Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Ensar’dan bir zat Müslüman olmuştu, sonratekrar irtidat edip müşriklerin yanına gitti. Bilahere yaptığından pişman olup, kabilesine: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sorun, benim için tevbe imkânı var mı?” diye haber saldı. Kavmi de Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek: “Onun için tevbe etme şansı var mı?” diye sordular. Bunun üzerine şu âyet indi: “İnandıktan, Peygamberin hak olduğuna şehâdet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkâr eden bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimleri doğru yola eriştirmez. İşte bunların cezası, Allah’ın meleklerin, insanların hepsinin lânetine uğramalarıdır. Orada temellidirler; onlardan azâb hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez. Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnâdır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder” (Âl-i İmrân, 86-89). Ayeti ona gönderdi. O da Müslüman oldu.”Nesâî, Tahrimû’d-Dem 15, (7, 107).