• Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm yün (elbise) giydi, yamalı papuç giydi.” Enes şunu da ilave etti: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ‘beşi ‘ yemeği yedi ve sert elbise giydi.”(Enes’in râvisi) Hasen’e soruldu: “Beşi’ dediğin yemek nedir?” O şu cevabı verdi: “Arpanın iri öğütülmüşüdür, ağızdaki lokmayı kişi, ancak bir yudum su ile yutabilirdi.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *İKTİSATLI YEMEK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6949
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm yün (elbise) giydi, yamalı papuç giydi.” Enes şunu da ilave etti: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ‘beşi ‘ yemeği yedi ve sert elbise giydi.”(Enes’in râvisi) Hasen’e soruldu: “Beşi’ dediğin yemek nedir?” O şu cevabı verdi: “Arpanın iri öğütülmüşüdür, ağızdaki lokmayı kişi, ancak bir yudum su ile yutabilirdi.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *İKTİSATLI YEMEK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6949
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm yün (elbise) giydi, yamalı papuç giydi.” Enes şunu da ilave etti: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ‘beşi ‘ yemeği yedi ve sert elbise giydi.”(Enes’in râvisi) Hasen’e soruldu: “Beşi’ dediğin yemek nedir?” O şu cevabı verdi: “Arpanın iri öğütülmüşüdür, ağızdaki lokmayı kişi, ancak bir yudum su ile yutabilirdi.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *İKTİSATLI YEMEK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6949
  • Ebu Dâvud’un bir rivayetinde şöyle denmiştir: “Kim, kıblesi ile kendi arasına bir bşkasının girmemesine muktedir olursa, bunu sağlasın.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2711
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Başkasına sütünden istifade etmesi için verilecek bir hayvan olarak, sütlü deve ve bol sütlü koyun ne muvafıktır. Sabah bir kap, akşam bir kap süt verir.”Buharig, Hibe 35, Eşribe 14; Müslim, Zekat 73, (1019).UMRÂ VE RUKBA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4188
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adamı akrep sokmuştu. O gece acıdan uyuyamadı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a: “Falancayı akrep soktu, bu yüzden geceleyin hiç uyuyamadı” diye haber verilmişti. Şöyle buyurdular: “Keşke akşamleyin şu duayı okusaydı: Eûzu bikelimâtillahi’t-tâmmâti min şerri mâ halaka” (Yarattığının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım)” deseydi, akrebin sokması sabaha kadar ona zarar vermezdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7006
  • Ebû Musâ (radıyallahu anh) anlatıyor: ” Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Namazda en çok sevap alan kimse, en uzak olanlarıdır, yürüme yönüyle en uzaktan gelenler, imamla kılıncaya kadar namazı bekleyen kimse, hemen kılıp sonra da uyuyandan daha çok sevaba mazhardır.”Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buharî’nin Sahih’inde mevcuttur. (Buharî, Ezan 31).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2755
  • Ebu Eyyûb (radıyallahu anh) anlatmıştır ki: “Kendisinin bir hücresi vardı ve içinde hurma bulunuyordu. Buraya bir gulyabani (cin) dadanmış gelip hurmadan alıyordu. Bu durumu Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a açtı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine “Git, tekrar görecek olursan “Allah’ın adıyla, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a icabet et” dersin” buyurdu.Ebu Eyyub der ki: (Bekledim, tekrar gelince) yakaladım. Ancak, bir daha gelmeyeceğine dair yemin etti, ben de salıverdim. Sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la karşılaştığımda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Esirin ne oldu?” diye sordu. Ben: “Bir daha gelmeyeceğine dair yemin etti (ben de bıraktım)” dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “O yalan söylemiş, o yalana alışkındır” buyurdu.Ebu Eyyûb, bir başka sefer yine geldiğini, yakalayınca gelmeyeceğine dair yine yemin ettiğini, yemini üzerine salıverdiğini anlatır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar: “Esirin ne oldu?” diye sorar. “Gelmeyeceğine dair yemin edince bıraktım” der. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Yalan söylemiş, o zaten yalana alışkındır” buyurur.Ebu eyyub (radıyallahu anh) üçüncü sefer yine yakalar ve: “Bu sefer seni bırakmayacağım, mutlaka Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a kadar götüreceğim” der. Bunun üzerine cin: “(Dinle beni) sana mühim bir şey hatırlatacağım: Ayet’ü’l-Kürsî varya onu evinde oku. O takdirde sana hiç ne şeytan ne başkası yaklaşamaz” der. (Ebu Eyyub yine salar) ve Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Esirin ne oldu?” diye sorar. Olup biteni haber verince: “(Hayret), yalancı olduğu halde bu sefer doğruyu söylemiş” buyurur.”Tirmizi, Sevabu’l-Kur’ân 3, (2883).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 501
  • Nesâi. Hz. Enes radıyallahu anh’tan naklediyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir kabirden bir ses işitmişti: “Bu ne zaman öldü? (Bileniniz var mı?” buyurdular.Cahiliye devrinde! dediler. Bu cevaba sevindi ve:Eğer birbirinizi defnetmemenizden korkmasaydım kabir azabını size de işittirmesi için dua ederdim buyurdular.”Müslim, Cennet 68, (2868); Nesâî, Cenâîz 114, (4, 102).MÜNKER VE NEKİRİN SUALLERİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5463
  • Ebü Vehb el-Cüşemî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Size alnı sakar, ayakları sekili kahverengi atı veya alnı sakar ayakları sekili kızıl atı veya alnı sakar, ayakları sekili siyah atı tavsiye ederim.”Ebü Vehb’e: “Kızılın tafdil edilişinin sebebi nedir?” diye soruldu. Şu cevabı verdi:Çünkü, Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselâm) bir seriyye göndermişti. Zafer haberini ilk getiren kızıl atın sahibi idi.Ebü Dâvud, Cihâd 44, (2544); Nesâî, Hayl 3, (6, 218, 219).Nesâî’de şu ziyade vardır: “(Allah yolunda) at besleyin, alınlarından ve arkalarından okşayın. Boyunlarına takı bağlayın fakat kiriş bağlamayın.”Kiriş bağlamayın ibaresi şunu ifade eder: Araplar cahiliye devrinde nazar değmnesine karşı atlarına kiriş bağlarlardı. Bu hadisle Resülullah bu işin, Allah’ın kaderinden hiçbirşeyi geri çeviremeyeceğini onlara bildirmiş oldu. Mamafih bu ibarenin: “Atın üzerinde, cahiliye devrindeki gibi intikam almaya kalkmayın” mânasını taşıdığı da söylenmiştir. (Zira evtâr, “vitr” kelimesinin de cem’idir. Vitr, intikam demektir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2194