• Kerime Bintu Hümâm anlatıyor: “Bir kadın, Hz. Âişe’ye kına yakma hususunda sormuştu, şu cevabı aldı:Bunda bir beis yok (kına yakılabilir). Ancak ben bundan hoşlanmam. Çünkü sevdiğim (aleyhissalâtu vessellâm), onun kokusunu sevmezdi.Ebü Dâvud, Tereccül 4, (4164); Nesâi, Zinet 19, (3,142).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2089
  • el-Kâsım (İbnu Abdirrahman) radıyallahu anh demiştir ki: “Allah’ın, duada şefaat kılındığı taktirde, o duayı kabul ettiği ism-i âzamı şu üç surededir: Bakara, Âl-i İmran ve Tâ-Hâ.Ebu Ümâme radıyallahu anh’tan yapılan bir rivayette, bunun benzeri Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan merfu olarak gelmiştir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7117
  • Hz. Muaviye İbnu Ebi Süfyan radıyallahu anhüma minber üstünde şunu anlatmıştır:Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan ayından önce minberde buyurdular ki: Ramazan falan gün başlayacak. Biz daha önceden oruç tutarız. Dileyen önceden başlasın, dileyen de (o güne kadar tutmayı) tehir etsin.”RAMAZAN AYI KAÇ GÜN?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6475
  • İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Sizden biri rükü edince üç kere “Sübhâne rabbiyel azim (Büyük Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir” desin. Bu, en az miktardir. Secde yapınca da üç kere “Sübhane Rabbiye’l a’lâ (Ulu Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir” desin. Bu da en az miktardır.”Ebu Dâvud, Salât 154, (886); Tirmizi, Salât 194, (261).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1778
  • Hz. Mu’az İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: “Bir gün, Resülullah aleyhissalâtu vesselam, bir namaz kılmış ve namazı çok uzatmıştı. Namazdan çıkınca biz: “Ey Allah’ın Resülü! Bugün namazı çok uzattınız!” dedik. Şu açıklamayı yaptılar: “Ben bugün, bir ümit ve korku namazı kıldım. Ben (namazda) aziz ve celil olan Allah’tan ümmetim için üç şey talep ettim. Allah bunlardan ikisini verdi, birini vermedi. Ben Allah’tan ümmetime, kendileri dışında bir düşman musallat etmemesini talep ettim, bu talebimi kabul etti. Allah’tan ümmetimi (eski ümmetler gibi) toptan suda boğarak helak etmemesini talep ettim. Allah bunu da kabul etti. Allah’tan ümmetimin kendi aralarında savaşmamalarını talep ettim, Allah bunu reddetti.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7149
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanlar kıyamet günü cemaatler halinde olacaklar. Her ümmet kendi peygamberini takip edip: “Ey falan! bize şefaat et, ey falan bize şefaat et! diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte Makam-ı Mahmud budur.”Buhari, Tefsir, Benû İsrail, 11, Zekât 52.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 684
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanlar kıyamet günü cemaatler halinde olacaklar. Her ümmet kendi peygamberini takip edip: “Ey falan! bize şefaat et, ey falan bize şefaat et! diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte Makam-ı Mahmud budur.”Buhari, Tefsir, Benû İsrail, 11, Zekât 52.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 684
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanlar kıyamet günü cemaatler halinde olacaklar. Her ümmet kendi peygamberini takip edip: “Ey falan! bize şefaat et, ey falan bize şefaat et! diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte Makam-ı Mahmud budur.”Buhari, Tefsir, Benû İsrail, 11, Zekât 52.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 684
  • Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Bilal radıyallahu anh’a: “Yemek ye, ey Bilal!” demişti. “Ben oruçluyum!” diye karşılık verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Biz rızıklarımızı yiyoruz. Bilal’in rızkının fazlı cennettedir. Ey Bilal yanında yemek yenen oruçlunun kemiklerinin tesbih ettiğini ve meleklerin de onun için istiğfarda bulunduğunu hissettin mi?” buyurdular.”ORUÇLUNUN DUASI MAKBUL

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6503
  • Muhammed İbnu’l-Hanife, babasından (Allah her ikisinden de razı olsun) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e sordum: “Ey Allah’ın Resûlü, sizden sonra bir oğlum olduğu takdirde, sizin isminizle isimlendirebilir, künyenizle de künyelendirebilir miyim, ne dersiniz?” Bana “Evet” buyurdular.Ebu Dâvud, Edeb, 76, (4967); Tirmizî, Edeb 68, (2846).Yuharıdaki metin Ebu Dâvud’undur. Tirmizî, hadise, “sahîh” demiştir, ayrıca: “Burada bizim için ruhsat var” diye kaydetmiştir.İSİM VE KÜNYE ÜZERİNE MÜTEFERRİK HADİSLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 137