım beni bunun gibi yap!” dedim.”Buhari, Enbuya 50, Amil fi’s-Salât 7; Müslim, Birr 7, 8, (2550). Metin Müslim’den alınmadır.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MAĞARA ASHABININ KISSASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4959
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Üç kişi dışında hiç kimse beşikte iken konuşmamıştır. Bunlar: Hz. İsa İbnu Meryem aleyhima’s-selam, Cüreyc’in arkadaşı.Cüreyc, kendini ibâdete vermiş âbid bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşguldü. Derken bir gün annesi yanına geldi, o namaz kılıyordu.Ey Cüreyc! (Yanıma gel, seninle konuşacağım! Ben annenim) diye seslendi. Cüreyc:Allahım! Annem ve namazım (hangisini tercih edeyim? diye düşündü). Namazına devama karar verdi.Annesi çağırmasını (her defasında üç kere olmak üzere) üç gün tekrarladı. (Cevap alamayınca) üçüncü çağırmanın sonunda:Allahım, kötü kadınların yüzünü göstermedikçe canını alma! diye bedduada bulundu. Beni İsrail, aralarında Cüreyc ve onun ibadetini konuşuyorlardı. O diyarda güzelliğiyle herkesin dilinde olan zâniye bir kadın vardı.Dilerseniz ben onu fitneye atarım dedi. Gidip Cüreyc’e sataştı. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi.Kadın bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc’in manastırı(nın dibi)nde barınak bulmuş birisiydi. Kadın onunla zina yaptı ve hâmile kaldı. Çocuğu doğurunca:Bu çocuk Cüreyc’ten! dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc’i manastırından çıkarıp manastırı yıktılar, (hakaretler ettiler), kendisini de dövmeye başladılar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara:Derdiniz ne? diye sordu.Şu fahişe ile zina yaptın ve senden bir çocuk doğurdu! dediler. Cüreyc:Çocuk nerede, (getirin bana?) dedi. Halk çocuğu ona getirdi. Cüreyc:Bırakın beni, namazımı kılayım! dedi. Bıraktılar ve namazını kıldı. Namazı bitince çocuğun yanına gitti, karnına dürttü ve:Ey çocuk! Baban kim? diye sordu. Çocuk: “Falanca çoban!” dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc’e gelip onu öpüp okşadı ve: “senin manastırını altından yapacağız!” dedi. Cüreyc ise:Hayır! Eskiden olduğu gibi kerpiçten yapın! dedi. Onlar da yaptılar.(Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan şahlanmış bir at üzerinde kılık kıyafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kadın:Allah’ım şu oğlumu bunun gibi yap! diye dua etti. Çocuk memeyi bırakarak adama doğru yönelip baktı ve:Allahım beni bunun gibi yapma! diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye başladı.”Ebu Hureyre der ki: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı, şehadet parmağını ağzına koyup emmeye başlayarak, çocuğun emişini taklid ederken görür gibiyim.”(Resulullah anlatmaya devam etti:)(Sonra annenin yanından) bir kalabalık geçti. Ellerinde bir câriye vardı. Onu dövüyorlar ve:

    (Seni zâni seni!) Zina yaparsın, hırsızlık yaparsın ha!” diyorlardı. Câriye ise:Allah bana yeter, o ne iyi vekildir! diyordu. Çocuğun annesi:Allahım çocuğumu bunun gibi yapma! dedi. Çocuk yine emmeyi bıraktı, câriyeye baktı ve:Allahım beni bunun gibi yap! dedi. İşte burada anne-evlat karşılıklı konuşmaya başladılar: (Anne dedi ki:Boğazı tıkanasıca! Kıyafeti güzel bir adam geçti. Ben: Allahım, oğlumu bunun gibi yap” dedim. sen: “Allahım! Beni bunun gibi yapma!” dedin. Yanımızdan cariyeyi döverek, zina ve hırsızlık yaptığını söyleyerek geçenler oldu. Ben: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma” dedim. sen ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedin).Oğlu şu cevabı verdi:Güzel kıyafetli bir adam geçti. Sen: Allahım, oğlumu bunun gibi yap!” dedin, ben ise: “Allahım beni bunun gibi yapma!” dedim. Yanımızdan bu câriyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: “Zina ettin, hırsızlık ettin!” diyorlardı. Sen: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma!” dedin. Ben ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedim. (Sebebini açıklayayım:) O atlı adam cebbâr zalimin biriydi. Ben de: “Allahım beni böyle yapma!” dedim. “Zina ettin, hırsızlık ettin!” dedikleri şu zavallı cariye ise ne zina yapmıştı, ne de çalmıştı! Ben de “Allahım beni bunun gibi yap!” dedim.”Buhari, Enbuya 50, Amil fi’s-Salât 7; Müslim, Birr 7, 8, (2550). Metin Müslim’den alınmadır.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MAĞARA ASHABININ KISSASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4959
