• Ebu Üseyd es-Saidi radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Nebit çarşısına gidip ona baktılar ve: “Burası size münasib bir çarşı değildir” buyurdular. Sonra bir başka çarşıya gidip baktılar. Yine: “Burası da size uygun bir çarşı değil” buyurdular. Sonra şu çarşıya döndü, içini dolaşıp (tedkik buyurdular) ve:İşte sizin çarşınız burasıdır! Sakın burası daraltılmasın ve burada (satış ve alış) yapanlardan vergi alınmasın buyurdular.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6645
  • Atâ’ya: “Mücâvir (Mekke’de ikâmet eden) hacc için ne zaman telbiyede bulunur?” diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) mütemetti olarak gelince, terviye günü, öğleyi kılıp, devesine bindi mi hacc için telbiyede bulunurdu.”Buharî, Hacc 82, (Tercüme yani bab başlığı olarak kaydedilmiştir. Senetsizdir.)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1160
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Hz. Hatice radıyallahu anha’ya duyduğum kadar hiçbir kadına karşı kıskançlık duymadım. Bu da, Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın onu çok zikretmesinden ileri gelmişti. Nitekim Resulullah’ın Rabbi, ona, Hz. Hatice’yi cennette kamıştan İbnu Mace der ki: yani altından mamul bir evle müjdelemesini emretmişti.”ERKEK, ÇOCUĞUNDAN ŞEKKE DÜŞERSE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6582
  • Hâris İbnu Amr İbni Ahî’l-Mugîre İbni Şu’be, Muâz radıyallahu anh’tan naklen anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Muaz’ı Yemen’e gönderdiği zaman kendisine sorar: “Sana bir dâva geldiği vakit nasıl hükmedeceksin?”Allah’ın kitabıyla hükmedeceğim der Muâz.(Meseleyi Kitabullah’ta) bulamazsan?Resûlullah’ın sünnetiyle hükmedeceğim.Ne Kitabullah’ta ve ne de Resûlullah’ın sünnetinde bulamazsan?Kendi re’yimle ictihad edeceğim, (hüküm vermekten) geri durmayacağım.Hz. Muaz der ki: “Bu cevabım üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (memnun kaldı), göğsüme eliyle vurup:Allah’ın elçisinin elçisini, Allah’ın elçisini memnun edecek usûlde muvaffak kılan Allah’a hamdolsun! buyurdular.”Ebu Dâvud, Akdiye 11, (3592, 3593); Tirmizi, Ahkâm 3, (1327, 1328).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4862
  • Abdullah İbnu Amr İbni’l-Âs (radıyallahu anh)’ın anlattığına göre, “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine bir ordu hazırlamasını emretmiştir. Mevcut develer (askerlere) yetmedi. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (devesi olamayanlar için, bilâhere) hazine develerinden ödenmek üzere deve te’min etmesini emretti. (Böylece Abdullah) zekat yoluyla hazineye gelecek develerden iki adedi karşılığında bir deve temin ediyordu.”Ebu Dâvud, Büyû 16, (3357).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 331
  • Esmâ Bintu Yezîd İbni’s-Seken radıyallahu anhâ anIatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın gömleğinin kolu bileğe kadardı.”Tirmizî, Libâs 28, (1765); Ebu Dâvud, Libâs 3, (4027).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5202
  • Hz. Selmân radıyallahu anh dedi ki: “Hz. İsa ile Hz. Muhammed aleyhimesselâtu vesselam arasındaki fetret altıyüz senedir.”Buhari, Menâkıbu’l-Ensâr 53.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4965
  • el-Hakem ve Seleme İbnu Küheyl’in anlattıklarına göre, “Abdullah İbnu Ebi Evfa radıyallahu anh’a teyemmümden sormuşlar, o da kendilerine şu cevabı vermiştir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Ammar’a şöyle yapmasını emretti: Ellerini yere vurdu, sonra ellerine yapışan toz toprağı çırptı ve yüzünü meshetti.”el-Hakem, rivayetinde “Kollarını da (meshetti)” dedi. Seleme İbnu Küheyl, rivayetinde “Dirseklerini de” demiştir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6134
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir grup, Kitâbullah’ı okuyup ondan ders almak üzere Allah’ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah’ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar”Ebu Dâvud, Salât 349, 1455. H; Tirmizî, Kırâ’at 3, 2946 H.; Müslim, Zikir 38, 2699 H; İbnu Mâce, Mukkaddime 17, 225. H.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 412
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Şu ayet indiği zaman (mealen): “İman edip güzel işler yapanlar, haramdaan sakınıp iman ederek güzel işler yaptıkları, sonra yine haramdan kaçınmaya devam edip imanlarında sebat ettikleri, sonra da takvayı kalplerinde iyice kökleştirip iyilikte bulundukları takdirde, onların, haram şeyleri, henüz haram kılınmazdın önce tatmış olmalarından dolayı üzerlerine bir günah yoktur. Zira Allah iyilik yapanları ve iyi kullukta bulunannları sever” (Maide 93) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana: “sen bunlardan birisin” buyurdu.”Müslim, Fezailu’s-Sahabe 109, (2459); Tirmizi, Tefsir, Maide, (3056).EBU ZERR EL-GIFÂRİ RADIYALLAHU ANH

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4410