• Nesai’nin rivayetinde şöyle denmiştir: “. . (Namazın sünneti) sağ ayağını dikmen, parmaklarını kıbleye yöneltmen ve sol (ayak) üzerine de oturmandır.Buhârî, Ezân 145; Muvatta, Salât 51, (89, 90); Nesâî, İftitah 189, 190, (2, 235, 236). Metin Buhârî’ye aittir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2623
  • Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm fareye fuveysika der ve şunu ilave ederdi:Ben bunu meshe uğramışlardan biliyorum. Çünkü o, kendisine (içmesi için) deve sütü konulsa onu içmez. Ama koyun sütü verilse onu içer.Rezin tahriç etmiştir. Buhâri’de kaydedilmiştir (Bed’ü’l-Halk 15; Müslim, Zühd 62, (2997).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5929
  • Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm fareye fuveysika der ve şunu ilave ederdi:Ben bunu meshe uğramışlardan biliyorum. Çünkü o, kendisine (içmesi için) deve sütü konulsa onu içmez. Ama koyun sütü verilse onu içer.Rezin tahriç etmiştir. Buhâri’de kaydedilmiştir (Bed’ü’l-Halk 15; Müslim, Zühd 62, (2997).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5929
  • İbnu Amr İbni’l-Âs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Aziz ve celil olan Allah (Kıyamet günü), ümmetimden bir adamı mahlukatın üstünden seçer ve onun için doksandokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiği kadar büyüktür. Rab Teâla adama sorar: Bu defterde yazılı olanlardan bir şey inkâr ediyor musun? Muhafız kâtiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?” Kul:Ey Rabbim! hayır! (Hepsi doğrudur!) der. Rabb Teâla sorar:(Bunları yapmada beyan edeceğin) bir özrrün var mı? Kul der:Hayır! Ey Rabbim! Aziz ve celil olan Allah:Evet! Senin bizim yanımızda (makbul, büyük) bir de hasenen var. Bugün sana zulüm yapmayacağız! buyurur. Hemen bir etiket çıkarılır. Üzerinde “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resulallah (şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir)” yazılıdır.”Sonra, Rabb Teâla der: “Ağırlığını (yani amellerinin ağırlığını) hazırla!” Kul sorar:Ey Rabbim! Bu defterlerin yanındaki bu etiket de ne? Rabb Teâla der: “Sana zulmedilmeyecek! Hemen defterler Mizan’ın bir kefesine konur, etiket de diğer kefesine. Tartılırlar. Sonunda defterler hafif kalır, etiket ağır basar. Esasen Allah’ın ismi yanındahiçbir şey ağır olamaz.”Tirmizi, İman 17, (2641).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5041
  • Ubeyy İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve: “Ey insanlar! Allah’ı zikredin! Allah’ı zikredin! “Sarsıcı” kesinlikle gelecektir; “takipçi” de onun arkasından gelecektir. Ölüm, içindeki (şiddet ve sıkıntı)larla gelecek, (öyleyse ahirete hazırlanın!)” derdi.” Übey devamla dedi ki:Ey Allah’ın Resülü dedim, ben sana çok salât oku(mak isti)yorum. (Duamda) ne miktarını sana salât u selam yapayım?Dilediğin kadar! buyurdular.Dörtte bir (yeter mi)? dedim.Dilediğin kadar! buyurdular, “Eğer artırırsan, bu senin için daha hayırlı!” dediler.Yarı(ya ne dersiniz)? dedim.Dilediğin kadar! buyurdular, “Eğer artırırsan, bu senin için daha hayırlı!” dediler.Üçte iki(ye ne dersiniz?) dedim.Dilediğin kadar! buyurdular, “Eğer artırırsan, bu senin için daha iyi!” dediler.(Kendim için dua ettiğim vaktin) tamamını size salât u selam okumaya ayırayım mı? dedim.Bu takdirde, (dünyevî ve uhrevî) dileğin kabul edilir, günahın affedilir! buyurdular.”Tirmizî, Kıyamet 24, (2459).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5328
  • İbnu Ömer radıyallahu anhüma derdi ki: “Köle, hanımını iki talakla boşadı mı artık kadın, başka bir kocaya var(ıp ondan boşan)madıkça ona haram olur. Bu kölenin hanımı hür de olsa, köle de olsa hüküm böyledir. Hür kadının iddeti üç hayız müddeti, köle kadının iddeti iki hayız müddetidir.”Muvatta, Talak 50, (2, 574).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4041
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Uhud günü, şehidlerin cenazeleri Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına getirildiler. Aleyhissalatu vesselam onar onar gruplar halinde namazlarını kıldırdı. Her grup değiştikçe, Hamza yerinde sabit kalıyor (böylece her grupla birlikte ona namaz kılınıyordu).”CENAZE NAMAZI KILINMAYAN VAKİTLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6414
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Uhud günü, şehidlerin cenazeleri Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına getirildiler. Aleyhissalatu vesselam onar onar gruplar halinde namazlarını kıldırdı. Her grup değiştikçe, Hamza yerinde sabit kalıyor (böylece her grupla birlikte ona namaz kılınıyordu).”CENAZE NAMAZI KILINMAYAN VAKİTLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6414
  • Ubade İbnu’s-Samit radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir cenazeyi teşyi edince, cenaze lahde (mezardaki hususi oyuğa) konuncaya kadar oturmazdı. (Bir defasında), bir yahudi alimi gelerek: “Ey Muhammed! (Bu sünnetin çok güzel.) Biz de böyle yapıyoruz!” dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam hemen oturarak, cemaate emretti: “(Oturun ve) yahudilere muhalefet edin!”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6424
  • Amr İbnu Sabit, babası Sabit’ten naklen anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe vermek üzere minbere çıktığı vakit, ashab ona yüzleriyle yönelirlerdi.”CUMADA SAAT-İ İCABE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6294