Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem aleyhisselam’a gelip: Evlatlarına şefaat et!” diye talepte bulunacaklar. O ise:Benim şefaat yetkim yok. Siz İbrahim aleyhisselam’a gidin! Çünkü o Halilullah’tır diyecek. İnsanlar Hz. İbrahim’e gidecekler. Ancak o da:Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa’ya gidin. Çünkü o Ruhullah’tır ve O’nun kelamıdır! diyecek. Bunun üzerine O’na gidecekler. O da:Ben buna yetkili değilim. Lâkin Muhammed aleyhissalatu vesselam’a gidin! diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara:Ben şefaate yetkiliyim! diyeceğim. Gidip Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah’ınilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah’a medh u senâda bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım. Rabb Teâla:Ey Muhammed! Başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir! buyuracak. Ben de:Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum! diyeceğim. Rabb Teâla: “(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa danesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!” diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senâlarla hamd ve senâlarda bulunacağım, secdeye kapanacağım. Bana, öncekinin aynısı söylenecek. Ben de: “Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!” diyeceğim. Bana yine:Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onları da ateşten çıkar! denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanına döneceğim. Önceki yaptığım gibi yapacağım. Bana, evvelki gibi:Başını kaldır! denilecek. Ben de kaldırıp:Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim! diyeceğim. Bana yine:Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imannı olanları da ateşten çıkar! denilecek. Ben gidip bunu da yapacağım. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senâda bulunacağım, sonra secdeye kapanacağım. Bana: “Ey Muhammed! Başını kaldır ve (dilediğini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir!” denilecek. Ben de: “Ey Rabbim! bana Lailâhe illallah diyenlere şefaat etmem için izin ver!” diyeceğim. Rabb Teâla:Bu hususta yetkin yok! -veya: Bu hususta sana izin yok!- Lâkin izzetim, celâlim, kibriyâm ve azametim hakkı için lailâhe illallah diyenleri de ateşten çıkaracağım!” buyuracak.”Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, İman 322, (193).