• Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: “Büluğa erinceye kadar kim iki kız evladı yetiştirirse -parmaklarını birleştirerek- kıyamet günü o ve ben şöyle beraber oluruz.”Müslim, Birr 149, (2631); Tirmizî, Birr 13, (1917).Tirmizî’de: “O ve ben cennete şu iki şey gibi beraber gireriz” dedi ve iki parmağıyla işaret etti” şeklinde gelmiştir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 171
  • Resülullah (aleyhissàlâtu vesselâm)’ın zevcelerinden Cüveyriyye (radıyallâhu anhâ)’nin anlattığına göre, “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz bir gün sabah namazını kılınca, daha kendisi namazgâhında iken, erkenden yanından çıkmış, gitmiş, kuşluktan sonra Cüveyriyye (aynı yerinde zikrederek) otururken geri gelmiş ve: “Bırakıp gittiğim halde duruyorsun (hiç yerinden kımıldamadın galiba?)” diye sormuştur. “Evet” cevabı üzerine şunu söylemiştir: “Ben senden ayrıldıktan sonra dört kelime(Iik bir dua)yı üç kere okudum. Eğer bunlardan hâsıl olan sevab tartılacak olsa, senin burada sabahtan beri okuduğun duaların sevabının ağırlığına denk olur. O dua şudur: “Sübhânallahi ve bihamdihi adede halkıhi ve rıdâ nefsihi ve zinete arşihi ve midâde kelimâtihi. (Allah’ı mahlukatı sayısınca, nefsinin rızasınca, arşının ağırIığınca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanlıklardan tenzih) ederim.”Müslim, Zikr 79, (2726); Tirmizi, Daavât 117, (3550); Ebü Dâvud, Salât 359, (1503); Nesâi, Sehv, 93, (4, 77).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1867
  • İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) buyurmuşlardır: “Kim üzerinde Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)’in mührü bulunan sahifeyi görmek isterse şu ayetleri okusun:De ki: Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin” -sizin ve onların rızkını veren biziz- “Gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır. Yetim malına, ergenlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kimseye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuz vakit -akraba bile olsa sözünüzde âdil olun. Allah’ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır” (En’âm 151-153);Tirmizi, Tefsir, en’am, (3072).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 607
  • İbnu Abdillah İbnu Muğaffel (rahimehullah) anlatıyor: “Ben (namazda) bismillâhirrahmânirrahîm’i okumuştum. Babam işitti. Bana: “Oğulcuğum, (bu yaptığın) bir bid’attir. Bid’atten sakın!” dedi. Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashâbından her kimle karşılaştı isem, hepsinin de bid’atten nefret ettiği kadar bir başka şeyden nefret etmediğini gördüm. Babam sözlerine şöyle devam etmişti:Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)’Ia, Hz. Ebu Bekr’le, Hz. Ömer’le, Hz. Osmanla (radıyallâhu anhüm) namaz kıldım. Onlardan hiç birinin bunu (besmelenin okunacağını) okuduklarını işitmedim. Onu sen de okuma. Sadece Elhamdülillahi rabbi’l-âlemîn” de.”Tirmizî, Salât 180, (244); Nesâî, İftitah 22, (2,135).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2504
  • Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:(Mesciddeki) çakıllar, kendilerini dışarı çıkaran kimsenin tekrar mescide koyması için Allah’a talebde bulunur.Ebu Dâvud, Salât 15, (459).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5474
  • Abdullah İbnu Ebi Evfâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Babam ashabu’ş-şecereden idi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine bir kavm zekâtlarını getirince şöyle dua buyururlardı:Allah’ım Ebü Evfâ’ya rahmet buyur diye dua etti.”Buhâri, Zekât 64, Meğâzi 35, Daavât 19, 33; Müslim Zekât 176, (1078); Ebü Dâvud, Zekât 6,(1590); Nesâi Zekât 13, (5,31).ZEKÂT KİMLERE HARAM?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2030
  • İbnu Amr İbni’l-Âs radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah Teâla hazretleri, insanlardan, sığırların dilleriyle toplamaları gibi, dilleriyle toplayan belâgat sahiplerine buşzeder.Tirmizi, Edeb 82, (2857).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5881
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bayrama katıldım. Efendimiz hutbeden önce, ezansız ve ikametsiz namaz kıldırdı. Sonra Bilâl (radıyallahu anh)’e dayanarak kalktı. AIlah’tan korkmayı emretti ve O’na itaate teşvik etti. İnsanlara vaaz edip (ölümü, ahireti, cenneti, cehennemi) hatırlattı.Sonra kadınlar bölümüne geçti. Onlara da aynı şekilde vaaz etti, hatırlatmalarda bulundu. Ve:Allah için tasadduk edin, zira sizin ekseriyetiniz cehennem odunusunuz!” buyurdu. Yanakları kararmış itibarlı kadınlardan biri kalkarak:

    Niçin ey Allah’ın Resülü? dedi (niye cehennem odunlarıyız?)” Resulullah açıkladı:Zira siz kadınlar çok şikâyette bulunuyor, kocalarınıza nankörlük ediyorsunuz.Bunun üzerine kadınlar takılarından tasadduk etmeye başladılar. Hz. Bilâl’in eteğine atıyorlardı.Buhari, Iydeyn 7; Müslim, Iydeyn 4, (885); Ebu Dâvud, Salât 248, (1141); Nesai, Iydeyn 19, (3, 186, 187).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3014
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberken bize yağmur isâbet etti. Efendimiz elbisesini açtı, bedenine yağmur isabet etti.Bunu niye yaptınız?” diye sorduk.

    O Rabbinden yeni geliyor” buyurdular.”Ebu Dâvud, Edeb 114, (5100), Müslim, İstiskâ 13, (898).CENAZE NAMAZI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3031
  • Âiz İbnu Amr radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan bir şeyler istedi. Aleyhissalâtu vesselâm da verdi. Adam dönmek üzere ayağını kapının eşiğine basar basmaz, Aleyhissalâtu vesselâm:Dilenmede olan (kötülükleri) bilseydiniz kimse kimseye birşey istemek için asla gitmezdi! buyurdular.”Nesâi, Zekat 83, (5, 94, 95).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4831