• Katâde (rahimehullah)’ye ulaştığına göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) hilâli görünce şu duayı okurmuş: “Hayırlı ve istikametli bir ihtilaI (devresi diliyorum.)” bunu üç kere söyledikten sonra, “Seni yaratan AIIah’a inandım.”Bunu da üç kere tekrar ettikten sonra: “. . Ayını çıkarıp… Ayını getiren Allah’a hamdolsun” dermiş.”Ebu Dâvud, Edeb 111 (5092).Ebü Dâvud’un yine Katâde’den kaydettiği bir diğer rivâyetinde:Resulullah (aleyhissalatu vesselâm), hilâli görünce yüzünü ondan çevirirdi denmektedir.GÖK GÜRLEYİNCE, RÜZGÂR ESİNCE, BULUT ÇIKINCA OKUNACAK DUA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1832
  • Âmir İbnu Rebi’a (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz karanlık bir gecede Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bir seferde idik. Kıble istikametini bilemedik. Herkes kendi istikametine yönelerek namazını kıldı. Sabah olunca durumu Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a açtık. Bunun üzerine şu âyet indi. “…Nereye yönelirseniz Allah’ın yönü orasıdır (Bakara, 115).”Tirmizi, Tefsir, Bakara (2960), Salat 354, (345).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 448
  • Ebu Dâvud’un Ebu Hüreyre’den kaydettiği bir rivâyette şöyle gelmiştir: “(Eğer yağ) donmuşsa fareyi ve etrafındaki yağı kaldırıp atın, yağ sıvı ise, artık ona yemek niyetiyle) yaklaşmayın.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3501
  • Bir diğer rivayette: “Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez.”Müslim, İman 147; Ebu Dâvud, Edeb 29. (4091); Tirmizi, Birr 61, (1999).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5182
  • Muâviye İbnu’l-Hakem es-Sülemî anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelip: “Bir cariyem var, çoban olarak çalıştırıyor, koyunlarımı otlatıyordum. Yakınlarda bir koyunumu yitirdi. Ne oldu? diye sorunca, kurt kaptı dedi. Koyunun kaybolmasına üzüldüm. İnsanlığım icabı câriyenin suratına bir tokat vurdum. Bu davranışımın kefareti olarak bir köle azad etmeyi adadım. Onu âzad edebilir miyim?” diye sordum. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) cariyeye: “Allah nerede?” diye sordu O:Göktedir deyince, “Pekâlâ ben kimim? dedi. Cariye: “Sen Allah’ın Resûlüsün” cevabını verince, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bana yönelerek: “Bunu âzad et, zira mü’minedir” buyurdu.Müslim, Mesâcid 33, (537); Muvatta, Itk 8, (2, 776); Nesâî, Sehv 20 (3, 18); Ebu Dâvud, Eymân 19 (3282).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 21
  • Kesir İbnu Abdillah an ebihi an ceddihi anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bayramlarda birinci rek’atte kıraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu. İkinci rek’atte de kıraatten önce beş kere tekbir getiriyordu.”Tirmizi, Salât 386, (536).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3011
  • Ümmü Seleme radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam vitirnamazından sonra oturduğu yerden iki hafif rekat daha kılardı.”VİTİRDEN SONRA OTURARAK İKİ REK’AT KILMAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6308
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, Uhud şehidlerini (defin sırasında), her iki kişinin (cesedini) bir giysiye koyuyor, sonra da: “Kur’an’ı hangisi daha çok almıştı?” diye sorup, onlardan birine işaret edildiği takdirde, onu lahidde öne koyuyordu. Sonra da: “Ben bunlara şahidim!” diyordu. Onları kanlarıyla defnetmelerini emretti. Onlara cenâze namazı kılmadı, onları yıkamadı da.”Buhârî, Cenâiz 73, 74, 75, 76, 79, Megâzî 26; Ebu Dâvud, Cenâiz 31, (3138); Tirmizî, Cenâiz 46, (1036); Nesâî, Cenâiz 61, (4, 62).(İbnu Deybe hadisin bir meselesi ile ilgili olarak şu açıklamayı yapar): “Derim ki: “İki kişinin, bir giysi içinde, derileri birbirlerine değecek şekilde birleştirilmeleri câiz değildir. Öyleyse bu “birleştirme” hadisesi, ikisinin arasına bir perde konduktan sonra gerçekleştirilmiş olacağına yahut o giysinin ikisi arasında bölünmüş olacağına hamledilir. Zahir mâna da bunu gerektiriyor çünkü hadiste geçen “onlardan birine işaret edildiği takdirde, onu lahidde öne koyuyordu” ibaresi bunu ifade eder. Her birinin müstakil veya aralarında bir perde olmadan birini öne almak mümkün değildir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5425
  • Bir diğer rivayette: “Başını rüküdan kaldırınca, ellerini aynı şekilde kaldırır ve: “Semi allâhu li-men hamideh, Rabbenâ ve leke’l-hamd. (Allah kendine hamdedeni işitir. Rabbimiz, hamd sanadır)” derdi” şeklinde gelmiştir. Bu ibarenin elfazı Sahiheyn’e aittir.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2459
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Nikâhı ilân edin, onu mescidlerde yapın. Üzerine de def vurun.Tirmizi, Nikâh 6, (1089).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5600