Amir İbnu Şehr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (peygamber olarak ortaya) çıktığı zaman, Hamdân kabilesi bana: “Gidip şu adam hakkında araştırıp bize haber getirebilir misin? Şâyet bizim adımıza memnun kalırsan biz de onu kabul ederiz, şayet beğenmediğin bir husus olursa biz de reddederiz” dediler. Ben de: “Pekâla!” dedim.Yola çıkıp Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in yanına kadar geldim. (Gördüm, inceledim ve) memnun kaldım. Kavmim de Müslüman oldu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ümeyr Zî Merrân’a şu mektubu yazdı.”Râvi devamla der ki: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Mâlik İbnu Mirâre er-Rehâvî’yi Yemen’in tamamına (elçi olarak) yolladı. Akk Zû Hayvân Müslüman oldu.”Râvi devamla der ki: “Akk’a: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a git, köyün ve malın için kendisinden emân al” dendi. O da hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a geldi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kendisine şu eman mektubunu yazdı:Bismillahirrahmanirrahim, Allah’ın Resûlü Muhammed’den Akk Zû Hayvân’a: Eğer arâzisinde, malında, kölesinde (İslâm’a) sadık kalırsa, kendisine emân vardır, Allah’ın ve Allah’ın Resûlü Muhammed’in garantisi vardır. Bu emânı Hâlid İbnu Saîd İbni’1-As yazdı.”Ebu Dâvud, Harâc 27, (3027).