
Ebu’l-Bahteri anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı dinleyen bir zatın bana anlattığına göre Resûlullah demiştir ki:İnsanlar, günahları çoğalmadıkça helak olmayacaklardır.Ebu Davud, Melahim 17, (4347).

Ebu’l-Bahteri anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı dinleyen bir zatın bana anlattığına göre Resûlullah demiştir ki:İnsanlar, günahları çoğalmadıkça helak olmayacaklardır.Ebu Davud, Melahim 17, (4347).

Ebu Mâlik el-Eş’arî anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (uzuvlarını) üçer sefer yıkayarak abdest alırdı.”UZUVLARI BİR, İKİ, ÜÇ KERE YIKAYARAK ABDEST

Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahın iki rek ‘atinde şunları okurdu: “Kul ya eyyuhe ‘l- Kâfirun ” ve “Kul hüvallahu ahad.”Müslim, Müsafirin 98, (726); Ebu Dâvud, Salât 98, (1256); Nesâî, İftitah 39, (2, 155, 156).

Urve (radıyallahu anh) dedi ki: “Bana bu hadisi rivayet eden kimse şunu da anlattı: İki kişi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e müracaat ederek aralarındaki ihtilâfı arzettiler: Bunlardan biri, diğerinin arazisine hurma ağacı dikmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Tarla, eski sâhibine aittir, ağaç diken de diktiklerini tarlada söksün” diye hükmetti. Ben ağaçların köklerine baltalarla vurulduğunu gördüm. Ağaçlar boylu boslu tam haldeydiler, hepsi de tarladan söküldüler.”Ebu Dâvud, Harac 37, (3074).

Ebü Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Sabah namazını kıldıktan sonra güneş yükselinceye kadar artık namaz yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra da güneş batıncaya kadar namaz yoktur.”Buhârî, Mevâkît 31; Müslim, Müsâfirîn 288, (827); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 277, 278).

Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallâhu anh) anlatıyor: “(Bir gece) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı yatsı namazı için uzun müddet bekledik, ama gecikti. O kadar ki, bazıları (hane-i saadetinden) çıkmayacağı zannına düştü. İçimizden: “Namazını (evinde) kılmıştır” diyen bile oldu.İşte biz bu hâl üzere iken Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) çıktı ve kendisine önceden tahminen söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine:Geceye bu namazla girin. (Bilin ki) siz bu namaz sayesinde diğer ümmetlere üstün kılındınız. Bunu sizden önceki ümmetlerden hiçbiri kılmadı buyurdu.”Ebü Dâvud, Salât 7, (421).

Tirmizî’nin İbnu Mes’ud’dan kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: “Ben bir ay kadar Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı göz ucuyla tâkib ettim, sabahın farzdan önce kılınan iki rek ‘atinde şu sureleri okuyordu: “Kul yâ eyyühe’l-Kâfirun” ve “Kulhüvallahu ahad.”Tirmizî, Salât 308, (417).

Bir rivayette şu ziyade mevcuttur: “Bir kul, Allah rızası için mütevazi olur, alçalırsa Allah onu mutlaka yüceltir. Size bir hadis söyleyeceğim, onu iyi belleyin: “Dünya dört kişi içindir:Bir kul vardır, Allah kendisine mal ve ilim vermiştir de kul, malı hususunda Allah’tan korkmakta, (mal ve ilmi kullanarak) sıla-ı rahm yapmakta, (mal ve ilimde) Allah’ın hakkı olduğunu bilmektedir; işte bu kimse en faziletli bir makamdadır.
Bir kul vardır. Allah ona ilim vermiştir, mal vermemiştir, ama iyi niyetlidir ve “Malım olsaydı onu falan kişi gibi (hayırda) harcardım” der. İşte bu kimse niyetindekini yapmış gibi sevaba nâil olur, ikisi de eşit şekilde ücrete konar.Bir kul vardır Allah ona mal vermiştir, fakat ilim vermemiştir. Malını cahilane harcar. Malı hususunda Rabbinden korkmaz. (Cimriliği, cahilliği sebebiyle) malıyla sıla-ı rahim yapmaz; malında Allah’ın da hakkı olduğunu hiç düşünmez. İşte bu kimse, mertebelerin en düşüğündedir.
Bir kul vardır, Allah ona ne ilim ne de mal vermiştir ama: “Eğer malım olsaydı onunla falan kimsenin yaptıklarını ben de yapardım” der. Bu da niyetiyle muamele görür. Niyet ettiği kimsenin vebalini aynen eIde eder.”Tirmizî, Zühd 17, (2326); İbnu Mâce, Zühd 21, (4228).

Tavus (rahimehullah) anlatıyor: “İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)’a (namaz’da) iki ayak üzerine ik’â hakkında sordum.Bu sünnettir dedi. KendisineBiz bunu erkeğe eziyet görüyoruz! dedik. O tekrar:Bilakis, o, Peygamberiniz (aleyhissalâtu vesselâm)’in sünnetidir!dedi.”Müslim, Mesâcid 32, (536); Ebü Dâvud, Salât 143, (845); Tirmizî, Salât 210, (283). Metin Müslim’e aittir.Ebü Dâvud’da, “iki ayak üzerine” tabirinden sonra “secdede” ziyadesi mevcuttur.

Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Gece ve gündüzde birkısım melekler nöbetleşe aranızda bulunurlar. Bunlar sabah namazı ile ikindi namazında toplanırlar. Sonra sizi geceleyin takip eden melekler (hesabınızı vermek üzere huzu-u ilahiye) yükselir. Sizi çok iyi bilen Allah, bu meleklere sorar: Kullarımı nasıl bıraktınız?”Biz onları namaz kılıyorlarken bıraktık, biz onlara namaz kılarlarken vardık! derler.”Buhari, Mevakitu’s-Salat 16, Bed’ü’l-Halk 6, Tevhid 23, 33; Müslim, Mesacid 210, (632); Muvatta, Kâsru’s-Salat 82, (1, 170); Nesai, Salat 21, (1, 240, 241).