
Hz. Enes’ten gelen bir rivayette (Resûlullah şöyle) buyurmuştur: “Onların alameti tıraş ve saçın yolunmasıdır. Onları gördüğünüz zaman öldürün.”

Hz. Enes’ten gelen bir rivayette (Resûlullah şöyle) buyurmuştur: “Onların alameti tıraş ve saçın yolunmasıdır. Onları gördüğünüz zaman öldürün.”

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) şunu demiştir: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) misk ve anber gibi, renksiz koku maddeleri sürünürdü ve derdi ki: “Sürünme maddelerinin en iyisi misktir.”Tirmizî, Cenâiz 16, (991); Nesâî, Zinet 31, (8, 151, 152); Ebü Dâvud, Cenâiz 37, (3158).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) şunu demiştir: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) misk ve anber gibi, renksiz koku maddeleri sürünürdü ve derdi ki: “Sürünme maddelerinin en iyisi misktir.”Tirmizî, Cenâiz 16, (991); Nesâî, Zinet 31, (8, 151, 152); Ebü Dâvud, Cenâiz 37, (3158).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yol halinde iken öğle ile ikindiyi birleştirirdi, akşam ile yatsıyı da birleştirirdi. “Buharî, Taksîru’s-Salât 13.

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) demiştir ki: “En efdal namaz, kunütu uzun olandır.”Müslim, Musâfirîn 164, (756); Tirmizî, Salât 285, (387).TEŞEHHÜD

Kasım İbnu Muhammed anlatıyor: “Hz. Ömer (radıyallahu anh) Mekkelilere şöyle hitab etti: “Ey Mekkeliler! Ne oluyor da uzak diyardan gelenler saçları dağınık vaziyette iken sizler yağlanıyorsunuz? (Zilhicce) hilâlini görünce siz de telbiyede bulunun.”Muvatta, Hacc 49, (1, 339).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Yine İbnu Mes’ud (radıyallahu anh), “Onların taptıkları da Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar” (İsra, 57) ayeti hakkında şu açıklamayı yaptı: “İnsanlardan bir grup, cinlerden bir gruba tapıyorlardı. Bu cinniler Müslüman oldular. İnsanlar hâla bunlara tapmaya devam ettiler. Bunun üzerine ayet nazil oldu.”Buhari, Tefsir, Benû İsrail 7, 8; Müslim, Tefsir 28, (3030).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın: “Ot satmak maksadıyla suyun fazlası satılmaz” dediğini rivayet etmiştir.Buhârî, Şürb 2, Hiyel 5; Müslim, Musâkât 38, (1566); İbnu Mâce, Rühûn 19, (2478).

Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın zevce-i paklerinden Ümme Seleme Bintu Ebi Ümeyye radıyallahu anha anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanında insanlar namaza durdukları vakit hiçkimsenin nazarı ayaklarını bastığı yerden ileri geçmezdi. Resulullah aleyhissalatu vesselam vefat edince insanlar namaza durunca hiçbirisinin nazarı alnını koyduğu yerden ileri geçmezdi. Sonra Hz. Ebu Bekr vefat etti, Hz. Ömer devri geldi. Bu devirde insanların nazarı kıbleden dışarı çıkmadı. Hz. Osman halife olunca fitne başladı, insanlar da sağa sola bakmaya başladı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Zuba’a Bintu’z-Zübeyr İbnu Abdi’l-Muttalib -ki bu kadın el-Mikdâd İbnu Amr (radıyallâhu anhümâ)’ın nikâhı altında idi- anlatıyor: “Mikdâd, hâcetini kaza etmek üzere Bakiu’I-Habhabe’ye gitti. Orada bir fâre, bir delikten bir dinar çıkarıyordu. Sonra birer birer dinarlar çıkarmaya devam etti. Tam on yedi dinar çıkardı. Sonra da kırmızı bir bez çıkardı. Bu, dinarların içine konmuş olduğu bez olmalıydı. Bezin içinden bir dinar daha çıktı. Tamamı onsekiz dinardı. Mikdâd bunları Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a götürüp durumu haber verdi ve: “Bunun sadakasını alın!” dedi. Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ona sordu:Sen deliğe eğildin mi?Hayır.Öyleyse Allah bunu sana mübârek kılsın! dedi.”Ebü Dâvud, İmâret 40, (3087); İbnu Mâce, Lukata 3, (2508).