• Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah’ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne şehidlerdir. Üstelik Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehidler de onlara gıbta ederler.Orada bulunanlar sordu:Ey Allah’ın Resulü! Onlar kim, bize haber ver!Onlar aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, Allah’ın ruhu (Kur’an) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. İnsanlar üzülürken, onlar üzülmezler.

    Ve şu ayeti okudu: Haberiniz olsun Allah’ın dostları var ya! Onlara ne korku var ne de onlar üzülecekler” (Yunus 62).Ebu Davud, Büyü 78, (3527).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3319
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la birlikte demirci Ebu Seyf radıyallahu anh’ın yanına girdik. O, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın oğlu İbrahim’in süt babası idi. Aleyhissalâtu vesselam oğlunu aldı, öptü ve kokladı. Daha sonra yanına tekrar girdik. İbrahim can çekişiyordu. Bu manzara karşısında Aleyhissalâtu vesselâm’ın gözlerinden yaş boşandı. Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anh:Sen de mi (ağlıyorsun) ey Allah’ın Resülü? dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Ey İbnu Avf! Bu merhamettir!” buyurdu ve ağlamasına devam etti. Sonra şöyle söyledi: “Gözümüz yaş döker, kalbimiz hüzün çeker, fakat Rabbimizi razı etmeyecek söz sarfetmeyiz. Ey İbrahim! Senin ayrılmandan bizler üzgünüz!”Buhârî, Cenâiz 44; Müslim, Fezâil 62, (2315); Ebu Dâvud, Cenâîz 28, (3126).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5387
  • İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Gurbette ölmek şehitliktir.”HASTALANARAK ÖLEN

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6461
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), İbnu Ümmi Mektum ‘u âmâ olduğu halde, halka imamlık etmesi için (sefere çıkarken) yerine halef tâyin etti.”Ebu Dâvud, Salât 65, (595).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2773
  • Bir başka rivayette şöyle denir: Müzzemmil suresinin baş tarafı indiği zaman mü’minler, Ramazan ayındaki kalkışları gibi geceleri kalkarlardı. Bu hâl surenin (ruhsat getiren) son kısmı nâzil oluncaya kadar devam etti.”Ebu Davud, Salat 206, (1305); (Ebu Dâvud’un bâzı tanzimlerinde bu hadisler Kıyâmu’l-Leyl başlığı altında kaydedilmiştir.)MÜDDESSİR SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 846
  • Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hâdimi Ebu Selâm anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm şöyle buyurdular: “Akşam ve sabaha erdiği vakit: “Radîtu billahi Rabben ve bi’I-İslâmi dînen ve bi-Muhammedin nebiyyen (Rabb olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan, peygamber olarak Muhammed’den razıyım” diyen bir müslüman veya insan veya köle yoktur ki, o kimseyi Kıyamet günü razı ve memnun etmek Allah üzerine bir hak olmasın.”YATAĞA GİRİNCE YAPILACAK DUA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7121
  • Hz. Aişe ve İbnu Abbas radıyallahu anhüm’ün anlattıklarına göre, “Resulullah aleyhissalatu vesselam: “Veliden izinsiz nikah sahih olmaz” buyurmuştur.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6544
  • İkrime radıyallahu anh anlatıyor: “İbnu Abbas radıyallahu anhüma, bana ve oğlu Ali’ye:Ebu Said’e gidin, onun rivayet ettiği hadisi dinleyin! dedi. Biz de gittik. Onu, bakımını yapmakta olduğu bir bahçede bulduk. (Bizi görünce) ridasını alıp sarındı. Sonra bize (en baştan) anlatmaya koyularak, mescidin inşaasını zikretmeye kadar geldi ve:Biz kerpiçleri tane tane taşıyorduk. Ammar radıyallahu anh ise (biri kendi, biri de Resûlullah adın) ikişer ikişer taşıyordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu gördü. Üzerindeki toprakları çırpmaya başladı ve:

    Vay Ammâr’a! Onu bâği (âsi) bir grup öldürecek. Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!” buyurdu.”Buhari, salat 63, Cihad 17.Buhari’nin rivayetinde “Onu bâği bir grup öldürecek” ibaresi mevcut değildir. Bu ibare Ebu Bekr el-Berkani ve el-İsmaili’nin rivayetinde mevcuttur.)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4405
  • Adiyy İbnu Amîre el-Kindî (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Bir işe me’mur tayin ettiğimiz kimse, bizden bir iğne veya ondan daha küçük bir şeyi gizlemiş olsa, bu bir hiyanettir (gulûl), kıyamet günü onu getirecektir.Bunun üzerine, Ensar’dan bir zat kalkarak:Ey Allah’ın Resûlü! Vazifeyi benden geri al! dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):Sana ne oldu? diye sordu:Senin (az önce şunu şunu) söylediğini işittim ya! deyince Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):Ben onu şu anda tekrar ediyorum: Kimi memur tayin edersek az veya çok ne varsa bize getirsin. Ondan kendisine ne verilirse alır, ne yasaklanırsa onu terkeder.”Müslim, İmâret 30, (1833).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1691
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) bir gün bana:Yanında (yiyecek) bir şey var mı?” diye sordu.

    Hayır!” demem üzerine: “Ben oruç tutacağım!” buyurdu. Yanımdan çıkınca bize bir hediye geldi -veya bize bir grup misafir geldi.- Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) eve geri dönünce:Ey Allah’ın Resulü bize bir hediye geldi -veya bize ziyaretçiler geldi- sana yiyecek bir şey hazırladım!” dedim.

    Nedir o?” diye sordu. Ben:Hays! (un, yağ, hurmadan yapılan bir yemek)” dedim.

    Getir onu!” buyurdu. Ben de getirdim. Aleyhissalâtu vesselam onu yedi, sonra:Oruçlu olarak sabahlamıştım” buyurdu.”

    Mücâhid (rahimehullah) der ki: Bu, malından sadaka çıkaran adam gibidir, o, dilerse çıkardığı sadakayı verir (yani kararını icra eder), isterse vermekten vazgeçer.”Müslim, Sıyâm 169, (1154); Nesâi, Savm 67, (4, 193-195); Tirmizi, Savm 35, (733, 734); Ebu Dâvud, Savm 72, (2455).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3105