• Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselam’a: “En efdal insan kimdir?” diye sorulmuştu. “Kalbi mahmüm (pak), dili doğru sözlü olan herkes” buyurdular. Ashab: “Doğru sözlülüğün ne demek olduğunu biliyoruz. Mahmümu’l-kalb ne demektir?” diye sordu.(Mahmüm kalb), Allah’tan korkan tertemiz kalptir, içinde günah yoktur, zulüm yoktur, kin yoktur, hased yoktur buyurdular.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7256
  • Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: “Tevrat’ta Hz. Muhammed aleyhisselâm’ın sıfatı ve İsa İbnu Meryem’in de O’nunla birlikte defnedileceği yazılıdır.Ebu Mevdûd el-Medenî der ki: “(Resûlullah’ın kabrinin bulunduğu) hücrede bir kabir yeri var.”Tirmizi, Menâkıb 3, (3621).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5523
  • Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: “Tevrat’ta Hz. Muhammed aleyhisselâm’ın sıfatı ve İsa İbnu Meryem’in de O’nunla birlikte defnedileceği yazılıdır.Ebu Mevdûd el-Medenî der ki: “(Resûlullah’ın kabrinin bulunduğu) hücrede bir kabir yeri var.”Tirmizi, Menâkıb 3, (3621).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5523
  • İmam Mâlik rahimehullah’a ulaştığına göre, Abdullah İbnu Ömer’in bir cariyesi vardı. Hz. Ömer onu, hürlerin kıyafetine bürünmüş vaziyette görünce bu davranışını normal karşılamayıp müdahale etti. (Kızı Hafsa’nın yanına girip:Oğlan kardeşinin cariyesini halkın içine karışmış görmedin mi, hürlerin kıyafetine bürünmüş değil mi? dedi ve Hz. Ömer bu hali hoş karşılamadı).”Muvatta, İsti’zân 44, (2, 981).AYAKKABI GİYİNME

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5214
  • Urve İbnu’z-Zübeyr (rahimehullah) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) İbnu Avf (radıyallahu anh)’a: “Ey Ebü Muhammed! Rüknü’l-Esved’i nasıl istilâm ettin?”diye sordu.İstilâm ettim ve bıraktım! deyince, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam);Doğru yapmışsın dedi.”Muvatta, Hacc 113; (1, 366).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1320
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez.Tirmizi, Cennet 8, (2542).Tirmizi’nin bir rivayetinde şu ziyade var: “Cennetliklerin başlarında taçlar vardır. Taçtaki tek bir inci, meşrık ile mağrib arasını aydınlatır.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5096
  • Nesâî’nin Ali İbnu Abdirrahmân’dan kaydettiği bir rivayette der ki: “İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)’nın yanında namaz kıldım ve namazda çakılları alt üst ettim. Bana:Çakılları alt üst etme. Zîra çakılların çevrilmesi şeytan işidir. Sen de Resülullah’ın yaptığı gibi yap. Ben O’nun ne yaptığını gördüm dedi. Ben:Resülullah’ın ne yaptığını gördün? diye sordum.Şöyle’ dedi ve sağ ayağını dikti, solunu yatırdı. Sağ elini sağ uyluğu üzerine, sol elini de sol uyluğu üzerine koydu. Şehadet parmağıyla da işaret etti.Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: “Baş parmağı takip eden parmağı ile kıbleye işaret etti, nazarlarını da ona dikti.”Müslim, Mesâcid 114-116, (580); Muvatta, Salât 48, (1, 88); Ebü Dâvud, Salât 186, (987); Tirmizî, Salât 220, (294); Nesâî, İftitah 189, (2, 237), Sehv 32-35, (3, 36-38).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2614
  • Ebü Dâvud’da şu ifadeye yer verilmiştir: “(Bilâl), hayye ala’s-salât, hayye ala’l-felâh cümlesine gelince boynunu sağa ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi.”Ebü Dâvud, Salât 34, (520).İSTİKBÂLU’L-KIBLE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2455
  • Süheyb İbnu Sinân (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: “Mü’min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sâdece mü’mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır”.Müslim, Zühd 64, (2999).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 10
  • Ma’dan İbnu Ebî Talha anlatıyor:Hz. Ömer (radıyallâhu anh), cuma günü hutbe verdi. Önce Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı hatırlattı, sonra Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh)’i andı. Sonra da şunları söyledi:

