• Kabîsa İbnu Muhârik radıyallahu anh anlatıyor: “Sulh için diyet (hamâle) ödemeyi kabullenmiştim. Bu hususta yardım istemek için Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı aradım ve karşılaştık. (Meseleyi açınca):Bekle, bize sadaka malı gelecek. O zaman ondan sana da verilmesini emrederim buyurdular. Sonra da:ey Kabisa! İstemek, üç kişi dışında hiç kimseye helal olmaz:

    -Sulh diyeti (hamâle) kabullenen kimse. Buna, gereken miktarı buluncaya kadar, istemesi helaldir. Ama o miktara ulaşınca, artık istemez.

    -Afete uğrayıp malını kaybeden kimse. Buna da maişetini temin edecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir.

    -Fakirliğe uğrayan adam. Eğer kavminden üç kişi, Falancaya fakirlik isabet etti” diye ittifak ederlerse, geçimine yetecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir. Bunlar dışında istemek, ey Kabîsa haramdır.”Müslim, Zekât 109, (1044); Ebu Davud, Zekat 26, (1640); Nesai, Zekat 86, (5, 96, 97).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4838
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’den rivâyet edildiğine göre bir gün kendisi çarşıya uğrar ve: “Mescidde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın mirası taksim edilirken ben sizleri burada görüyorum (Bu ne biçim iş, siz de koşun) buyurur. Herkes mescide koşuşur, bir şey göremeyince: “Taksim edilen bir şey göremedik, sâdece bazıları Kur’ân okuyordu” derler. O cevabı yapıştırır. “İyi ya, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın mirası zaten bu değil mi?”Heysemî, Mecma’u’z-Zevâid’de, Taberânî’nin el-Mu’ce’mu’l-Evsat’ından nakleder (1, 123, 124).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 64
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Zaman yakınlaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, haftada bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur.Tirmizi, zühd 24, (2333).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5005
  • İmran İbnu Husayn radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Muhammed aleyhissalâtu vesselâm’ın şefaati ile, birkısım insanlar cehennemden çıkacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir.Buhari, Rikak 513, Ebu Davud, Sünnet 23, (4740); Tirmizi, Cehennem 10, (2603).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5118
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Ey Allahım, traş olanlara rahmet et” diye dua etmişti. Yanındakiler:Kısaltanlara da ey Allahın Resûlü! dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz: “Ey Allahım traş olanlara rahmet et!”diye duasını tekrar etti. Yanındakiler tekrar:Kısaltanlara da Ey Allah’ın Resûlü! dediler, bu sefer:Kısaltanlara dalbuyurdu.”Buhârî, Hacc 127; Müslim, Hacc 316, (1301);Muvatta, Hacc 184, (1, 395); Tirmizî, Hacc 74, (913); Ebu Dâvud, Menâsik 79, (1979).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1430
  • Kâsım İbnu Muhammed anlatıyor: “Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) kardeşi Muhammed’in yetim kızlarını terbiyesine almış, onları hacr devrelerinde himâye ediyordu. Kızların (kendi mülkleri olan) zinetleri vardı. Hz. Âişe bu zinetler için zekât vermiyordu.”Muvatta, Zekât 10, (1, 250).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1999
  • İbnu Cüreyc (rahimehullah) anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’ın ayağının çukuruna, Mina’da mızrağın uç demiri isâbet etti. Haccâc, İbnu Örner (radıyallahu anhümâ)’e geçmiş olsun ziyaretine geldi. İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’e:Keşke sana bunu isabet ettireni bilseydik (de cezalandırsaydık) dedi. İbnu Ömer:Bana onu sen isâbet ettirdin dedi. Öbürü:Nasıl olur? deyince, İbnu Ömer:Silah taşınması yasak olan bir günde sen silah taşıdın. Harem’e silah soktun. Halbuki Harem’e silah sokulmaz dedi.”Buhârî, İydeyn 9.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1538
  • Behz İbnu Hakîm babası tarikiyle dedesi Mu’aviye İbnu Hayde el-Kuşeyrî (radıyallahu anh)’den naklediyor. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e: “Ey Allah’ın Resûlü, kime iyilik yapayım? diye sordum. Bana: “Annene” dedi. “Sonra kime?” diye tekrar ettim. “Annene” dedi. “Sonra kime?” dedim. “Annene” dedi. “Sonra kime?” dedim, bu dördüncüde “Babana, sonra da tedrici yakınlarına” diye cevap verdi.”Ebu Dâvud, Edeb 129, (5141); Tirmizî Birr 1, (1898).Ebu Dâvud bir rivayette şu ziyadeyi kaydeder: “Haberiniz olsun, kişi azatlısından bir fazlasını istese, azadlı (mevlâ) bu (ihtiyaç fazlası)na sâhib olduğu halde yerine getirmese kıyamet günü vermemiş olduğu bu fazlalık bir engerek yılanı olarak kendisine getirilir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 154
  • Zirrü’bnü Hubeyş anlatıyor: “Saffân İbnu Assâl el-Murâdî (radıyallahu anh) bize, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle söylediğ’ini rivayet etti:Mağrib cihetinde bir kapı vardır. Bu kapının genişliği -veya bunun genişliği binekli bir kimsenin yürüyüşüyle- kırk veya yetmiş senedir. Allah o kapıyı arz ve semaları yarattığı gün yarattı. İşte bu kapı, güneş batıdan doğuncaya kadar tevbe için açıktır.Tirmizî, Da’avât 102, (3529).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 927
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Hayber fethedildiği zaman, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a zehir katılmış bir koyun (kızartması) hediye edildi. Aleyhissalâtu vesselâm:Yahudilerden burada olanları bana toplayın! emrettiler ve derhal toplanıp getirildiler.Size bir şey sorsam doğru söyleyecek misiniz? buyurdu. Onlar:Evet! deyince: “Babanız kimdir?” buyurdu.Falancadır! dediler.Yalan söylediniz, bilakis babanız falandır! buyurdu.Doğru söyledin! dediler.Önceki gibi bana doğru söyleyecek misiniz? diye tekrar sordu.Evet! Zaten biz sana yalan söylesek sen onu anlayacaksın, tıpkı babamız hakkındakini anladığın gibi dediler.Cehennem ehli kimdir? dedi.Biz orada az kalacağız. Orada bize siz halef olacaksınız! dediler.Defolun! Vallahi biz ebediyyen size cehennemde halef olmayacağız! buyurdu. Sonra da:Size bir şey sorsam bana doğru söyleyecek misiniz? buyurdu.Evet! dediler.Bu koyuna zehir koydunuz mu, koymadınız mı? dedi.Evet, koyduk! dediler.Pekiyi bunu niye yaptınız? buyurdu.Yalancı (bir peygamber) isen, senden kurtulmayı arzu ettik. Hakiki bir peygamber isen, bu zehir sana asla zarar vermez! dediler.”Buhari, Cizye 7.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5545