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Üç kişi dışında hiç kimse beşikte iken konuşmamıştır. Bunlar: Hz. İsa İbnu Meryem aleyhima’s-selam, Cüreyc’in arkadaşı.Cüreyc, kendini ibâdete vermiş âbid bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşguldü. Derken bir gün annesi yanına geldi, o namaz kılıyordu.Ey Cüreyc! (Yanıma gel, seninle konuşacağım! Ben annenim) diye seslendi. Cüreyc:Allahım! Annem ve namazım (hangisini tercih edeyim? diye düşündü). Namazına devama karar verdi.Annesi çağırmasını (her defasında üç kere olmak üzere) üç gün tekrarladı. (Cevap alamayınca) üçüncü çağırmanın sonunda:Allahım, kötü kadınların yüzünü göstermedikçe canını alma! diye bedduada bulundu. Beni İsrail, aralarında Cüreyc ve onun ibadetini konuşuyorlardı. O diyarda güzelliğiyle herkesin dilinde olan zâniye bir kadın vardı.Dilerseniz ben onu fitneye atarım dedi. Gidip Cüreyc’e sataştı. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi.Kadın bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc’in manastırı(nın dibi)nde barınak bulmuş birisiydi. Kadın onunla zina yaptı ve hâmile kaldı. Çocuğu doğurunca:Bu çocuk Cüreyc’ten! dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc’i manastırından çıkarıp manastırı yıktılar, (hakaretler ettiler), kendisini de dövmeye başladılar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara:Derdiniz ne? diye sordu.Şu fahişe ile zina yaptın ve senden bir çocuk doğurdu! dediler. Cüreyc:Çocuk nerede, (getirin bana?) dedi. Halk çocuğu ona getirdi. Cüreyc:Bırakın beni, namazımı kılayım! dedi. Bıraktılar ve namazını kıldı. Namazı bitince çocuğun yanına gitti, karnına dürttü ve:Ey çocuk! Baban kim? diye sordu. Çocuk: “Falanca çoban!” dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc’e gelip onu öpüp okşadı ve: “senin manastırını altından yapacağız!” dedi. Cüreyc ise:Hayır! Eskiden olduğu gibi kerpiçten yapın! dedi. Onlar da yaptılar.(Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan şahlanmış bir at üzerinde kılık kıyafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kadın:Allah’ım şu oğlumu bunun gibi yap! diye dua etti. Çocuk memeyi bırakarak adama doğru yönelip baktı ve:Allahım beni bunun gibi yapma! diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye başladı.”Ebu Hureyre der ki: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı, şehadet parmağını ağzına koyup emmeye başlayarak, çocuğun emişini taklid ederken görür gibiyim.”(Resulullah anlatmaya devam etti:)(Sonra annenin yanından) bir kalabalık geçti. Ellerinde bir câriye vardı. Onu dövüyorlar ve:

    (Seni zâni seni!) Zina yaparsın, hırsızlık yaparsın ha!” diyorlardı. Câriye ise:Allah bana yeter, o ne iyi vekildir! diyordu. Çocuğun annesi:Allahım çocuğumu bunun gibi yapma! dedi. Çocuk yine emmeyi bıraktı, câriyeye baktı ve:Allahım beni bunun gibi yap! dedi. İşte burada anne-evlat karşılıklı konuşmaya başladılar: (Anne dedi ki:Boğazı tıkanasıca! Kıyafeti güzel bir adam geçti. Ben: Allahım, oğlumu bunun gibi yap” dedim. sen: “Allahım! Beni bunun gibi yapma!” dedin. Yanımızdan cariyeyi döverek, zina ve hırsızlık yaptığını söyleyerek geçenler oldu. Ben: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma” dedim. sen ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedin).Oğlu şu cevabı verdi:Güzel kıyafetli bir adam geçti. Sen: Allahım, oğlumu bunun gibi yap!” dedin, ben ise: “Allahım beni bunun gibi yapma!” dedim. Yanımızdan bu câriyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: “Zina ettin, hırsızlık ettin!” diyorlardı. Sen: “Allahım, oğlumu bunun gibi yapma!” dedin. Ben ise: “Allahım, beni bunun gibi yap!” dedim. (Sebebini açıklayayım:) O atlı adam cebbâr zalimin biriydi. Ben de: “Allahım beni böyle yapma!” dedim. “Zina ettin, hırsızlık ettin!” dedikleri şu zavallı cariye ise ne zina yapmıştı, ne de çalmıştı! Ben de “Allahım beni bunun gibi yap!” dedim.”Buhari, Enbuya 50, Amil fi’s-Salât 7; Müslim, Birr 7, 8, (2550). Metin Müslim’den alınmadır.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MAĞARA ASHABININ KISSASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4959