Ezher İbnu Abdillah el-Harâzî anlatıyor: “(Yemenli) Kelâ’ kabilesinden bir grubun malı çalındı. Bunlar, bir kısım dokumacıları itham ettiler. Dokumacıları alarak Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam)’in ashabından olan Nu’mân İbnu Beşîr’e getirdiler. Nu’mân onları bir kaç gün hapsetti, sonra salıverdi. (Şikâyetçiler), Nu’mân’a gelip: “Sen onları dayaksız, azarsız salıverdin, olur mu?” dediler. Nu’mân onlara:-Ne istiyorsunuz? Onları dövmemi istiyorsanız döverim. Malınız çıkarsa alırsınız. Ama dövdüğüm halde malınız çıkmazsa, onlara vurduğum kadar da size vururum dedi.-Yani hükmün bu mu? dediler. Nu’mân (radıyallâhu anh):-(Hayır bu benim değil), Allah ve Resûlü’nün (aleyhissalâtu vesselâm)ın hükmüdür’ cevabını verdi.”Ebû Dâvud, Hudud 10, (4382); Nesâî, Sârik 2, (8, 66).