• Esma Bintu Ebi Bekr radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah zamanında bulutlu bir günde orucumuzu açtık. Sonra güneş doğdu. Hişam’a: “Kaza emredildi mi?” diye soruldu. “Kazasız olur mu?” diye cevap verdi.”Buhari, Savm 46; Ebu Dâvud, Savm 23, (2359).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3199
  • Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şu sözünü rivayet etmiştir: “Sana emanet bırakanın emânetini geri ver. Sana ihânet edene ihânet etme”Ebu Dâvud, Büyü 81 (3534); Tirmizî, Büyü 38, (1264).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 86
  • Hz. Ali radıyallahu anh şöyle dediler: “Kadınların anneleri, kızla olan nikâh akdine vaty (temas) inzimâm etmedikçe haram olmaz. Anneye duhûl (temas) olmadıkça da kız haram olmaz.”Hadisin kaynağı Teysir’de sehven Tirmizi olarak zikredilmiştir. Câmi’u’I-Usul’de Rezin’in ilavesi olduğu belirtilmiştir.RADA’ (SÜT EMME)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5632
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mekke’ye Kedâ’dan Bathâ’nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı.”Buhârı, Hacc 41,15; Müslim, Hacc 223 (1257); Ebu Dâvud, Menâsik 45, (1866,1867); Nesâz,105, (5, 200); İbnu Mâce, Menâsik 26, (2940).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1508
  • Sehl İbnu Hanzaliyye radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’la Huneyn günü beraber yürüdük. Öğle sonrası oluncaya kadar yürümeyi uzattık. Öğle namazı(nın vakti) girdi. Derken bir atlı geldi.Ey Allah’ın Resulü! dedi. Ben sizin önünüzden ilerledim. Hatta falan falan dağa çıktım. Bir de ne göreyim! Havazin kabilesi toptan karşımda. Kadınları, develeri, davarları toptan Huneyn’de toplanmışlar dedi. Aleyhissalatu vesselam tebessüm buyurdu ve:İnşaallah, yarın bunlar müslümanların ganimetidir! dedi ve sordu:Bu gece bizi kim bekleyecek?Enes İbnu Ebi Mersed el-Ganevi atılıp:Ben, ey Allah’ın Resulü! dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Öyleyse bin! buyurdular. Enes atına bindi ve Aleyhissalatu vesselam’ın yanına geldi. O zaman:Şu geçide yönel, en yüksek yerine kadar çık. (Gece boyu atından inme.) Sakın senin cihetinden geceleyin aldatılmayalım! tenbihinde bulundu. Sabah olunca Aleyhissalatu vesselam namazgahına geçti. İki rek’at namaz kıldı. Sonra:Atlıdan bir haberiniz var mı? diye sordu.Bir haberimiz yok! dediler. Namaza duruldu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm namaz kılarken geçide doğru (hazan) göz atığyordu. Namazı kılıp selam verince:Müjde, atlınız geldi! buyurdu. Biz de geçidin ağaçları arasına baktık. Gerçekten o idi. Geldi, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanında durdu, (Selam verdi ve:)Ben dedi, gittim bu geçidin en yüksek yerine, Resûlullah’ın emrettiği şekilde vardım. sabah olunca iki geçit daha tırmandım. Baktım kimseyi görmedim! dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ona:Gece (attan) indin mi? diye sordu.Namaz veya kazâ-yı hacet dışında inmedim! dedi. Aleyhissalatu vesselam:(Bu amelinle cenneti kendine) vacib kıldın. Bundan böyle ameli terketmenin sana bir günahı yok. (Bu amelin cennete girmen için kafidir) buyurdular.”Ebu Davud, Cihad 17, (2501).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4259
  • Ebü Vâil anlatıyor: “Hz. Üsâme (radıyallâhu anh)’yi işittim diyordu ki: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır. Karnındaki barsakları dışarı çıkar. Onları, eşeğin değirmen taşını dönderdiği gibi dönderir. Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve: “Ey fülan, sen dünyada iken (bize) ma’rufu emderip, münkerden nehyetmiyor muydun?” derler. O: “Evet, ma’rufu emrederdim ama kendim yapmazdım, münkeri yasaklardım ama kendim yapardım” diye cevap verir.”Buhâri, Bed’ü’l-Halk 10, Fiten 17; Müslim, Zühd 51, (2989).ZEKÂTIN FARZİYYETİ, TERKEDENİN GÜNAHI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1984
  • Ebü Vâil anlatıyor: “Hz. Üsâme (radıyallâhu anh)’yi işittim diyordu ki: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır. Karnındaki barsakları dışarı çıkar. Onları, eşeğin değirmen taşını dönderdiği gibi dönderir. Derken, cehennem ahâlisi etrafında toplanır ve: “Ey fülan, sen dünyada iken (bize) ma’rufu emderip, münkerden nehyetmiyor muydun?” derler. O: “Evet, ma’rufu emrederdim ama kendim yapmazdım, münkeri yasaklardım ama kendim yapardım” diye cevap verir.”Buhâri, Bed’ü’l-Halk 10, Fiten 17; Müslim, Zühd 51, (2989).ZEKÂTIN FARZİYYETİ, TERKEDENİN GÜNAHI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1984
  • Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “Önce koku sürünüp sonra ihrama giren kimse hakkında soruldu. Şu cevabı verdi: “Ben (tîb sürünerek) ihrama girip koku neşretmeyi sevmem. Katrana bulanmam bunu yapmaktan daha iyidir.” Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’ye, İbnu Ömer’in, bu sözü haber verilince: “Ben, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a ihrama (gireceği) sırada tîb sürdüm. Bu halde hanımlarına uğradı. Sonra da ihrama girdi, koku neşrediyordu” dedi.Buharî, Gusl 14; Müslim, Hacc 47, (1192); Nesâî, Hacc 42, (5, 139), Gusl 13, (1, 203).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1187
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), güneş batıya meyletmeden yola çıkınca, öğle namazını ikindi vaktine te’hîr eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cemederdi (beraber kılardı). Yola çıkmazdan önce güneş batıya meyletti (öğle vakti girdi) ise, hareketten önce her ikisini de (öğle ve ikindi) kılar sonra yola çıkardı.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2885
  • İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhissâlatu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavât okuyandır.”Tirmizi, Salât 357, (484).Yine Tirmizi’de Hz. Ali (radıyallâhu anh)’den kaydedilen bir rivâyette şöyle denir: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Gerçek cimri, yanında zikrim geçtiği halde bana salavât okumayandır.”Tirmizi, Daavât 110, (3540).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1872