• Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tâif günü Hz. Ali radıyallahu anh’ı çağırdı ve onunla hususi konuşma yaptı. (Bu görüşme o kadar uzadı ki) halk: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm amcasının oğluyla görüşmesini uzattı” dedi. (Resûlullah bunu işitince):Onunla hususi görüşmeyi ben (kendi arzumla) yapmadım. Allah’ın arzusu ve emri ile Resûlü) yaptı açıklamasında bulundu.”Tirmizi, Menakıb, (3728).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4378
  • Abdullah İbnu Amr İbni’l-As radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir bedevi gelerek, abdestten sordu. Resülullah ona uzuvların üçer kere yıkanmasını gösterdi. Sonra da:Abdest işte böyle alınır! Kim buna bir ziyâdede bulunursa, fena bir iş yapmış olur, haddi aşar ve zulmeder buyurdu.”Ebu Davud, Tahâret 51, (135); Nesâi, Tahâret 105, (1, 88). Bu metin Nesâi’ye aittir.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3569
  • Sehl İbnu Ebî Hasme (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hayber’i iki kısma ayırdı: Biri vukûa gelecek hâdiseler ve kendi ihtiyacı içindi, öbür kısmı da Müslümanlar arasında taksim etti. Bu kısmı on sekiz hisseye ayırdı.”Ebu Dâvud, Harâc 24, (3010).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1077
  • Ebu Zümeyl rahimehullah anlatıyor: “İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya (bir gün): “İçimde duyduğum bu (fena) şeyler de ne?” diye sormuştum. Bana:Ne hissediyorsun ki? dedi. Ben:Vallahi (onlar çok fena!) dilime alamam! dedim.Şekk nev’inden bir şey mi ? dedi ve güldü. Sonra açıkladı:Bu (çeşit vesveseler)den hiç kimse kurtulamaz. Nitekim Allah Teâla hazretleri (Resûlüne) şu ayeti inzal buyurmuştur. (Mealen): Eğer sana indirdiğimiz (kitapta anlatılan bu kıssalar) hakkında bir şüphen varsa, senden evvel indirilmiş olanları okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak (olan kitap) gelmiştir, sakın şüphe edenlerden olma!” (Yunus 94).)İbnu Abbas bana dedi ki: “Eğer içinde herhangi bir vesvese bulursan şöyle de: “O (Allah), hem evveldir, hem ahirdir, hem zâhirdir, hem bâtındır. O herşeyi bilendir” (Hadid 3).Ebu Dâvud, Edeb 118, (5110).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5858
  • Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bize selâmı yaygınlaştırmamızı (tanıdık, tanımadık herkese vermemizi) emretti.”GAYR-İ MÜSLİMİN SELAMI NASIL ALINIR?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7061
  • Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) gazve yaptığı zaman:Ey Rabbim sen benim destekcim ve yardımcımsın. Senin sayende çâre düşünür, senin sayende saldırır, senin sayende mukâtele ederim derdi.Tirmizî, Da’avât 132, (35, 781; Ebu Dâvud, Cihâd 99, (2632).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1008
  • İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bu iş (emîrlik) insanlardan iki kişi bâki kaldıkça Kureyş’te olmaya devam edecektir.”Buhârî, Menâkıb 2, Ahkâm 2, Enbiya 1; Müslim, İmâret 4, (1820).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1679
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kardeşine üç kere teşmitte bulun, üçten fazla (hapşırırsa) artık bu nezle olmuştur.”Ebu Davud, Edeb 100, (5036); Tirmizi, Edeb 5, (2745); İbnu Mace, Edeb 20, (3714).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3370
  • Abdullah İbnu Amr anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, Mekke’nin fethedildiği gün kalkıp şu beyanda bulundu: “Kadın kocasının diyetine ve malına vâris olur. Erkek de karısının diyetine ve malına varis olur, yeter ki bunlar birbirlerini öldürmüş olmasınlar. Bunlardan biri diğerini taammüden öldürürse ne malına, ne de diyetine hiçbir surette vâris olamaz. Bunlardan biri arkadaşını hatâen öldürürse malına vâris olur, diyetine vâris olamaz.”ÇOCUĞUNU İNKÂR EDEN

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6802
  • el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “İki kişi “takva üzerine kurulmuş olan mescid” hakkında münakaşa ettiler. Biri: “Bu Kuba mescididir!” dedi. Diğeri de: “O, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın mescididir!” dedi.(Bu münakaşayı işiten) Aleyhissalatu vesselam:Şu benim mescidimdir! buyurdular.”Müslim, Hacc 514, (1398); Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3098); Nesai, Mesacid 8, (2, 36).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4575