• Abbâs İbnu Abdilmuttalib (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şöyle söylediğini işittim: “İmanın tadını, Rabb olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı, peygamber olarak Muhammed’i seçip râzı olanlar duyar.”Müslim, İman 56, (34); Tirmizî, İmân 10, (2625).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 22
  • Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissâlatu vesselâm’a bir adam gelip: “Yahudilerden bir aileyi kastederek “Falanın oğulları müslüman oldular. Ancak pek acıktılar, tekrar İslâm’dan dönmelerinden korkuyorum” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Kimin yanında birşeyler var?” diye sordu. Yahudilerden biri: “Benim yanımda şu şu kadar nakit var, -zannedersem üçyüz dinar demişti- Falan ailenin bahçesinden (alınacak meyve için) şu fiyatla selem akdini yaparım)” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm da: “Şu kadar vade ile şu fiyata” olur, “falan ailenin bahçesinden (elde edilecek meyve” kaydı) olmaz” buyurdu.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ORTAKLIK VE MUDÂRABE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6659
  • İrbâz İbnu Sâriye es-Sülemî (radıyallahu anh) anlatıyor:”Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la Hayber Kalesi’ne indik. Beraberinde başka birçok Müslüman da vardı. Hayber’in sâhibi (lideri) cebbâr, mütekebbir birisi idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek:- Ey Muhammed! Sizin eşeklerimizi kesmeye, meyvelerimizi yemeye, kadınlarımızı dövmeye hakkınız mı var? dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu sözlere öfkelenerek emretti:Ey İbnu Avf merkebine bin ve şöyle nida et: Haberiniz olsun, cennet sâdece mü’minlere helâldir, namaz kılmak üzere toplanın!”Râvi, devamla, der ki: “Cemaat toplandı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara namaz kıldırdı. Sonra da kalkıp şunları söyledi:Sizden biri, (rahat) koltuğuna kurulup, Allah’ın sâdece şu Kur’ ân’da yazdıklarını mı haram ettiğini sanıyor? Haberiniz olsun, vallahi ben (Allah’ın yasaklarını) duyurdum, (Kur’ân’da olmayan hayırlar) emrettim, birçok şeylerden sizleri yasakladım; bunlar, Kur’ân in bir misli kadar ve belki de daha çoktur. Allah Teâla hazretleri, Ehl-i Kitab’ın evlerine izinsiz girmenizi helal kılmamıştır. Kadınları dövmenizi, borçlarını (olan cizyeyi) verdikten sonra meyvelerini yemenizi de helal kılmamıştır.Ebu Dâvud, Harâc 33, (3050).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1058
  • Ümmü Hâni (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fenâ şeyler yapmıyor musunuz?” (Ankebut 29) meâlindeki âyette zikredilen toplantılarındaki fena şeyler’den maksad nedir? diye Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sordum. Bana şöyle cevap verdi:Onlar orda sesli sesli yelleniyorlar, oradan geçen kimselere de çakıl vs. fırlatıp onlarla eğleniyorlardı.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 730
  • Hz. Ali radıyallahu anh buyurmuştur ki: “Muhakkak ki ağızlarınız Kur’ân’ın yollarıdır, onları misvakla temizleyin.”HELÂ DUASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6044
  • Usame İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanında oturuyordum. Ali ve Abbas radıyallahu anhümâ gelip (huzuruna girmek için) izin istediler. Aleyhissalatu vesselâm:Ne getirdiler biliyor musun? buyurdular.Hayır, bilmiyorum! dedim.Ama ben biliyorum, onlara izin ver! buyurdular. (İçeri aldım), onlar da girdiler.Ey Allah’ın Resûlü! Ehlinden hangisi sana daha sevgili? Sormaya geldik! dediler. Aleyhissalatu vesselam:Fatıma Bintu Muhammed buyurdular.(Kan bağı) olan ailenden kimi sevdiğinizi sormuyoruz. (Yakınlarından kimi sevdiğini) soruyoruz dediler.Ehlimin bana en sevgili olanı, kendisine (hidayet ederek) Allah’ın nimetlendirdiği, (azad edip evlat edinmemle de) kendimin ikram etmiş olduğu kimsedir! buyurdu ve Üsâme İbnu Zeyd radıyallahu anhümâ’yı zikretti.Pekalâ sonra kim? dediler.Sonra Ali İbnu Ebi Talib! buyurdular. Bunun üzerine amcası Abbas radıyallahu anh:Ey Allah’ın Resûlü! Amcanı en sona bıraktın! dedi.Ali hicrette senden önce davrandı! cevabını verdiler.”Tirmizi, Menakıb, (3821).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4345
  • Abdullah İbnu Amr İbni’l As radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.”BAYRAM NAMAZINA BİRŞEYLER YİYEREK GİDİLiR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6504
  • Ebu Sa’idi ‘l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Bir gün Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir hutbede bulundu.Bu hutbede, Kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu da vardı:Dünya câziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır.

    – Aman uyanık olun, dünyadan kaçının, kadından kaçının.

    – Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu, bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!Ravi der ki: “(Bunu söyleyince) Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti:Vallahi öyle şeyler gördük ki, korktuk. Resülullah’ın söyledikleri arasında şu da vardı:

    – Haberiniz olsun! Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir.O günkü bellediklerimiz meyanında şu da vardı:- Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli tabakalar halinde yaratılmıştır:- Kimisi vardır, mü’min olarak doğar, mü’min olarak yaşar, kâfir olarak ölür.- Kimisi vardır, kâfir olarak doğar, kâfir olarak yaşar, mü’min olarak ölür.- Kimisi vardır, kâfir olarak doğar, kâfir olarak yaşar, kâfir olarak ölür.- Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir, (öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler.- Haberiniz olsun onlardan birkısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz bunların en hayırlısı ağır ötkelenen, çabuk dönendir; en şenlileri de çabuk ötkelenip yavaş dönendir.- İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz birkısmı vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen, iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir.Bilesiniz! Öfke âdemoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere yaslansın, (ötkesi geçinceye kadar öyle kalsın).”Ebu Said dedi ki: “Biz (bu sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm:Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan kısmına nisbeti gibidir.Tirmizi, Fiten 26, (2192).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5899
  • Ebu Rezin el-Ukayli radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur).Tirmizi, Cennet 23, (2566).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5097
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Ensardan bir zat Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselam’a gelerek:Ey Allah’ın Resûlü! Benim bir cariyem var, onunla azil yapabilir miyim? diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm ona: “Cariye için takdir edilen şey (çocuk) kendine gelecektir!” cevabında bulundu. Bundan bir müddet sonra aynı zat Aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek:O cariyem hamile oldu! dedi. Bunun üzerine Resülullah: “Bir nefse takdir edilmiş olan şey mutlaka olur!” buyurdular.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5970