• Kays İbnu Ebî Gareze el-Gıfârî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz hicret etmezden önce simsarlar olarak isimlendiriliyorduk. Bir gün, Medine’de, bize Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) uğradı. Bize ondan daha iyi bir isim verdi. Buyurdu ki: “Ey tüccarlar, satış işine, yemin ve boş söz karışır…”Bir başka rivayette şöyle denmiştir: “Satış işine yemin ve yalan bulaşmaktadır, siz (Rabbin gadabını söndüren) sadaka karıştırın”Ebu Dâvud, Büyû 1, (3326,3327); Tirmizî, Büyû 4, (1208); Nesâî, Eymân 7, (7, 15).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 195
  • Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hz. Hasan radıyallahu anh için akika olarak bir koyun kurban etti ve:Ey Fatıma! dedi. “Çocuğun başını tıraş ettir ve saçının ağırlığınca gümüş tasadduk et!”Bu emir üzerine, saçı tarttık, ağırlığı bir dirhem veya buna yakın bir şeydi.”Tirmizi, Edahi 20, (1519).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3944
  • Rezîn, Hz. Câbir (radıyallahu anh)’in şu sözünü kaydeder: “Biz Hz. Peygamber (aleyhissâlatu vesselâm) ve Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) zamanında ümmü veled’i satardık. Hz. Ömer bu alış-verişten bizi yasaklayınca terk ettik.” İbnu’l-Esir: “Bu rivayeti ana kaynaklarda (Usûl) göremedim” der.Ebu Dâvud, Itk 8, (3953); İbnu Mâce, Itk 2, (2517).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 240
  • Ebu’I-Heyyâc el-Esedî anlatıyor: “Bana, Hz. Ali radıyallahu anh: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın beni göndermiş olduğu şeye ben de seni göndereyim mi?” diye sordu ve Resülullah’ın kendisine:Haydi git, kırıp dökmedik put, düzlemedik yüksek kabir bırakma! dediğini anlattı.”Müslim, Cenâiz 93, (969); Ebu Dâvud, Cenâiz 72, (3218); Nesâî, Cenâiz 99, (4, 88, 89).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5433
  • Ebu Davud ve Nesai’nin bir rivayetinde şöyle denmektedir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zevcelerinden bir kadınla hayızlı olduğu halde mubaşeret ederdi. Yeter ki, uyluklarının ortasına kadar izarı uzanmış olsun veya dizleri örtülü bulunsun.”Buhari, Hayz 5; Müslim, Hayz 1, 4, (293, 295); Muvatta, Taharet 95, (1, 58); Ebu Davud Taharet 107, (267, 268, 273); Tirmizi, Taharet 99, (132); Nesai, Hayz 12, 13, (1, 189).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3800
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) geceleyin beklenerek korunuyordu. Ancak: “…Allah seni insanlardan korur” (Maide 67), ayeti inince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) başını çadırdan çıkarıp: “Ey insanlar dağılın, artık beni Allah koruyor” diye seslendi.Tirmizi, Tefsir, Mâide, (3049).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 588
  • Bir diğer rivayette: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı iftitah tekbiriyle birlikte ellerini kaldırırken görmüştür.”Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2475
  • Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bana dediler ki: “Ey Ebu Zerr! Senin evden çıkıp Allah’ın kitabından bir ayet öğrenmen, senin için yüz rek’at namaz kılmandan daha hayırlıdır. Keza gidip ilimden bir bab (mevzu) öğrenmen -ki bu babla amel edilsin veya edilmesin- senin için bin rek’at namaz kılmandan daha hayırlıdır.”ALİM VE TALİB

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6011
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’nin anlattığına göre: “Kendisine kölesi Zekvân, Mushaf’ın yüzünden okuyarak imamlık yapıyordu. ”Buharî, Ezan 54, (Bab başlığında (senetsiz) kaydetmiştir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2772
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Zekat verdiğiniz zaman: “Allahım! Bu zekatı büyük bir sevaba vesile kıl, (hak sahibine ödenip sevap beklenmeyen) bir borç kılma” demek suretiyle zekatın sevabını istemeyi unutmayın.”DEVELERİN ZEKATI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6517