• İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ölmüş (ve terdekilmiş) bir koyuna rastlamıştı.Bunun derisinden faydalanmıyor musunuz?” buyurdular. Oradakiler:

    Ama bu meytedir (leşdir, istifâdesi câiz değildir)” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:Meytenin yenmesi haramdır!” buyurdular.”

    Bir başka rivâyette: Bunun derisini alıp, debbağlayarak istifâde etmiyor musunuz?” demiştir.Buhari, Büyü 101, Zekât 61, Zebâih 30; Müslim, Hayz 100, 103, 104, (363, 364, 365); Muvatta, Sayd 16, (2, 98); Ebu Dâvud, Libâs 41, (4120, 4121); Tirmizi, Libâs 7, (1727); Nesâi, Fera’ ve’l-Atire 9, (7, 171, 172).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3504
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın yanında bir adamın çok ibâdet ettiğinden, bir diğerinin de vera sahibi olduğundan bahsedilmişti. Efendimiz:Vera’ya denk olacak onunla tartılabilecek bir şey yoktur! buyurdu.”Tirmizi, Kıyamet 61,(2521)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2056
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: “Her şeyin bir şerefi var. Kur’ân-ı Kerîm’in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir âyet vardır ki, Kur’ân âyetlerinin efendisidir: “Ayetü’l-Kürsî”.Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’ân 2, (2881).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 498
  • Hz. Enes anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Musalla’da bir harbeyi sütre yaparak bayram namazı kıldı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *KADINLAR BAYRAM NAMAZINA GİDER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6339
  • Bir diğer rivayette şöyle der: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini, omuzları hizasına kadar kaldırdı. Baş parmaklarını da kulaklarıyla, hizaladı, sonra tekbir getirdi.”Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2474
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Medine’ye geldiği vakit Ebu Bekr ve Bilâl radıyallahu anhümâ hastalandılar. Ben yanlarına gittim:Ey babacığım, dedim. Kendini nasıl hissediyorsun? Ey Bilâl sen nasılsın? diye sordum. Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh hummaya yakalanınca: “Her insana “sabahın hayırlı olsun” denmiştir. Halbuki ölüm ona ayakkabısının bağından daha yakındır” derdi. Hz. Bilal radıyallahu anh da humma nöbetinden çıkınca sesini yükseltir ve (Mekke’ye hasretini ifade eden şu beyitleri) terennüm ederdi:Bilmem ki! Mekke vadisinde etrafımı izhir ve celil otları sarmış olarak bir gece daha geçirebilecek miyim? Mecenne suyuna ulaşacağım bir gün daha gelecek mi? (Mekke’nin) Şâme ve Tafil dağları bana bir kere daha görünecek mi?(Sonra Bilal şöyle beddua etti: “Allahım, bizi yurdumuzdan çıkarıp bu cebalı diyara süren Şeybe İbnu Rebi’a, Utbe İbnu Rebi’a ve Ümeyye İbnu Halef’e lanet et!)Hz. Aişe der ki: “(Ben gidip, bunlardaki Mekke hasretini) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a haber verdim. O, şöyle dua buyurdu:Allahım bize Medine’yi sevdir. Tıpkı Mekke’yi sevdiğimiz gibi, hatta fazlasıyla! Allahım onun havasını şıhhatli kıl. Onun müddünü, sâ’ını hakkımızda mübarek eyle. Onun hummasını al, Cuhfe’ye koy!Buhari, Fezailu’l-Medine 11, Menakıbu’l-Ensâr 46, Mardâ 8, 22, 43; Müslim, Hacc 480, (1376); Muvatta, Câmi’ 14, (2, 890, 891).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4569
  • Ebu Selâm, Hz. Enes (radıyallâhu anh)’ten naklediyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)’ın şöyle söylediğini işittim: “Kim akşama ve sabaha erdiği zaman: “Rabb olarak Allah, din olarak İslâm’a, resül olarak Muhammed (aleyhissalatu vesselâm)’e razı olduk” derse onu razı etmek de Allah üzerine bir hak olmuştur”.Rezin bu duaya: “Kıyamet günü” ifadesini ilave etmiştir.Ebü Dâvud, Edeb 110, (5072) İbnu Mâce, Dua 14, (3870).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1792
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte (Hudeybiye senesi) umrede temettu yaptık. O zaman yedi kişi adına bir sığır keserek iştirak ettik. Keza deve de yedi kişi adına kesilmişti.”Müslim, Hacc 355, (1318); Muvatta, Dahâyâ 9, (2, 486); Timizî, Hacc 66, (904); Ebu Dâvud, Dahâya 7, (2807); Nesâî, Dahâyâ 16, (7, 222).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1446
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: “Andolsun ki sana Seb’u’l-Mesâni’yi ve Kur’ân-ı Azim’i verdik” (Hicr 87) ayetinde geçen es-Seb’u’l-Mesânî, uzun sureler (tıvel)dir.”Nesâî, Salat 26, (2, 139).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 671
  • Kays İbnu Sa’d İbni Ubâde radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bizi, evimizde ziyaret etti. Ve:Esselâmü aleyküm ve rahmetullah! dedi. Babam, çok hafif bir sesle mukabelede bulundu. Babama: “Resulullah’a izin vermiyor musun?” dedim. O:Bırak, bize çokça selam okusun! dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm tekrar:Esselamün aleyküm ve rahmetullah! dedi. Sa’d yine hafif bir sesle mukabele etti. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm tekrar:Esselamün aleyküm ve rahmetullah! dediler ve döndüler. Sa’d peşine düştü ve:Ey Allah’ın Resulü, ben senin selamını işitiyordum. Ancak, bize daha fazla selam vermen için alçak sesle mukabele ediyordum dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam onunla birlikte geri döndü. Ondan su isteyip gusletti. Sonra Sa’d, zaferan veya versle boyanmış bir havlu verdi, Aleyhissalatu vesselam ona sarındı. Sonra ellerini kaldırıp:Allah’ım, Sa’d İbnu Ubade ailesine mağfiret ve rahmet buyur! diye dua etti. Sonra yemek yedi. Geri dönmek isteyince Sa’d, bir merkeb yaklaştırdı. Üzerine kadife bir örtü yaymıştı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm merkebe bindi. Sa’d, bana:Ey Kays, Resulullah’a refakat et! dedi. Ben de refakat ettim. Yolda Aleyhissalatu vesselam bana:Benimle sen de bin! dedi, ben imtina edince:Ya binersin, ya dönersin! buyurdular. Ben de geri döndüm.”Ebu Davud, Edeb 138, (5185).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3336