• Buharî ‘ nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir : “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Sizden biri, halka karşı sütre olacak bir şeyin gerisinde namaz kılarken, biri önünden geçmeye kalkarsa ona mani olsun, (beriki haddini bilmeyip) ısrar ederse onunla mücâdele etsin. Zira o, (bu haliyle) şeytandır.”Buharî, Salât 100, Bed’ül-Halk 11; Müslim, Salât 259, (505);Muvatta, Kasru’s-Salât 33, (1,154) ; Ebu Dâvud, Salât 108, (697, 698, 699,700) ; N esaî, Kıble 8, (2, 66) ; Kasâme 45, (8, 6162).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2712
  • Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün (veya gece mütad olmayan bir saatte) mescide geldi. Orada Hz. Ebü Bekir ve Hz. Ömer (radıyallâhu anhümâ)’e rastladı. Onlara (bu saatte) niye geldiklerini sordu.Bizi evden çıkaran açlıktır! dediler. Resülullah da:Beni de evde çıkaran açlıktan başka bir şey değil! buyurdu. Hep berâber Ebü’I-Heysem İbnu’I Teyyihân’a gittiler. O, bunlar için arpadan ekmek yapılmasını emretti. Ekmek yapıldı. Sonra kalkıp bir koyun kesti. Yanlarında bir hurma ağacında asılı olan tatlı suyu indirdi. Derken yemek geldi, yediler ve o sudan içtiler. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):Şu günün nimetinden (Kıyamet günü) hesap sorulacak! (Açlık sizi evinizden çıkardı. Bu nimetlere nail olduktan sonra dönüyorsunuz! buyurdu.”Müslim, Eşribe 140, (2038); Muvatta, Sıfatu’n Nebi 28, (2, 932); Tirmizi, Zühd 39, (2370).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2064
  • İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın, sakın onları kabirlere çevirmeyin!Buhârî, Salât 52, Teheccüd 38; Müslim, Musâfirîn 208, (777); Ebü Dâvud, Salât 346, (1448); Tirmizî, Salât 331, (451); Nesâî, Salâtu’l-Leyl 1, (3,197).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2680
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl’de nikâh yapmıştı. Şevvâl’de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?”(Urve der ki: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi.”Müslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5607
  • İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle emrettiler: “Satıcılar mallarını çarşıya indirmezden önce yolda karşılayıp alış-veriş yapmayın.”Tirmizî ve Muvatta dışındakilerde tahric edilmiştir.Ebu Dâvud hadisin baş kısmında şu ziyadeye yer verir: “Birbirinizin alış-verişine karşı alış-veriş yapmayın. (Pazara giden) malı yolda karşılamayın.”Nesâî’de “ticaret malı (es-Sila’)” yerine “Celeb malı” tâbiri kullanılmıştır. (Celeb: Satmak için celbedilen mala denir.).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 289
  • İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle emrettiler: “Satıcılar mallarını çarşıya indirmezden önce yolda karşılayıp alış-veriş yapmayın.”Tirmizî ve Muvatta dışındakilerde tahric edilmiştir.Ebu Dâvud hadisin baş kısmında şu ziyadeye yer verir: “Birbirinizin alış-verişine karşı alış-veriş yapmayın. (Pazara giden) malı yolda karşılamayın.”Nesâî’de “ticaret malı (es-Sila’)” yerine “Celeb malı” tâbiri kullanılmıştır. (Celeb: Satmak için celbedilen mala denir.).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 289
  • İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle emrettiler: “Satıcılar mallarını çarşıya indirmezden önce yolda karşılayıp alış-veriş yapmayın.”Tirmizî ve Muvatta dışındakilerde tahric edilmiştir.Ebu Dâvud hadisin baş kısmında şu ziyadeye yer verir: “Birbirinizin alış-verişine karşı alış-veriş yapmayın. (Pazara giden) malı yolda karşılamayın.”Nesâî’de “ticaret malı (es-Sila’)” yerine “Celeb malı” tâbiri kullanılmıştır. (Celeb: Satmak için celbedilen mala denir.).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 289
  • Mugire İbnu şu’be radıyallahu anh anlatıyor: “Resüllullah aleyhissalatü vesselâm kazayı hâcet için gidince, yoldan uzak olurdu.”Ebu Dâvud, Tahâret 1, (1); Tirmizi, Tahâret 16, (20); Nesâi, Tahâret 16, (1, 18, 19).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3510
  • Yine Ebü Humeyd (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah aleyhissalâtu vesselâm secde ettiği zaman, burnunu ve alnını yere koyardı. Ellerini yanlarından aralardı, avuçlarını omuzları hizasına koyardı.”Tirmizî, Salât 201, (270).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2573
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) yatsı namazını kıldı. Sonra namazdan çıkınca elimden tuttu. Bathâ-i Mekke’ye kadar gidip orada beni oturttu. (Yere dairevi) bir hat çizip:Hattından dışarı çıkma! Sana bazı kimseler gelecek, sakın onlara bir şey söyleme. Zira onlar seninle konuşacak değiller! buyurdu. Sonra dilediği yere çekip gitti. Ben çizgimin içinde otururken bana bir grup insan geldi. Esmer rankleriyle sanki Hindûlara benziyorlardı. (Pek uzun olan) saçları, vücutlarını öylesine örtmüştü ki, ne bir avret yerlerini ne de bir elbiselerini görüyordum. Bana kadar geldiler, ancak çizgiyi geçmediler. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gittiği yere) yürüdüler.Gecenin sonuna doğru Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben otururken yanıma geldi ve çizgiden içeri girdi. Dizime dayanıp yattı. Yatınca (ağzından) soludu. Ben oturuyordum. O da dizime dayanmış vaziyette böyle duruyorduk. Derken, üzerinde beyaz elbiseler olan bir grup adam geldi. Güzelliklerinin derecesini Allah bilebilir. Bana kadar yaklaştılar. Bir kısmı Aleyhissalatu vesselam’ın baş tarafına, bir kısmı da ayakları tarafına oturdular. Sonra aralarında konuşarak:Biz şimdiye kadar bu peygambere verilen gibisinin, bir başkasına verildiğini hiç görmedik. Bunun gözleri kapalı, kalbi uyanık. Ona bir misal verin! (dediler ve şu temsili anlattılar):Bir efendi köşk yaptırmış, sonra bir ziyafet verip sofra kurmuş, insanları yiyip içmeye çağırmıştır. İcabet edenler gelip yemeğinden yiyip, suyundan içmiştir. İcabet etmeyenleri de cezalandırmıştır dediler ve kalktılar. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da kendine geldi ve:Şunların ne dediklerini işittim. Onların kim olduklarını biliyor musun? dedi. ben: “Allah ve Resûlü bilir!” dedim.Onlar meleklerdi! buyurdu ve ilave etti:Onların getirdikleri temsilin manasını anladın mı?Allah ve Resûlü bilir! dedim. Aleyhissalatu vesselam açıkladı:Rahmen (olan Rabbimiz) cenneti kurdu. Kullarını ona davet etti. Kim davete icabet ederse cennete girer, kim de icabet etmezse onu cezalandırır.Tirmizi, Emsal 1, (2865).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4324