Senin isminle ölür, Senin isminle dirilirim ey Allah’ım!
(Buhârî, Deavât, 8; Müslim, Zikir, 59)

Senin isminle ölür, Senin isminle dirilirim ey Allah’ım!
(Buhârî, Deavât, 8; Müslim, Zikir, 59)

O Allah ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize feyiz ve rahmetini indirir; melekleri de sizin için duâ edip bağışlanma dilerler. Gerçekten Allah, mü’minlere karşı pek merhametlidir.

Öldürdükten sonra bizi dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş ancak O’nadır.
(Buhârî, Deavât, 8)

İbrâhim: “Peki ama” dedi, “siz kendilerine yalvardığınızda onlar sizi duyabiliyorlar mı?”

Yâ Rabb! Sana, pek çok ve riya gibi şeylerden uzak ve yümn ü bereketi bulunan, nezd-i ulûhiyyetinde makbul olup merdûd olmayacak derece-i kemâl-i ihlâs üzere ve hiç bir sûrette kâfi görmiyeceğimiz ve dâima yapmaya devam edeceğimiz ve hiç bir surette bırakmıyacağımız ve kendisinden hiç bir vakit istiğna göstermiyeceğimiz bir hamd ile sana hamdederiz. Sen bizim Rabbimizsin; yani nîmetin her türlüsü ile bizi besleyen, yaşatansın.
(Buhârî, Et’ime, 54)

Rasûlüm! De ki: “Eğer kulluğunuz ve yakarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki? Fakat siz gerçekten Kur’an’ı ve Peygamber’i yalanladınız; bu sebeple azap sizin yakanızı bırakmayacaktır.”

Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!» diye dua et!
(Tirmizî, Deavât, 84; İbn-i Mâce, Dua, 5)

Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunan her varlık, bu arada kanat çırparak uçan dizi dizi kuşlar Allah’ı tesbih ediyor? Onların her biri kendi duâsını ve tesbihini bilmektedir. Allah, onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilir.

Allâh’ım! Sen’in gazâbından Sen’in rızâna sığınırım. İkâbından affına sığınırım! Allâh’ım başka değil, Sen’den yine Sana sığınırım. Sen’i hakkıyla senâ etmekten âcizim. Sen Yüce Zâtını nasıl senâ ettiysen öylesin!
(Müslim, Salât, 222)

Rasûlüm! De ki: “Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!”