• Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Muhakkak ki, Allah bu ümmet için, her yüz senenin başında, kendisine dini tecdîd edecek kimse(ler) gönderecektir.Ebu Davud, Melahim 1, (4391).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5541
  • Ukbe İbnu’l-Haris (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize ikindi namazı kıldırmış idi. (Selam verince) acele ile cemaati yarıp evine girdi. Halk onun bu telaşesinde hayrete düşmüştü. Ancak geri dönmesi gecikmedi. Gelince, (halkın merakını yüzlerinden anlayan Hz. Peygamber şu açıklamayı yaptı): “Yanımda kalan birkısım altın vardı (namazda) onu hatırladım. Beni alıkoyacağından korktum ve hemen gidip dağıttım.”Buhârî, Ezân 155, Amel fi’s-Salât 18, Zekât 20, İsti’zân 36; Nesâî, 104 (3, 84).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2153
  • Nu’mân İbnu Beşîr (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah, arz ve semâvatı yaratmazdan iki bin yıl önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki âyet bir evde üç gece okundu mu artık şeytan ona yaklaşamaz.”Tirmizi, Sevabu’l-Kur’ân 4, 2885.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 446
  • Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın için hiçbir şey biriktirmezdi.”Tirmizî, Zühd 38, (2363).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2151
  • Zeyd İbnu Erkâm radıyallahu anh anlatıyor: “Yemen’den bir zât Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelip:Üç kişi Hz. Ali’ye gelip, tek bir tuhur zamanı içerisinde cimada bulundukları bir kadından doğan bir çocuk hakkındaki ihtilaflarını arzettiler. Hz. Ali ikisine:

    Çocuk şu üçüncüye mübarek olsun!” dedi. Bunun üzerine diğer ikisi feverân ettiler (olmaz böyle hüküm diye çıkıştılar). Hz. Ali bunun üzerine:Siz, ihtilaflı ortaklarsınız. Ben aranızda kur’a çekeceğim. Kime çıkarsa çocuk onundur. Diğer iki arkadaşına da bir diyetin üçte ikisini ödeyecektir! dedi ve aralarında kur’a çekti ve çocuk kime çıktı ise ona verdi.(Adamın bu anlattıklarına) Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, azı dişleri -veya kesici dişleri- görülünceye kadar güldü.”Ebu Dâvud, Talâk 32, (2270); Nesâî, Talak 50, (6, 182, 184).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5291
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın elbisesine bulaşan meniyi yıkıyordum. O, elbisesinde ıslak kısım (kurumamış) olduğu halde namaza giderdi.”Buhari, Vudü 64, 65; Müslim, Taharet 108, (289); Ebu Davud, Taharet 136, (371, 372, 373); Tirmizi, Taharet 85, 86, (117, 118); Nesai, Taharet 187, 188, (1, 156).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3489
  • Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:İnsanlara merhametli olmayana Allah Teâla merhamet etmez.Tirmizi, Birr 16, (1923).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5847
  • Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben Eş’ari cemaatin geceleyin evlerine girerkenki Kur’an okumalarını seslerinden tanırım. Gündüzleyin girerlerken evlerini görmemiş de olsam, geceleyin Kur’an okuyuşları sebebiyle seslerinden evlerini tanırım. Onlardan biri Hakîm’dir. Atlılara -yahut düşmana dedi- rastlayınca, onlara:

    Arkadaşlarım, kendilerini beklemenizi söylediler!” dedi.”Buhari, Megazi 38, Humus 15, Menakıbu’l-Ensar 37; Müslim, Fezailu’s-Sahabe 166, (2499).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4502
  • Benî Sûe kabilesinden bir adam anlatmıştır: “Ben Hz. Aişe radıyallahu anhâ’ya: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ahlâkını bana haber ver!” demiştim. Şu cevapta bulundu: “Sen Kur’ân’ın “Ve hiç şüphesiz sen pek yüce bir ahlâk üzerindesin” (Kalem 4) ayetini okumadın mı?” (Aişe radıyallahu anhâ sözüne devamla) dedi ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) ashabıyla birlikte (hücremde) idiler. Kendisine yemek yapmıştım. Hafsa da yemek yapmıştı. Ama yemeği hazırlamada Hafsa benden önce davrandı. Ben cariyeme: “Git Hafsa’nın yemeğini dök!” dedim. O(nun cariyesi) yemeği Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın önüne tam koyacağı sırada cariyem yetişip ona vurdu ve tabak kırıldı, yemek ortalığa dağıldı. Resûlullah çabuk davranıp (kırıkları) bir araya getirdi, deri sofra üzerine dökülen yemekleri topladı ve (ashabıyla) yediler. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benim kabımı (kırılana bedel, içindeki yemekle birlikte) Hafsa’ya gönderdi ve: “Kırılan kabınız yerine bu kabı alınız, içerisindeki yemeği de yiyiniz” buyurdu.” Aişe devamla der ki: “Ben işlediğim (bu densizliğe hak ettiğim gücenmenin izini) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın mübarek yüzlerinde hiç görmedim.”HATILINI KOMŞU DUVARA SAPLA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6673
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh bana şunu söyledi: “Bir adam Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelmişti. Bunun abdest almış fakat ayaklarının üzerinde tırnak kadar bir yeri yıkamadan bırakmış olduğunu gördü. ResüluIlah aleyhissalâtu vesselâm, adama derhal müdâhaIe etti:Git abdestini güzel kıl! Adam gidip yeniden abdest aldı, sonra namazını kıldı.”Müslim, Tahâret 31, (243); Ebu Dâvud, Tahâret 67, (171).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3577