• Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Ebu Seleme öldüğü zaman, şöyle dedim: “Garip adam, diyar-ı gurbette öldü. Ben de: “Onun için öyle bir ağlayacağım ki, herkes ondan bahsetsin.”Tam ağlamak için hazırlanmıştım ki, Saîd’den, bana yardım etmek isteyen bir kadın geldi. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm onunla karşılaşmış ve kadına: “Sen, Allah Teâlâ’nın tard ettiği şeytanı tekrar eve sokmak mı istiyorsun?” dediler. Bunun üzerine ben de ağlamaktan vazgeçtim ve ağlamadım.”Müslim, Cenâiz 10, (922).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5393
  • Muhammed İbnu İshâk kendisine Ebü Manzür denen Şamlı bir zattan naklediyor, bu da amcasından, o da Hadır’ın kardeşi Âmiru’r-Râm’dan nakletmiştir. Âmir der ki: “Bizim için bayraklar ve sancaklar yükseltildiği zaman memleketimizde idik. Ben: “Bu nedir?” diye sordum.Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm)’ın sancağı! dediler. Yanına gittim. Bir ağacın altında oturuyordu. Ashâbı da etrafını sarmıştı. Ben de yanlarına oturdum. Bir ara Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) hastalıklardan ve dertlerden bahsedip dedi ki:Mü’mine bir hastalık gelir, sonra da Allah ona şifa verirse, bu hastalık onun geçmiş günâhlarına kefâret, geri kalan hayatı için de bir öğüt olur. Şâyet münâfık hastalanır, sonra da afiyet verilirse o, sahibi tarafından bağlanıp sonra da salıverilen fakat niçin bağlandığını, niçin salıverildiğini bilmeyen bir deve gibidir.Aleyhissalâtu vesselâm’ın etrafında oturanlardan biri:Ey Allah’ın ResüIü, eskâm (hastalıklar) nedir? Ben aslâ hiç hastalanmadım? diye sordu. Resülullâh (aleyhissalâtu vesselâm):Kalk! sen bizden değilsin buyurdu.”Ebü Dâvud, Cenâiz 1, (3089).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1968
  • Abdullah İbnu Ebi Bekr İbni Muhammed İbni Amr İbni Hazm, bâbasından naklen anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın İbnu Hazm’a diyetler hakkında yazdığı tâlimatta şu hususlar da vardı: “Nefis için (diyet olarak) yüz deve, burun tamamiyIe koparılacak olursa diyet-i kâmile, me’mûme (denen ve beyin zarına kadar ulaşan yara) için diyetin üçte biri, câife (denen karın veya başın boşluğuna ulaşan yara) için de bunun kadar; göz için elli, ayak için de elli, vücudda bulunan her parmak için on deve, her diş için beş, müzıha (denen ve kemiğe ulaşan yara) için beş deve (lik diyet vardır).”Muvatta, Ukül 1, (2, 849); Nesâi, Kasâme 44, (8, 57, 60).Nesâi’nin bir rivâyetinde şu ibâre yer alır: “Nefis için diyet-i kâmile; burun tamamen koparılmış ise diyet-i kâmile, dil için diyet-i kâmile, iki dudak için diyet-i kâmile, sulb (bel kemiğinin kırılıp kişinin kamburlaşması) için diyet-i kâmile iki yumurta (husye) için diyet-i kâmile, zeker (erkek tenâsül uzvu) için diyet-i kâmile, sulb (bel kemiğinin kırılıp kişinin kamburlaşması) için diyet-i kâmile, iki göz için diyet-i kâmile, bir ayak için diyet-i kâmilenin yarısı, me’müme (beyin zarına ulaşan yara) için diyet-i kâmilenin üçte biri, câife (baş veya karın boşluğuna ulaşan yara) için diyet-i kâmilenin üçte biri, münekkile (küçük kemik çıkan yara) için on beş deve, el veya ayak parmaklarından her biri için on deve, (her bir) diş için beş deve, müzıha (kemiğe ulaşan yara) için beş deve (diyet olarak verilir). Erkek, kadına karşı öldürülür, altını olanlardan (diyet-i kâmile olarak) bin dinar alınır.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1890
