
Ebü Müsa (radıyallâhu anh)’dan Nesâî’nin yaptığı bir rivayette şöyle gelmiştir: “..Şehadet ederim ki AIIah’tan başka ilah yoktur, tektir, şeriki yoktur. Muhammed’de O’nun kulu ve Resûlüdür.”Nesai, İftitah 192, (2, 242).

Ebü Müsa (radıyallâhu anh)’dan Nesâî’nin yaptığı bir rivayette şöyle gelmiştir: “..Şehadet ederim ki AIIah’tan başka ilah yoktur, tektir, şeriki yoktur. Muhammed’de O’nun kulu ve Resûlüdür.”Nesai, İftitah 192, (2, 242).

Nâfi’ anlatıyor: “Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)’e baygınlık gelmiş ve aklı gitmişti. (Bu esnada kılamadığı) namazı kaza etmedi.”Muvatta, Vukût 24, (1,13).İmam Mâlik der ki: “Doğruyu Allah bilir ya, bana göre bu şundan ileri gelir: “Vakit çıkmıştır. Ama vakit içinde ayılan, o vaktin namazını kılar..”

Buhari, bir diğer rivayetinde şu ziyadeyi kaydeder: “Sehl İbnu Sa’d anlatıyor -deyip, hadisin aynısını kaydettikten sonra- der ki: “Muhammed İbnu Ka’b dedi ki: “Onlar Allah için ameli gizli tuttular. Allah da onların sevabını gizli tuttu. Kullar yanına gelince onları nimete boğacak.”Hadis, bu muhtevada olarak Buhari’de mevcut değildir. Hâkim’in el-Müstedrek’inde mevcuttur (2, 413-414).

Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Bir gün Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la birlikte idim. Aleyhissalâtu vesselâm küçük abdest bozmak ihtiyacını duymuştu. Hemen bir duvarın dibine, kumlu toprak bulunan bir noktaya gelip abdest bozdular. Sonra da:Sizden biri, küçük abdest bozmak isteyince bevli için uygun bir yer arasın! buyurdular.”Ebu Dâvud, Tahâret 2, (3).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Selmân İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zî-rahm’a (yani akrabaya) yapılan ikidir: Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka.”Nesai, Zekât 82, (5, 92); Tirmizi, Zekât 26, (658); İbnu Mâce, Zekât 28, (1844).ERKEĞİN HANIMI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Berâ İbnu Âzib radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, (bir defasında): “Onlara Allah lanet eder ve lanet edenler de onlara lanet eder” buyurdu ve arkasından lanet edenler ibaresiyle “yerde yürüyen hayvanlar” ın kastedildiğini açıkladı.”

Berâ İbnu Âzib radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, (bir defasında): “Onlara Allah lanet eder ve lanet edenler de onlara lanet eder” buyurdu ve arkasından lanet edenler ibaresiyle “yerde yürüyen hayvanlar” ın kastedildiğini açıkladı.”

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh derdi ki: “Cuma günü gusletmek, her muhtelim’e (büluğa ermiş kimseye) tıpkı cenabet guslü gibi vacibtir.”Muvatta, Cuma 2, (1, 101).

İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir sefer sırasında Hz. Peygamber (aleyhissâlatu vesselâm)’le beraber bulunuyorduk. Ben Hz. Ömer’e ait, yüke yeni alıştırılan henüz zabtı zor bir devenin üzerindeydim. Deve dik başlılık edip cemaatin önüne önüne giderdi. Babam Ömer (radıyallahu anh) devenin bu davranışından üzülür, onu tekrar geriye atardı. Bana da: “Devene sâhib ol, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın önüne geçmesin” derdi. Sonunda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):-Ey Ömer, onu bana sat dedi.-Pekâla o senin olsun ey Allah’ın Resûlü!” dedi. Böylece deveyi Hz. Peygamber (aleyhissâlatu vesselâm) ondan satın almış oldu. Sonra da Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana dönerek: “Ey Abdullah, deveyi sana bağışladım, artık o senindir, onu istediğin gibi kullan” dedi.Buhârî, Büyû 47, Hibe 25.MEYVELERİN VE EKİNLERİN SATIŞINA DAİR

Hz. Aişe radıyallahu anhâ’nın anlattığına göre, “Kişinin (namazda) elini boş böğrüne koymasını mekruh addederdi ve: “Bunu yahudiler yapar”derdi.”Rezin tahric etmiştir. Ancak Buhârî bunu bir bab başlığında muallak olarak kaydetmiştir. Buhârî, Enbiyâ 50.NİFAK