
Zeyd İbnu Sâbit radıyallahu anh’ın anlattığına göre, “kendisi bir cariyeyi üç kere boşayıp sonra satın alan bir adam hakkında “Bu cariye, bir başka kocaya varmadıkça ona helal olmaz” diyordu.”Muvatta, Nikah 30, (2, 537).

Zeyd İbnu Sâbit radıyallahu anh’ın anlattığına göre, “kendisi bir cariyeyi üç kere boşayıp sonra satın alan bir adam hakkında “Bu cariye, bir başka kocaya varmadıkça ona helal olmaz” diyordu.”Muvatta, Nikah 30, (2, 537).

İbn-i Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): “Ben insanlar Allah’tan başka ilâhın olmadığına, Muhammed’in de Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namaz kılıncaya, zekât verinceye kadar onlarla savaş etmekle emrolundum. Bunları yaptılar mı, kanlarını, mallarını bana karşı korumuş (emniyet altına almış) olurlar. İslâm’ın hakkı hâriç. Artık (samimi olup olmadıklarına dair) durumları Allah’a kalmıştır”.Buhârî, İmân 17; Müslim, İman 36, (22);Müslim’deki rivayette “İslâm’ın hakkı hâriç” ibâresi mevcut değildir.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyar: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Dacnân ile Usfân arasına, müşriklerle sarılmış biryere indi. Müşrikler (aralarında):Bu müslümanların bir namazları var (topluca kılarlar), bu onlara evlatlarından da, bâkirelerinden de kıymetlidir, işte bu, ikindi namazlarıdır. Hazırlığınızı yapın, üzerlerine toptan bir kerede çullanın!” dediler. Cebrail aleyhisselam, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek ashabını iki kısma ayırmasını, onlardan bir grurupla namaz kılarken diğer grubun geri tarafta ayakta beklemesini, tedbirli olmalarını ve silahlarını beraberlerinde almalarını, birinci gruba bir rek’at kıldırmasını, bu kısmın birinci rekatten sonra geri çekilmesini, arkadaki grubun öne ilerlemesini, bu yeni gruba da bir rek ‘at kıldırmasını, böylece her bir grubun Resulullah’la birlikte birer rek ‘atlerinin olmasını, Resulullah’ın da böylece iki rek’at kılmış olmasını emretti.Ebu Dâvud, Salât 284, (1240,1241); Tirmizî, Tefsîr, Nisa, (3038); Nesâî, Salâtu’l-Havf 1, (3, 173, 174).

Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “İçki haddi için, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kırk, Hz. Ebû Bekir kırk, Hz. Ömer (radıyallâhu anhümâ) seksen sopa vurdular. Hepsi de sünnettir. (Bu bana daha hoş geliyor).”Müslim, Hudud 38, (1702); Ebû Dâvud, Hudud 36, (4480, 4481).

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselâm bıçakların bilenmesini ve hayvanlara gösterilmemesini emretti ve şu tenbihte bulundu: “Biriniz hayvan boğazlayınca boğazlamayı hızlı yapsın.”SAĞMAL HAYVAN KESME YASAĞI

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Abdullah İbnu Ebî Talha’yı, tahnîk ediversin diye Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a götürdüm. Onu elinde en vurma şişi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum.”Buhârî, Libas 22, Zekât 69, Zebâih 35; Müslim, Libâs 112, (2119); Ebu Dâvud, Cihad 57, (2563).

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Abdullah İbnu Ebî Talha’yı, tahnîk ediversin diye Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a götürdüm. Onu elinde en vurma şişi olduğu halde zekat develerini enlerken buldum.”Buhârî, Libas 22, Zekât 69, Zebâih 35; Müslim, Libâs 112, (2119); Ebu Dâvud, Cihad 57, (2563).

Salim babası Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma’dan anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam sefer sırasında iki rek’at kılardı, buna ilavede bulunmazdı.Geceleyin de teheccüd namazı kılardı.” Ben babama: “Aleyhissalatu vesselam sefer sırasında vitir de kılar mıydı?” diye sordum, “evet!” cevabını verdi.”VİTRDEN SONRA İKİ REK’AT

İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şöyle söylediğini işittim: “Kim döllemesi yapılmış bir hurmalık satarsa (bir başka rivayette satın alırsa) bunun meyvesi satana aittir. Satın alan kendisinin olacak diye şart koşmuşsa o haric (bu durumda meyve müşterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin malı satanındır, burda da satın alan “benim olacak” diye şart koşmuşsa o hariç, bu takdirde kölenin malı varsa müşterinin olur.”Buhârî, Büyü 90, 92, Şürb 17, Şürüt 2; Müslim, Büyü 77, (1543); Muvatta, Büyü 9 (2, 617); Tirmizi, Büyü 25, (1244); Ebu Dâvud, İcâre 44, (3433, 4434); Nesâî, Büyü 75, (7, 296).

Hz. Übey İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Hakk’ın musafaha ettiği ilk kimse Ömer’dir. İlk selam verdiği kimse de odur. İlk elinden tutup cennete koyacağı kimse de o olacaktır.