  • Berâ İbnu’l-Âzib (radıyallahu anh) anlatıyor: “Dayım Ebu Bürde İbnu Niyâr -beraberinde bir bayrak olduğu halde- bana uğradı. Kendisine nereye gideceğini sordum.- Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana babasının hanımıyla evlenen bir adamın kellesini getirmemi (ve malına da el koymamı) emretti, Ona gidiyorum diye Cevap verdi.”Tirmizî, Ahkâm 25, (1362); Ebu Dâvud, Hudud:27, (4456, 4457); Nesâî, Nikâh 58, (6,109-110); İbnu Mâce, Hudud 35, (2607).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1572
  • Hz. Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir kimsenin: “Ya Rabbi, senden nimetin kemâlini taleb ediyorum” dediğini işitmişti. Sordu:Nimetin kemâli nedir?Bu bir duadır, onunla dua edip, onunla hayır (çok mal) ümîd ettim dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)Sordum, zîra, nimetin kemâli cennete girmektir, ateşten kurtulmaktır dedi. Bir başkasının da şöyle dediğini işitti:Ey celâl ve ikrâb sâhibi Rabbim! hemen şunu söyledi:Duana icâbet edilmiştir, (ne arzu ediyorsan) durma iste Derken ,bir başkasının:Ya Rabbi senden sabır istiyorum! dediğini işitmişti, ona da: “Allah’tan bela istedin, afiyet de iste!” dedi.Tirmizî, Daavât 99, (3524).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1751
  • Zeyd İbnu Hâlid radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırıyor.Ebu Dâvud, Edeb 115, (5101).RESÜLULLAH ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM’IN LANET ETTİKLERİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5321
  • Yine Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Muâhedin diyeti hür kimsenin diyetinin yarısıdır.”Ebü Dâvud, Diyât 23, (4583).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1879
  • Hz. Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “İddetim sona erince, Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh bana (bir elçi göndererek) istetti ve evlenme teklif etti. Ben kabul etmedim. Derken Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hz. Ömer radıyallahu anh’ı göndererek kendisi için Ümmü Seleme’yi istetti. Ümmü Seleme, Ömer’e: “Resûlullah’a haber ver: Ben çok kıskanç bir kadınım, ayrıca benim çok çocuğum var, bir de velilerimden hiçbiri burada hazır değil!” dedi. O da gidip, Resûlullah’a aktardı. Aleyhissalâtu vesselâm, Ömer’e:Ona dön ve kendisine söyle ki: Kıskançlığına gelince, senden onu gidermesi için Allah’a dua edeceğim. Çocuklarına gelince, onların himayesi de görülecektir. Velilerin meselesine gelince, onlardan hazır veya gaib hiç biri bu evliliği yadırgamayacak” buyurdular. Bunun üzerine Ümmü Seleme oğluna: “Ey Ömer! Kalk! Resûlullah’la beni nikâhla” dedi. O da nikâhladı.”Nesâi, Nikah 28, (6, 81).ZEYNEB RADIYALLAHU ANHÂ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5578
  • Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Elif-Lam-Mim Tenzil ve Tebâreke’llezi bi-Yedihi’l-Mülk surelerini okumadan uyumazdı.Tâvus (rahimehullah), bu iki surenin faziletce Kur’ân’daki diğer surelerden herbirine yetmiş kat üstün olduğunu söylerdi.Tirmizî, Sevabu’l-Kur’ân 9, (2894), Da’avât 22, (4001).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 734
  • Hz. Ali radıyallahu anh demiştir ki: “İnsanlara anlayacakları şeyleri anlatın. Allah ve resulünün tekzib edilmelerini ister misiniz?”Buhari, İlim 49.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4094