    Ben rüyamda bir horoz gördüm, bana üç gaga vurdu. Bunu, ecelim yaklaştı diye yordum. Bazı kimseler, yerime birini seçmemi söylüyorlar, Allah ne dini, ne hilafetini, ne de Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) ile gönderdiği şeyi zayi edecek değildir. Eğer ecelim çabucak gelirse hilâfet, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölürken kendilerinden razı bulunduğu şu altı kişinin müşâveresi ile belirlenecektir. Ben biliyorum ki, bazıları bu seçime dil uzatacaklardır. Bunlar benim şu elimle İslâm’a kattığım kimselerdir. Eğer bunu yaparlarsa bilin ki, onlar ancak Allah’ın düşmanlarıdır, kâfırlerdir, sapıklardır.Sonra sözüne şöyle devam etti:Ey Rabbim, seni Ensâr’ın ümerâsına şâhid kılıyorum. (Bilin ki) ben onları, adaletli olsunlar ve halka dinlerini, Peygamberlerinin (aleyhissalâtu vesselâm) sünnetini öğretsinler (zekatı) aralarında taksim etsinler, dini meselelerde müşkilatla karşılaşınca bana bildirsinler diye başlarına tayin ettim.Hz. Ömer (radıyallâhu anh)’in bu hutbesinden bir cuma geçmişti ki hançerlendi. Yanına girmek için önce Muhacirler’e, sonra Ensâr’a, sonra Medineliler’e, sonra Şamlılar’a, sonra Iraklılar’a sırayla izin verdi. Biz huzura girenlerin sonuncusu idik. Siyah bir bürde ile yarası sarılmış, üzerinden kanlar akıyor vaziyette gördük.Bize vasiyette bulun! dedik. Ona bizden başka vasiyet talebinde bulunan olmadı.Size dedi, Allah’ın Kitabı’nı vasiyet ediyorum. Zira ona uyduğunuz müddetce asla sapıtmazsınız. Size Muhacirler’i de vasiyet ediyorum. Zira insanlar çoğalırken onlar azalıyor. Size Ensâr’ı da vasiyet ediyorum. Zira onlar, imanın sığındığı melcedir. Size bedevîleri de vasiyet ediyorum.

    Zira onlar aslınız, dayanağınızdır.Bir rivayette şöyle denmiştir: “…Zira onlar kardeşlerinizdir, düşmanınızın düşmanıdır. Size zımmîleri de vasiyet ediyorum, zira onlar Peygamberimiz (aleyhissalâtu vesselâm)’in zimmeti ve ailenizin rızkıdır. Beni terkedin artık.”Buhârî, Ahkâm 51, Müslim, İmâret 12, (1823); Tirmizî, Fiten 48, (2226); Ebû Dâvud, Harâc 8, (2939).Bir rivayette şöyle gelmiştir: “Hz. Ömer (radıyallâhu anh) hançerlendiği zaman kendisine: “Birini yerinize seçseniz!” denilmişti. Şu cevabı verdi:Yani işinizi sağken de, ölmüşken de ben mi sırtımda taşıyayım? Mamafih, birisini seçecek olsam (bu caizdir, zira) benden daha hayırlı olan Ebû Bekir seçmiştir. Seçimi terkedecek olsam (bu da caizdir zira) benden daha hayırlı olan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da seçimi terketti. Ben istedim ki, bundaki nasibim başa baş olsun, ne lehime ne de aleyhimeAbdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) dedi ki: “(Ömer’in bu sözü üzerine) anladım ki, yerine kimseyi tayin etmeyecektir.” Oradakiler:Allah hayırlı mükâfaatlar versin. Sen şu şu hizmetleri yaptın dediler. O da: “Uman ve korkan” diye cevap verdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1714