
Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.”Ebu Davud, edeb 19, (4833); Tirmizi, Zühd 45, (2379).

Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.”Ebu Davud, edeb 19, (4833); Tirmizi, Zühd 45, (2379).

İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben Havzın başına sizden önce geleceğim. Bana sizden bazı kimseler yükseltilip (gösterilecek). O kadar ki, eğilsem onları tutarım. Ama hemen geri çekilecekler.
Ey Rabbim! Bunlar benim ashabım!” derim. Ama bana:Senden sonra bunların ne bid’alar yaptıklarını sen bilmezsin! denilir. Ben de:Dini benden sonra değiştirenler rahmetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun! derim.”Buhari, Rikak 53, Fiten 1; Müslim, Fezail 32, (2297).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir din kardeşine yemiş satsan sonra da buna bir âfet gelse, ondan bir şey alman sana helâl olmaz. Kardeşinin malını hakkın olmadığı halde nasıl alırsın?”Müslim, Müsâkat 14, (1554); Ebu Dâvud, İcâre 24, (3574), 60, (3470).Bir başka rivayette: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) âfetle gelen zararın hesaptan düşülmesini emretti” demiştir.(Müslim, Musâkat 17).CİMRİLİKLE İLGİLİ BÖLÜM

Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm: “Kim bir kâfiri öldürürse seleb’i onundur” buyurdular.”GULÜL (GANİMETTEN ÇALMA)

Hz. Enes İbnu Malik anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:Karanlık gecelerde mescidlere müdavim olanların, Kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdele!MESCİDE UZAK EV DAHA SEVAPLI

Hz. Enes İbnu Malik anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:Karanlık gecelerde mescidlere müdavim olanların, Kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdele!MESCİDE UZAK EV DAHA SEVAPLI

Ziyâd İbnu Lebîd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm bir şey anlatarak: “İşte bu şey, ilmin gitme anlarında olur” buyurdu. Ben: “Ey Allah’ın Resûlü! Bizler Kur’ân’ı okur olduğumuz, evladlarımıza da okuttuğumuz, evlatlarımız da kendi evlatlarına okutur olacakları halde ilim nasıl gider (kaybolur)?” dedim. Aleyhissalatu vesselâm:Anasız kalasıca Ziyâd! Ben seni, Medine’nin en fakihlerinden biri bilirdim. Şu, (gözümüzün önündeki) yahudi ve hıristiyanlar kitapları olan Tevrat ve İncil’i okudukları halde onların içinde bulunanlarla amel ediyorlar mı? (Demek ki keramet okumada değil, okunanı hayata geçirmekte, yaşamakta ve tatbik etmektedir) buyurdular.”

Ziyâd İbnu Lebîd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm bir şey anlatarak: “İşte bu şey, ilmin gitme anlarında olur” buyurdu. Ben: “Ey Allah’ın Resûlü! Bizler Kur’ân’ı okur olduğumuz, evladlarımıza da okuttuğumuz, evlatlarımız da kendi evlatlarına okutur olacakları halde ilim nasıl gider (kaybolur)?” dedim. Aleyhissalatu vesselâm:Anasız kalasıca Ziyâd! Ben seni, Medine’nin en fakihlerinden biri bilirdim. Şu, (gözümüzün önündeki) yahudi ve hıristiyanlar kitapları olan Tevrat ve İncil’i okudukları halde onların içinde bulunanlarla amel ediyorlar mı? (Demek ki keramet okumada değil, okunanı hayata geçirmekte, yaşamakta ve tatbik etmektedir) buyurdular.”

Ebü Müsa (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “AIIah, bedeninde halûk’tan bir parça eser bulunan kimsenin namazını kabul etmez.”Ebü Dâvud, Tereccül, 8, (4178).SAÇ VE BAKIMI:

Ebu Sa’id el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teâla hazretleri cennet ehline;Ey cennet ahalisi! diye seslenir. Onlar:Ey Rabbimiz, buyur! Ebrine âmâdeyiz! Hayır senin elindedir! derler. Rab Teâla:Razı oldunuz mu? diye sorar. Onlar:
Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlûkatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!” derler. Rab Teâla:Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi? der. Onlar:Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir? derler. Rab Teâla:Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyen gadab etmeyeceğim! buyururlar.”Buhari, Rikâk 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizi, Cennet 18, (2558).