• Ebu Sa’id el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teâla hazretleri cennet ehline;Ey cennet ahalisi! diye seslenir. Onlar:Ey Rabbimiz, buyur! Ebrine âmâdeyiz! Hayır senin elindedir! derler. Rab Teâla:Razı oldunuz mu? diye sorar. Onlar:

    Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlûkatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!” derler. Rab Teâla:Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi? der. Onlar:Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir? derler. Rab Teâla:Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyen gadab etmeyeceğim! buyururlar.”Buhari, Rikâk 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizi, Cennet 18, (2558).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5103
  • Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resülü, dedim, şâyet Kadir gecesine tevâfuk edersem nasıl dua edeyim?” Şu duayı okumamı söyledi:Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu’l-afve fa’fu anni. (Allahım! Sen affeedicisin, affı seversin, beni affet.Tirmizi, Da’avât 89, (3508).HAPŞIRANIN DUASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1838
  • Ebu Rezîn el-Ukeylî (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü, dedim, mahlukatını yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi?” Bana şu cevabı verdi:el-Amâ’da idi. Ne altında hava, ne de üstünde hava vardı. Arşını su üzerinde yarattı. Ahmed İbnu Hanbel dedi ki: “Yezid şunu söyledi: el-Amâ, yani “Allah’la birlikte başka bir şey yoktu” demektir.”irmizî, Tefsir, Hud (3108).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1657
  • Ebû Ümâme İbnu Sehl İbni Huneyf, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın Ensârî bazı sahabelerinden naklen anlatıyor: “Ensâr’dan bir adam hastalandı ve çöktü, öyleki bir kemik bir deriye döndü. Bir ara Ashab’dan birine ait bir cariye hastanın yanına girmişti. Adam, ona müncezib oldu ve temasta bulundu. Bu sırada, kavminden kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelenler oldu. Yaptığı işi onlara haber verdi ve:Benim için Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sorun, ben yanıma giren bir cariyeye temasta bulundum dedi. Durumu Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e anlattılar ve ilâveten:Hiç kimsede hastalığın bu derece şiddetlisini de görmedik. Adamı sana getirmeye kalksak kemikleri kırılıp dağılacaktır, bir kemik bir deriden başka bir şey değil! dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Yüz tane hurma çubuğu alın, (bunları tek bir sopa halinde bağlayıp) adama bir kere vurun! diye emretti.”Ebû Dâvud, Hudud 34, (4472); Nesâî, Kudât 22, (8, 242); İbnu Mâce, Hudud,18, (2574).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1628
  • İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Öğle namazını serinliğe bırakın.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *AKŞAM NAMAZI VAKTİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6159
  • Saîd İbnu Cübeyr (rahimehullah) anlatıyor: “Enes İbnu Malik (radıyallâhu anh)’i dinledim şöyle diyordu: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)’dan sonra, namazı Resülullah ‘ın namazına bu derece benzeyen, şu gençten yani Ömer İbnu Abdilaziz’den başka birinin ardında namaz kılmadım.”Enes (devamla) dedi ki: “Rüküsunda on tesbihât, secdelerinde de o kadar tesbihat tahmin ettik.”Ebu Dâvud, Salât 154, (88); Nesâî, İftitah 166, (2, 224-225).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2558
  • Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün, halka) hitabetti, -(Ebu Hüreyre, hadisin vürûdu ile ilgili) bir kıssa anlattı- (hadiste şu ibare de vardı:) “Ebu Şah dedi ki: “Ey Allah’ın Resûlü! (bu hutbeyi) bana yazıverin!” Bu taleb üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Evet Ebu Şâh’a yazıverin!” emir buyurdular.”Tirmizi, İlim 12, (2669); Buhari, İlm 39, Lukata 7, Diyat 8; Ebu Davud, İlm 3, (3649).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4103
  • el-Fadl İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizi köyümüzde ziyaret etti. O sırada bizim iki küçük köpekle bir dişi eşeğimiz vardı. Bu ikisi önünde bulundukları halde ikndi namazı kıldı. Hayvanları ne azarladı ne de geriye kovaladı.”Ebu Dâvud, Salât 114 ,(718) ; Nesâî, Kıble 7, (2, 65).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2708
  • İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hamr hususunda kesin bir hadd takdir etmedi. Bir adam içmiş, sarhoş olmuştu. Caddede yalpa yaparken kendisine rastladı. Adamı hemen tutup Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a getirmek için harekete geçtiler. Adam, Abbâs (radıyallâhu anh)’ın evinin hizasına gelince boşanıp kaçtı ve Abbâs’ın evine girerek ona iltica etti.Durum Resûlullah (aleyhisalâtu vessalâm)’a anlatılmıştı, güldü ve:”Yani o,bunları (kaçma, girme ve iltica) yaptı mı?” dedi. Hakkında her hangi bir emir vermedi.”Ebü Dâvud, Hudud, 36, (4476).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1616
  • Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ‘a yardım talep etmek üzere bir adam gelip: “Ey Allah’ın Resulü! (Efendim) falana ait şu cariye var ya (onun yüzünden efendim bana sıkıntı veriyor)” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Vah! Neyin var?” deyince adam: “Bela hasıl oldu. Köle (ben demek istiyor) efendinin cariyesine bakmıştı, efendi kıskançlıkla erkeklik uzvunu burdu (hadım etti)” dedi. Aleyhissalatu vesselam: “Adamı bana getir!” emretti. Efendi çağırıldı ama getirilemedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Öyleyse git, sen hürsün!” ferman buyurdu. Adam: “Ey Allah’ın Resûlü! (Efendimin kölesi olmamda direnmesi halinde) kim bana yardımcı olacak?” dedi. Aleyhissalatu vesselam: “Sana yardımcı olmak bütün müslümanlara terettüp eder” cevabını verdi.”Ebu Davud, Diyat 7, (4519); İbnu Mace, Diyat 29, (2680).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4139