• Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şüphesiz, Allah Teâla hazretleri, (ahirete göndereceğiniz hayır) amellerinizi artırmak için, vefatınız zamanında mallarınızın üçte birini size tasadduk etti (vasiyet etme yetkisini verdi).”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6796
  • Hz. Sevbân (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a cenâbetten temizlenmek hususunda sorulmuştu. Buyurdular ki: “Erkek ise, saçını açsın ve su kılların dibine varıncaya kadar yıkasın. Kadın ise, saçını(n örgüsünü) açmamasının ona bir zararı yok. Başına elleriyle üç kere su avuçlayıp döksün.”Ebu Dâvud, Tahâret 100, (255).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3717
  • Yine Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Yatsı namazı için ikâmet okunmuştu ki bir adam: “Benim bir işim var!” diyerek araya girdi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) (farzı kıldırmazdan önce) kalktı, adamla hususî şekilde konuşmaya başladı. İnsanlar -veya bir kısmı- uyuyuncaya kadar konuşma uzadı. Namazı sonra kıldılar.”Buharî, Ezân 27, 28, İstizân 48; Müslim, Hayz 126, (376); Ebü Dâvud, Salât 46, (542); Tirmizî, Salât 373, (517, 518); Nesâî, İmâmet 13, (2, 81).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2381
  • Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bir taksimde bulunduğu bir sırada, bir adam gelerek üzerine eğildi. Aleyhissalâtu vesselâm da elindeki hurma dalını adama dürtüp yüzünden yaraladı. Sonra da: “Gel! Kısas yap!” buyurdu. Adam:Affettim ey Allah’ın Resûlü! dedi.”Ebu Dâvud, Diyât 15, (4536); Nesâi, Kasâme 20, (8, 32).ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM’IN ALÂMETLERİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5520
  • Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim, iki at arasına, geçeceğinden emin olunmayan bir üçüncü at dahil ederse, bu kumar olmaz. Kim de geçeceğinden emin olunan atı dahil ederse bu kumar olur.”Ebü Dâvud, Cihâd 69, (2579).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2188
  • İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) birgün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu çizdiklerini şöyle açıkladı: Şu çizgi insandır. Şu onu saran kare çizgisi de eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de müsibetlerdir. Bu musibet oku yolunu şaşırarak insana değemese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ecel oku değer.Buhârî, Rikak 3; Tirmizî, Kıyamet 23, (2456); İbnu Mace, Zühd 27, (4231).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 147
  • es-Sâib İbnu Yezîd (radıyallâhu anh)’in anlattığına göre, “ikindiden sonra namaz kıldığı için el-Münkedir’i Hz. Ömer (radıyallâhu anh)’in dövdüğünü görmüştür.”Muvatta, Kur’ân 50, (1, 221).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2402
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, kendisine Ebu Süfyan’ın gelmekte olduğu haber verilince, ashabıyla istişare etti. Önce Ebu Bekr radıyallahu anh konuştu. Ondan yüzün çevirdi (iltifat etmedi). Sonra Hz. Ömer radıyallahu anh konuştu. Ondan da yüzünü çevirdi. Derken sa’d İbnu Ubade radıyallahu anh (Resûlullah’ın maksadını sezerek) ayağa kalktı ve “Ey Allah’ın Resulü, biz (ensariler)i mi kastediyorsunuz? Nefsimi kudret elinde tutan zata yemin ederim, eğer bize bineklerimizi denize sürmemizi emredecek olsanız, mutlaka (gözümüzü kırpmadan) daldırırız. Bize onlara binip Berkı’l-Gımâd’a gitmemizi emretseniz onu da yaparız!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm halkı hazırladı. Yola çıktılar ve Bedr’e kadar gelip indiler.Orada, Kureyş’in su almaya gönderdiği kimselerle karşılaştılar. İçlerinde Beni Haccac’a ait siyahi bir köle vardı. Onu yakaladılar. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ashabı Ebu Süfyan ve arkadaşları hakkında bilgi soruyorlardı. Köle:Ebi Süfyan hakkında bilgim yok. Ancak (burada) Ebu Cehl, Utbe, Şeybe ve Umeyye İbnu Halef var! dedi. O böyle söyleyince Ashab onu dövdü. O da: “Evet, ben size haber veriyorum. Bu Ebu Süfyan’dır!” dedi. Onu bıraktıkları zaman başkaları sordular. O yine:Ben Ebu Süfyan hakkında bir şey bilmiyorum, lakin burada halkın içinde Ebu Cehil, Utbe, Şeybe, Umeyye İbnu Halef var! dedi. Böyle söyleyince onlar da aynı şekilde dövdüler. Bu esnada Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm namaz kılıyordu. Bu hali görünce namazı bıraktı ve: “Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun, size doğruyu söyleyince onu dövüyorsunuz! Yalan söyleyince de bırakıyorsunuz” dedi.Ravi der ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm elini koyarak “burası falancanın öldürüleceği yer, şurası feşmekancanın öldürüleceği yer” diye teker teker gösterdi.”Ravi der ki: “Allah’a yemin olsun onlardan hiçbiri, Aleyhissalatu vesselam’ın elini koyduğu yerin dışına sapmadan, gösterdiği yerlerde öldürüldüler.”Müslim, Cihad 83, (1779); Ebu Davud, Cihad 125, (1681).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4199
  • İmam Mâlik’ten nakledildiğine göre, şöyle demiştir: “Medine’ye giden hiç kimseye, en az iki rek’at namaz kılmadan Mu’arras’ı geçmesi muvafık olmaz. Çünkü bana ulaştığına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, orada gecelemiştir. Orası Medine’ye altı mil mesafededir.”Ebu Davud, Menâsik 100, (2045).HİCAZ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4587
  • Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: ” Senin acele etmen gereken bir şeyin olursa mescidde hemen iki rek’atı kıl, iki rek’at de dönünce kıl.”Müslim, Cum’a 67, (881).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2952