• Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Ben de (meziyi), kendimden ipek ipliği gibi iner görürdüm. Öyleyse bunu sizden biri görünce (telaşlanmayıp) zekerini yıkasın ve namaz abdestiyle abdest alsın.” Burada meziyi kastetmiştir.- “Muvatta, Tahâret 54, (1, 41).KUSMUK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3637
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Âdem’in yaratılışı üzere, altmış zirâ boyunda tek bir adam suretinde olacaklar.Buhari, Bed’ü’l-Halk 8, Enbiya 1; Müslim, Cennet 15, (2834); Tirmizi, Cennet 7, (2540).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5093
  • İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bir ortak diğer bir ortaktan önce (üçüncü bir ortağın hissesini şuf’a yoluyla) satın aldığı zaman, diğer ortağın, hisseyi satın alan ortağa karşı şuf’a hakkı yoktur. Büluğ çağına varmamış ortak ve gâib (yani hazır bulunmayan) ortak için de şuf’a hakkı yoktur.”YİTİK, BULANA HELAL DEĞİL

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6736
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a: Gerçek hacı kimdir?” diye soruldu da şu cevabı verdi:Saçını düzenleyip yıkamayı ve koku sürünmeyi çoktan terketmiş kimsedir. .Kendisine tekrar:Hangi hacc efdaldir? diye sorulunca:Yüksek sesle telbiye getirilen ve kurban kesilen dedi.(Haccla ilgili âyette geçen) sebil nedir? diye soruldu.Zâd (nafaka) ve râhile (binek)dir cevabını verdi.”Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân, (3001); İbnu Mâce, Menâsik 6, (2896).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1545
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zevcelerinden Safiyye Bintu Huyey (radıyallahu anhâ) hayız oldu. Durum Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a haber verilmişti.O bizi burada hapis mi edecek! dedi. Kendisine, Safıyye’nin tavâf-ı ifâzayı yapmış olduğu söylenince:Öyleyse hayır, (beklemenize gerek yok, yola çıkınız) açıklamsında bulundu.”Buhârî, Hacc 129,145, Hayz 27, Megâzî 77; Müslim, Hacc, 382, (1211); Muvatta, Hacc 225-228, (1, 412-413); Nesâî, Hayz 23, (1, 194); Tirmizî, Hacc 99, (943); Ebu Davud, Menasik 85, (2003); Nesâî, Hayz 23 (1,194); İbnu Mâce, Menâsik 83, (3072). Bu metin Şeyheyn (Buhârî ve Müslim) metnidir.)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1355
  • Hz. Osman İbnu Affan radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Osman İbnu Maz’ün üzerine cenaze namazı kıldırdı. Namazda dört kere tekbir getirdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6408
  • Abdullah İbnu Ebi Bekr’in anlattığına göre: “Dedesi Muhammed İbnu Amr, el-Efrâk adındaki bağının meyvesini dört bin dirheme sattı. Bundan sekiz yüz dirheme (tekabül eden) hurmayı müstesna kıldı.”Muvatta, Büyû 18, (2, 622).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 273
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kertenkeleyi haram kılmadı. Lakin ondan tiksindi. O, bütün çobanların yiyeceğidir. Allah Teâla hazretleri ondan birçok kimseleri faydalandırır, yanımda olsaydı ben de yerdim.”SU YÜZÜNDE DURAN ÖLÜ BALIĞIN HÜKMÜ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6913
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana:Ben senin bana kızdığın ve benden razı olduğun zamanları biliyorum” buyurdular. Ben: Bunu nereden anlıyorsunuz?” diye sordum.Benden râzı oldun mu bana: Hayır Muhammed’in Rabbine yemin olsun! ” diyorsun. Bana öfkeli olunca: “Hayır! İbrahim’in Rabbine yemin olsun!” diyorsun” dedi. Ben:Doğru, ey Allah’ın Resulü, ben sadece senin adını terkederim? dedim.”Buhari, Nikâh 108, Edeb 63; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 90, (2439).SOHBET ADABI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3285
  • Müslim’in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: “Hz. Aişe dedi ki: “Ümmü Habibe, kız kardeşi Zeyneb Bintu Cahş’ın hücresinde bir leğenin içinde yıkanırdı. Kanın kızıllığı (bazan) suya galebe çalardı.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3825