
(Yukarıdaki vak’a ile alâkalı olan) bir rivayet şöyledir: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (yıllık ihtiyacını aldıktan sonra) geri kalanı Allah’ın malı kılar (Beytu’l-mâle koyar) idi.” Ömer (radıyallahu anh) sonra (cemaate yönelerek) dedi ki:Arz ve semânın izniyle ayakta durduğu Zât aşkına sizden soruyorum, bunu biliyor musunuz?Onlar: “Evet!” dediler. Sonra Hz. Ömer teker teker, Hz. Abbâs ve Hz. Ali’ye yönelerek, öbür cemaate yaptığı gibi, aynı şekilde yemin vererek bu hususu bilip bilmediklerini sordu. Her ikisi de: “Evet, biliyoruz!” dediler. Sonra Hz. Ömer (radıyallahu anh) sözüne devam etti:(Hatırlayın! Siz,) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edince Ebu Bekir’e bu meseleyi götürdünüz. O, size: Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın velisiyim, ikiniz bana ihtilâfınızı getirdiniz, sen ey Abbâs, kardeşin oğlunun mirasını taleb ediyorsun, sen de ey Ali, hanımın Fâtıma’nın babasından olan mirasını taleb ediyorsun” dedi ve devamla: “Ebu Bekir (radıyallahu anh) size, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şu sözünü hatırlattı: “Bize vâris olunmaz. Her ne bıraktı isek sadakadır.” Siz ikiniz (onu ithamda) ittifak ettiniz. (Allah biliyor o, bu tatbikatta doğru, iyi, isabetli ve hakka uygun hareket ediyordu. Sonra Ebu Bekir (radıyallahu anh) vefat etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ve Ebu Bekir’in velisi ben oldum, böylece o malın sorumluluğu bana geçti. Allah biliyor, bu işte ben de doğru, iyi, isâbetli ve hakka uygun hareket ediyorum. Şimdi (ey Abbâs!) sen ve Ali bana geldiniz. Meseleniz aynı mesele. Bana: “(Benî Nadir’den kalan fey malını) bize ver!” diyorsunuz. Ben de şu cevabı veriyorum: “Dilerseniz, bir şartla o malı size vereyim. O şart da şudur: “Bu malı, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (Ebu Bekir ve sorumluluğunu aldığım günden beri ben) nasıl kullandı isek sizin de öyle kullanacağınıza dâir Allah’a söz vermenizdir. Onu bu şartla aldınız mı? Tamam mı?” Onlar: “Evet!” dediler. Hz. Ömer de: “Sonra siz bana aranızda (başka şekilde) hükmedeyim diye (mi)? geldiniz. Hayır, vallahi aranızda, kıyamet kopuncaya kadar, bundan başka bir hüküm veremem. Bu şartı yerine getirmede âciz kalırsanız, malı bana iade ediverin” dedi.Buhârî, Ferâiz 3, Humus 1, Cidâd 80, Meğâzî 14, Tefsir, Haşr 3, Nafakat 3, İ’tisam 5; Müslim, 48, (1757); Tirmizî, Siyer 44, (1619); Ebu Dâvud Harac 19, (2963, 2964, 2965, 2967); Nesâî, Fey 1, (7,136,137).





