
İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’in: “İhramlının mıntıka takmasını mekruh addettiği” rivayet edilmiştir.Muvatta, Hacc 12, (1, 326).

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’in: “İhramlının mıntıka takmasını mekruh addettiği” rivayet edilmiştir.Muvatta, Hacc 12, (1, 326).

Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “(Göz değmesinden) Allah’a sığının. Zira göz değmesi haktır.”RUKYE (DUA İLE TEDAVİ)

Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resulü denildi. Ümmetinden, görmediğin kimseleri (Kıyamet günü) nasıl tanıyacaksın?” Şu cevabı verdi: “Ümmetim, abdest sebebiyle alınlarında nur, kollarında nur, ayaklarında nur taşıyacaklar (bu nurla onları tanıyacağım).”

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ümmetimin ücreti bana arzedilip gösterildi. Öyle ki mescidden çıkarılıp atılan bir çer-çöpün sevabını bile gördüm. Ümmetimin günahı da bana arzedi(lip gösteril)di. Kişiye Kur’an’dan kendine gelen sure veya ayeti unutmasından daha büyük bir günah görmedim.Ebu Dâvud, Salât 16, (461); Tirmizî, Fezâilu’l-Kur’ân 19, (2917).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MESCÎDLERİN İNŞA EDİLMESİ

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’den Nâfı’in anlattığına göre, İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) Mekke’de ihrama girdiği zaman ne Beytullah’ı tavaf eder, ne de Safâ ve Merve arasında sa’yde bulunurdu. Bunları Mina dönüşü yapardı. Mekke’de ihrama girdiği zaman Beytullah’ı tavafedecek olsa remel yapmazdı.”Muvatta, Hacc 34, (1, 365).

İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Ay, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında iki parçaya bölündü. Aleyhissalâtu vesselâm bunun üzerine: “Şahid olun!” buyurdu.”

Abdullah İbnu Büreyde, babasından (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Beraberinde bir merkeb olan bir zat Hz. Peygamber’e gelerek:Ey Allah’ın Resulü! Bin! dedi ve adam (kayarak, hayvanın) terkisine geçti. Aleyhissalatu vesselam:Hayır, hayvanın önüne binmeye sen benden daha çok hak sahibisin, hakkını bana bağışlarsan o başka! buyurdu. Adam da: “Önü sana bağışladım!” dedi. Bunun üzerine hayvana bindi.”Ebu Davud, Cihad 65, (2572); Tirmizi, Edeb 25, (2774).KOMŞUYU HİMAYE

Ebu Derda anlatıyor: “Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam’la birlikte onbir (tilavet) secde(si) yaptım. Onların arasında Kur’an-ı Kerim’in el-Mufassal denen (kısa surelerden) hiçbirisi yoktu. Secde ayeti olan sureler bunlardı: A’raf, Ra’d, Nahl, Beni İsrail(=İsra), Meryem, Hacc, Furkan, Neml, Secde, Sad, Havamim(=Fussilet).”

Ebu Mes’ud el-Bedri radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü dendi, biz cahiliye devrinde yaptıklarımızdan hesaba çekilecek miyiz?” Şu cevabı verdiler:Müslüman olduktan sonra iyi olana, cahiliye devrinde yaptıklarından sorulmayacaktır. Kötü amel işleyene, hem İslâm’daki ameli hem de önceki ameli sebebiyle hesap sorulacaktır.Buhari, İstitabe 1; Müslim, İman 189, (120).

Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm beni Yemen’e kadı olarak gönderdi. O sıralarda henüz yaşım küçüktü, kazayı (hüküm vermeyi) bilmiyordum. (Beni takviye için):(Sen tereddüt etme, git! Bu vazife için) Allah kalbine hidayet koyacak ve dilini de sâbit kılacak. Yanına iki hasım geldiği vakit, birinciyi dinlediğin gibi, diğerini de dinlemeden sakın hüküm verme. Böyle yapman (daha isabetli) karar vermen için gereklidir! buyurdular.Hz. Ali devamla der ki: “Ondan sonra hep kadılık yaptım. Henüz, bir kerecik olsun hükümde tereddüde düşmedim.”Ebu Dâvud, Akdiye 6, (3582); Tirmizi, Ahkam 5, (1331); İbnu Mâce, Ahkâm 1, (2310).